Suriye’de neler oluyor? Halil Savda

9 Şubat’ta şöyle yazmıştım: “Bu harekatın (Efrîn işgal harekatı) sürmesi durumunda Fransa’nın liderliğinde yeni bir hamle görebiliriz.”

Herkes ABD’nin Suriye’ye daha çok asker göndermesini beklerken Trump 29 Mart günü “Suriye’den çıkacağız” dedi.

Aynı gün Macron Elysee Sarayında Kuzey Suriye heyetini kabul etti.

QSD ile Fransa hükümeti geniş işbirliğinde anlaştılar.

Bu yeni bir hamle ve sonuçları olacaktır. Fransız inisiyatifi 16 Mart’ta gelişseydi Efrîn düşmeyebilir ve bugün bambaşka şeyler konuşabilirdik.

Sahadan ABD’nin askeri sevkiyatı arttığı haberleri gelse de Çarşamba günü Beyaz Saray sözcüsü Sarah Sanders Trump’un açıklamasını güçlendirdi:

“DAİŞ’e karşı ciddi ilerleme kaydettik. Orda askerlerimizin olmasına gerek yok. Şimdi amaç, yerel güçlere geçiş süreci olacak.”

Pentagon ile Beyaz Saray arasında iddia edilen Suriye gerilimine dair de noktayı koydu; ”Yetki Pentagon’da olacak.”

Pentagon ne istiyor?

Suriye’de kalmaya devam etmek ve oradaki askeri varlığını arttırmak. İddia bu!

Reuters ve CNN’deki haberlerde Türkiye, Rusya ve İran üçlü zirvesinin ardından Trump’ın Pentagon çizgisine geldiğini söylüyorlar.

Trump’ın askeri danışmanlarının ona ‘hızlı geri çekilme zararlı, biraz daha zamana ihtiyaç var’ dediği iddiası da var.

Trump yönetiminin önünde ciddi bir sınav ve iki yol var: Rusya-Çin’in küresel sistemdeki pastada dilimini büyütme çabalarını kabul edilene çekmek mi yoksa sert reaksiyon göstermek mi?

İkinci seçenek gibi… ABD ile Rus-Çin’in mücadele sahası yakın dönemde Suriye. Mücadelenin önemi ve büyüklüğü nedeniyle taraflar her gün yeni bir hamle yapıyorlar.

Dolayısı ile yarını kestirmek epey zor.

Yine de şunu demek mümkün: ABD, Türkiye’nin Rusya ile birlikte sergilediği agresifliğe rağmen son yedi yılda hep alttan aldı.

Türkiye’yi idare etti.

Bu ilgili ilişkiyi geliştirmiyor. Aksine, geriletiyor… ABD, Fransa ile yeni bir tutum almış oluyor.

Sahada iki önemli gelişme var:

1-)  Türkiye’nin Tel Rıfat operasyonunun başlamadan bittiği bilgisi var. Bu bilgi doğruysa Türk, Rus, İran üçlü ittifakının ciddi sıkıntılar yaşadığını gösterir. Bu Türkiye’nin olası Minbic harekatını imkansız kılar ve Efrîn’deki işgali çok uzun olmayan bir tarihte bitirir.

2-) Suriye’nin kuzeyinde ‘Suriye’nin Geleceği Partisi’ kuruldu. SGP ile QSD partileşti. SGP, Kuzey Suriye’nin HDP’si gibi… SGP, çok kimlikli ve demokratik ulusu esas alan çözüm odaklı bir hareket.

SGP, PYD’nin aksine güçlü bir uluslararası desteğe sahip. SGP’nin varlığı belki de ilk kez Kuzey Suriye fiili yönetimini, yapılacak olası bir uluslararası Suriye çözüm toplantısında resmi muhatap yapar.

Bu ise sahadaki ittifak ilişkileri ile ilintili. ABD ilk defa koalisyon ortaklarını öne sürüyor. Avrupa Suriye’ye mesafeli oldu. Ancak daha çok izleme şansı yok. Enerji sahasındaki hakimiyeti nedeniyle ciddi biçimde Rusya’nın hakimiyeti var. Bu Avrupa’yı Rusya’ya bağımlı yapıyor. Avrupa bu tür bir ilişkide kaybediyor ve bunu değiştirmek istiyor.

Dolayısı ile Fransa’nın almış olduğu inisiyatif aynı zamanda bir Avrupa inisiyatifidir.

881
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Related Articles