Home / MEDYA DEDEKTİFİ / Son kullanma tarihi geçenler…

Son kullanma tarihi geçenler…

Epeydir yazmıyorum farkındayım. Okuyucular sık sık “Medya Dedektifi bu ara niye ses vermiyorsun?” diye mesaj atsalar da bazen yazmak çok anlamsız geliyor. Neyse yine de yazalım bakalım,  çokça melanet belirdi.

Malumunuz üzre Marx’ın 200. doğum yıl dönümü ve bir sürüsü de kirli çamaşırlarını biriktirmiş bu ırmakta yıkmaya niyetli. Elbette çoğunu buraya taşımam olası değil. Belli başlı gördüğüm arızaları yine de dile getireyim. Bu kendini aklama işinin bir bölümü zamanında Marx’ı baskılarla adeta sürgüne mahkum eden Almanlara ait. On yıl kadar önce doğduğu Trier’e yolum düşmüştü. Arada Marx’ın müze yapılan doğduğu eve de bakayım dedim. Marx bildiğimiz Marx değildi. Sosyal demokratın daniskasıydı. Çinli turist çokluğu ve Çince açıklamalar dikkatimi çekmişti. Geçenlerde sitemizin yazarlarından Alan Sermiyan da gitmiş oralara. Hala Marx’ın Trier’de sosyal demokrattan pek hallice olmadığını söyledi. Anlaşılan Alman piyasası ancak o kadarını kaldırıyor, onu bir devrimci olarak anacak değiller ya. Almanya’da gerçekten devrimci bir muhalefet gelişmediği sürece de maalesef öyle kalacak.

Bu Trier mevzusunu kapatmadan aklıma aslında Marx’ı başka bir zamanda hatırlayan biri geldi, Jorge Semprun. Semprun otobiyografik romanı “Büyük Yolculuk”ta bir Nazi toplama kampına götürülmek üzere, bir tren içinde 119 kişiyle birlikte bir vagona tıkılmış ayakta, aç susuz ve güncelerce yolculuk yaparken tren Trier’den de geçer. Marx’ı  o da hatırlar. Onun Marx’ı genç hayatına yön vermesinin yanı sıra faşizme karşı direnişin bayrağıdır.

Memleket suyu içmiş “hakiki Marksistler”…

Bizim basınımızda ise Marx’ı kendi alaturkalıklarıyla anan çok. Birisi işi “yeni din” ilan etmeye kadar vardırdı. Sanırım kendini peygamber tayin etmenin en kısa yolunu böyle gördüğü için olsa gerek. Çoğu ise iyi bir haltmış gibi “en Ortodox” yarışına girmiş vaziyette. Neticide bu iki yaklaşım da devrimci düşünceleri putperestlik düzeyine indirgiyor. Ama bir rantı var anlaşılan hala. Elbette her malın iyi kötü bir alıcısının olduğu bir piyasada bu mümkün. Ama piyasaya güvenmeye gelmez, sizin fikirleriniz üzerine de bir “son kullanma tarihi” etiketi yapıştırıverirler.

Gevezelik yapmayı fazla sevmem, Marksizm konusunda  gevezelik yapanları da. Marksizm de diğer devrimci düşünceler gibi dünyayı değiştirmeyi ve bir ütopyayı yaratmayı arzular. Siz Trumpların, Erdoğanların hüküm sürdüğü bir dünyanın yaratılmasının önüne geçemediyseniz ve bundan bir suçluluk duymuyorsanız, din gibi gördüğünüz düşüncenin en baba, en sadık temsilcisi/sürdürücüsü olsanız ne olur olmasanız ne ?

Gerçeklikleri bu olduğu halde “Ben…” diye konuşmayı beceremeyen  “Biz…” üst perdesine takılıp kalmış bir kısmı Sovyetler Birliği memuriyetinden tekaüt Marksizm putperestlerini yine de uyarayım, büyük bir rakipleri var: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping. Dünya kapitalizmin motor gücü pozisyonundaki ülkenin tahtında oturan yeni han. Bakın hiç yaptıklarına uymayan bir biçimde neler saçmalıyor: Marksizm’i Çin Komünist Partisi’nin bayrağı üzerine yazmak tamamen doğruydu. Marksizm’in modernleşmesini sürekli olarak teşvik etmek tamamen doğrudur. Marksizm Çin için hala doğru bir karardır .

Medya Dedektifi

13 Mayıs 2018-Londra

About Medya Dedektifi

Medya Dedektifi

Check Also

Boş teneke kutularının senfonisi

Bugün yazıya yardımcım Groucho’nun anlattığı bir fıkrayla başlayayım : Bir mizahçılar kulübünde fıkralar sayıyla sınıflandırılıyormuş. …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *