Taze bir Cumhuriyet: Darbeler ve karşı darbeler

Irak kurulurken “Iraklılık” duygusundan öte, mezhep ve etnik aidiyet kendini hissettiriyordu. Daha vahim olan faktör ise İngilizler tarafından yapay bir devlet inşa edilmiş ve yönetim biçimi halktan uzak bir monarşi sistemi tesis edilmişti.

Irak, kurulduktan beri toplam üç kral gördü. Halkın hiçbir sorununa deva olmadığı gibi şaibeli ölümler ve subayların gazabına uğrayarak hayattan koptular. Son kral II. Faysal genç yaşta kanlı bir ihtilal sonucu öldürülmüştü.

Bu ihtilal ne ilk ne de sondu. Irak halkının dertleri bir yana dursun yönetimi elinde bulunduranlar da muradına asla ermediler.

Krallığı tarihe gömdüler, fakat yeni kurulacak cumhuriyetin siciline darbe üstüne darbe silsilesi yazıldı, ta ki Saddam Hüseyin iplerini eline alana dek. O da ne! Tarih Saddam’ı da yağlı urgana götürdü. Devrildi diğerleri gibi…

Her neyse, biz taze cumhuriyetten ve bitmeyen darbeler silsilesinden devam edelim:

ABDÜLKERİM KASIM

Kral ve kraliyetin tüm üyeleri öldürüldükten sonra Tümgeneral Abdülkerim Kasım liderliğindeki subaylar yönetimi ele geçirdiler. Darbenin başını çeken Tümgeneral Abdülkerim Kasım ve Yüzbaşı Abdüsselam Muhammed Arif krallık yerine Cumhuriyet ilan ediyor.

Kasım cumhurbaşkanı, Arif ise başbakan seçiliyor. Bu dönemde de ülkede komünizm ve Arap milliyetçisi Baasçılar güçlenmekteydi.

Irak Krallığı’nın darbeyle yıkılmasından sonra iktidara gelen Kasım, 8 Şubat 1963’te Baas Partisi’nin karşı darbesiyle devrilerek idam edildi.

Tarih unutur mu dersiniz? Unutmaz… Kral Faysal’ın torunu II. Faysal’ın kanını yerde bırakmadı. Bu sefer ölen kral olmadı. Ölen Irak’ın ilk cumhurbaşkanıydı.

Kasım’ı idama götüren kimdi? Kasım’ın yol arkadaşı Yüzbaşı Abdüsselam Muhammed Arif’ten başkası değildi. Irak’ın başına Arif geldi. Ne zamana kadar?

ABDÜSSELAM MUHAMMED ARİF VE KARDEŞİ ABDURRAHMAN ARİF

Irak’ın yeni lideri Abdüsselam Arif başında bulunduğu Baasçı darbe yönetimi, komünistlerle büyük bir mücadeleye giriştiyse de cunta yönetiminde ayrılıklar ortaya çıktı.

Abdüsselam Arif, 13 Nisan 1966’da şüpheli ve oldukça esrarengiz bir helikopter kazasında ölünce, 17 Nisan’da yerine kardeşi General Abdurrahman Muhammed Arif geçti. İktidarı sadece iki yıl süren General Abdurrahman Muhammed Arif, 31 Temmuz 1968’de Baas Partisi yine bir darbe yaparak görevinden uzaklaştırdı. General Ahmed Hasan El Bekir devlet başkanı oldu. Yardımcılığına ise 31 yaşındaki Saddam Hüseyin getirildi. Böylece Irak’ın hakimleri Ahmed Hasan el Bekir ve kuzeni Saddam Hüseyin oldu.

AHMED HASAN EL BEKİR

Irak’ta darbelerin ardı kesilmediği bir dönemde 11 Mart 1970 Devrim Komuta Konseyi ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Molla Mustafa Barzani arasında, Kürtlerin özerklik haklarını düzenleyen anlaşma imzalandı. Barzani ile de dört yıl içinde özerk bir Kürt yönetimi kurulması konusunda anlaştılar. Bu gerçekleşmeyince, Kürtlerle büyük bir çatışma yaşandı. İran, Molla Mustafa Barzani’yi desteklediyse de desteğini çekmesiyle KDP, büyük bir hezimet yaşadı. Barzani yurt dışına gitti ve ABD’de hayatını kaybetti.

1968’deki Irak’ın son darbesinden sonra Baasçılar, SSCB’yle yakınlaştı. 11 Mart 1972 tarihinde Irak ve Sovyetler Birliği arasında 15 yıllık bir Dostluk ve İşbirliği Anlaşması imzalandı.

1970’lerde petrol fiyatlarının artışıyla büyük gelirler elde eden Baasçılar, muhalefeti tasfiyeye girişti. Binlerce kişi hapsedildi, öldürüldü ve sürgüne gönderildi.

El Bekir, koltuğunu daima sağlama almakla meşgul, subaylar arasında dişini gösterenlere dişlerini söktürüyordu. Bir yandan da içerde gücüne güç, devlete de ekonomik özgürlük sağlamaktaydı.

El Bekir’in liderliğinde 1972 Irak hükümeti, Irak Petrol Şirketi’ni millileştirdi. Petrol şirketinin millileştirilmesi Irak ekonomisine büyük gelir kazandırdı.

Haa arada bir keyfini bozanlar oluyor ve ülkenin huzurunu kaçıranlar hiç eksik olmuyordu. Bu El Bekir’i oldukça rahatsız etmekteydi. 1974 yılına gelindiğinde Bağdat yönetimi 1970 Anlaşması’nın koşulları uyarınca Kürtlere sınırlı özerklik verdi ancak KDP bunu reddetti. 1975’te kadük oldu.

Hamlesini yarım bırakamazdı. Mart 1975 Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (OPEC)’nın Cezayir’de düzenlediği bir toplantıda (OPEC Zirvesi) Irak-İran sınır anlaşmazlıklarına Cezayir Antlaşması ile son verildi. Irak, Kürtlere iyi bir ders, İran ise desteğini çekerek iyi bir kazık atmıştı.

16 Temmuz 1979 Cumhurbaşkanı Ahmed Hasan el Bekir “sağlık gerekçeleriyle” istifa ederek yerini Saddam Hüseyin’e bıraktı. Saddam Hüseyin, Irak’ta ve Sünni toplumunda bir “kült” haline gelerek tek adam rejimi kurdu.

Irak halkı, daha önce böyle bir zorba adamı görmedi ve çok uzun bir süre Irak’ın başında kalan tek bir adam oldu Saddam Hüseyin. Fakat ölümü diğer devrik liderlerin sonu gibi oldu. Şiilerin öfkesi vardı. İp henüz boynunda iken, gırtlağından çıkan son sözcüklerle beraber ipi boyladı.

İhtilal ile kurulan bir cumhuriyetin çatısı altında birçok darbe ve karşı darbe; bir o kadar da başarısız darbeler geride bırakıldı.

Sorsan Irak halkına mutlu diye!

Aşağı mahalle mutlu, yukarı mahalle mutsuz yanıtı kulakları çınlatır.

Related Articles