TC’nin Güney Kürdistan’daki yeni hesapları…

Mart başından bu yana Güney Kürdistan’ın özellikle KDP mıntıkasındaki Medya Savunma Alanları ve bu alanlardaki sivil yerleşim yerleri havadan uçaklar ve silahlı insansız hava araçlarıyla, yerden de toplarla çok şiddetli bir biçimde vuruluyor, sivil insanlar öldürülüyor, köyler, ekili tarım alanları yerle bir ediliyor ve insanlar göçe zorlanıyor.
Yerel hükümetin ve Bağdat’ın sessizliği, bir anlaşmayı ve toprak satışını düşündürürken, TC ha bire helikopterlerle asker indirerek gücünü artırmaya ve bölgede yeni askeri yerleşkeler oluşturmaya çalışıyor.
HPG gerillalarının direnişi ve TC’ye ciddi kayıplar verdirmesini bir yana bırakarak, bu yazıda biraz bölgedeki son durumdan ve TC’nin oldukça tehlikeli niyetinden bahsetmek istiyorum.
Bildiğiniz gibi Güney Kürdistan’daki güçler uzun yıllardır aralarındaki mevcut sorunları aşarak birlik sağlayamadı ve hiç bir sorun karşısında ulusal tavır geliştiremedi.
İki ayrı silahlı güç, iki ayrı ve kopuk bölge olarak kalındı.
‘Birleşelim, güçlerimizi bir araya getirelim, diğer parçaların sorunlarıyla da uğraşalım, diğer parçalardaki yurtsever güçlerle de güç birliği yapalım’ gibi ön açıcı ve sorunlar karşısında çözüm olacak bir tavır geliştirilemedi, aksine  ‘küçük olsun ama benim olsun’ tavrında ısrar edildi.
Hal böyle olunca da sömürgeci ve işgalci güçler bu kopukluktan her daim fayda sağladı.
İşte tam da bu günlerde TC bu kopukluktan en ciddi faydayı sağlamak üzere harekete geçti.
İlk kez bölgedeki güçler arasında bu denli bir ayrıma gidiyor, KDP’yi yanına almış olmanın rahatlığıyla YNK’yi topun ağzına koymuş durumda ve aleyhte açıklamaları ve faaliyetleri birbirini izliyor.
Önce MİT üst düzey elemanlarının PKK Özel Kuvvetleri tarafından kaçırılmasından kaynaklı YNK Türkiye temsilciliğini kapatarak çalışanlarını sınır dışı etti. Ardından ‘PKK Süleymaniye’de elini kolunu sallaya sallaya geziyor’ açıklamaları geldi, sonrasında ise Hewler Hava alanına uçuş serbestisi getirirken Süleymaniye Havaalanına Türk hava yolu şirketlerinin uçuş yapmasına izin vermedi.
Şimdi; yukarıda bahsettiğim hedef göstermeler ve son askeri hareketliliğin biçiminden kaynaklı olarak aklıma gelenleri sıralıyayım ve sözü uzatmadan yazıyı bitireyim:
A) Eğer gücü yeterse KDP mıntıkasındaki Medya Savunma Alanlarını işlevsiz hale getirerek alan değiştirmelerini sağlamak,  tüm köyleri boşaltarak bölgeyi kendi sınırlarına katmak.
B) ‘PKK Süleymaniye bölgesinde, tüm kampları orada’ mantığıyla önce kasabaları sonra şehir merkezini önce havadan vurmak ardından da işgali düşünmek, belli alanların yollarını kontrol etmeye çalışmak.
C) Süleymaniye merkezinde bazı özel operasyonlarla muhalif aydınları ve yurtsever basını susturmaya çalışmak.
D) YNK’yi güçten düşürerek bölgeyi iyi ilişkiler içinde olduğu KDP kontrolüne geçirmek.
E) PKK güçlerini Kuzey Kürdistan’dan uzak tutarak savaşı bu alanlarda tutmak.
Yukarıda da belirttiğim gibi, eğer gücü yeterse yapmak istediği bunlar gibi görünüyor.
Bir diplomasi trafiği var şu an Süleymaniye’de, Türk heyetler Gorran Hareketi yetkilileriyle görüşmek istediler ancak Gorran bu görüşme talebini ‘İşgalcisiniz’ diyerek geri çevirdi.
YNK’yi Türkiye’ye davet ettiklerine dair, burada bir görüşme yaptıklarına dair duyumlar aldık. Neler konuşulduğunu elbette ki bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey var ki bu bahar ve bu yaz bölge oldukça önemli gelişmelere gebe…
Not: Harita için Abdurrahman Önen’e teşekkürler.
Necmettin Salaz
09 04 2018 -Süleymaniye.

Related Articles