Sizin neşeniz başkalarının kâbusu olabilir

Pazartesi günü muhteremin birini okurken asıl mesleğim aklıma geldi birden. Bilmeyenlere söyleyeyim, ben Londra’nın kaosunda ikamet eden kâbus dedektifliği yaparak nafakasını çıkaran biriyim. Yakın bir dostun ricası sonucu kâbus kovmaktaki tecrübelerimi arada sırada DENG24 okurları için medya alanında da kullanmak istedim. Değişiklik olur diye düşündüm. Ancak şimdi bakıyorum da aslında kâbuslardan medya alanında da kaçış yokmuş diyorum.

Şimdi bahse konu olan değerli yazarımıza ve yazısına gelelim. Söz konusu yazı Sayın Yalçın Ergündoğan’a ait. Başlığı, TBKP: Sürece müdahalede hatırda tutulması gereken bir örnek… Ergündoğan faule başlıktan başlamış ve devamında özetle TİP-TKP birleşmesi ve liderleri Kutlu-Sargın’ın dönüşünü şöyle değerlendirmiş:

TBKP hareketi aslında özgün, ayakları Türkiye’ye basan ya da azami şekilde basmaya çalışan güçlü bir siyasi hamle idi.

Yıllar yılı rejimi ayakta tutan en önemli korku illüzyonu olarak kullanılan “komünizm”; bu günlerde 30. yılına erişmiş olan, (16 Kasım 1987) komünist partisini yasalda kurma maksadı ile Kutlu/Sargın’ın yurda dönüşü sonucu ülkede iyice legalize oldu. Tabular yıkıldı. Ya da tabuların yıkılmasına ciddi katkıları oldu.

Uzun yıllar, faşist İtalya dönemindeki yasalardan kopya edilerek
Türk Ceza Kanunu’na konulan meşhur (komünizm propagandası ve örgütlenmesini yasaklayan)  141 ve 142. maddeler TBKP’nin “süreçlere müdahale” politikası ile önce işlemez oldu, kısa süre sonra da kaldırıldı. Aynı çerçevede dinsel propaganda ve örgütlenmeyi yasaklayan ceza yasasındaki 163. madde de bu kesimlerle oluşturulan mutabakat ve eylemlilikle ortadan kaldırıldı.

Sayın Ergündoğan o aralar nerede yaşıyordu bilmiyorum ama kusura bakmasın o zamanlar cunta ve uzantısı Özal iktidarına karşı mücadele eden muhalefet üzerinde onun “sürece müdahalede hatırda tutulması gereken bir örnek” diye sunduğu eylemin sonuçları bir kâbustan ibaretti. Muhtemelen dönemin SSCB yönetimiyle cunta ileri gelenlerinin yaptığı bir anlaşma sonucu yapılan teslimiyetten de zaten başka bir sonuç beklemezdi. Dönemin rejiminin bütün günahları TBKP’nin eyleminin elbette mahsülü değildir, ama belki de farkında olmadan ülkede yeni yeni bir şeyler yapmaya çalışan devrimci hareketlere karşı kullanılan devlet terörünü meşrulaştıran bir zeminde oldular. Komünizmi meşrulaştıran değil! Tabii “komünizmi meşrulaştırmak”tan meyhanede rakı servisi yapmayı anlamıyorlarsa…..

Gelmeselerdi ne yaparlardı, isteyen mücadele adına Avrupa’da sergilediledikleri rezilliği Doğan Özgüden’in anılarının 2. cildinde(Vatansız Gazeteci-Belge yayınları) okuyabilir. Olanları okuyunca belki de iyiki gelmişler de diyebilirsiniz tabii…

Ayrıca üstadın belki haberi yoktur ama 163. maddenin kaldırılması için mutabakat kurdukları kesimler, taşrada cuntacılarla el ele Türk-İslam Sentezi kapsamında (Fetullahçılar, Işıkçılar ve her boydan bugünkü rejimin temelleri şekillendiren tarikatlar) yeni nesillerin beyinlerini yıkama etkinliğiyle meşguldüler.

Devam edelim, Üstad burada kalsa iyi dersiniz, ama üst perdeden atışları sürdürüyor:

Süreçlere müdahale politikası ve tarihi TKP’nin son Genel Sekreteri (parti adı Haydar Kutlu) Nabi Yağcı ve TİP Genel Sekreteri Nihat Sargın’ın TBKP’yi kurma amaçlı dönüşleri ise; bu anlamda da önemli bir istisnayı oluşturdu ve değişimi, özgürlükçü bir sosyalizmin de olabileceğine olan inancı pekiştirdi…..

Dünyanın dört bir yanından, Kutlu / Sargın’ın serbest bırakılmaları yönünde ısrarcı tepkiler, dayanışma mesajları gelir, (12 Eylül darbe rejimi uygulamalarının henüz etkisini yitirmediği bir dönemde) kamuoyu desteğini alan çok ilginç ve bir o kadar da etkili eylemler gerçekleştirilir. 

Alıntıları ve yorumu daha fazla uzatmayayım, Kutlu-Sargın teslimiyeti, SSCB’nin dağılmasıyla da birlikte eğer bir inancı pekiştirdiyse o da bu işlerin olmayacağı kanaati oldu. Ayrıca bu teslimiyet iyi kötü bir çok üniversitede etkin olan “Yarıncı” diye adlandırılan gençlik grubunun kendilerini cezaevindeki Kutlu-Sargın ikilisinin bırakılmasına endeksleyerek pasifize etmeleri ve tasfiyeleriyle sonuçladı.

Sayın Ergündoğan’a tavsiyem size mutluluk kaynağı olan bazı şeyler başkalarının kâbus olabilir bunu unutmayın. Nitekim sizin “komünizmi meşrulaştırdık” dediğiniz dönemde işkence, yargısız infazlar gırla gidiyor, rejim Irak üzerinden “bir koyup, üç alma” hesapları yapıyordu. Bizden hatırlatması….

Not: Ergündoğan’ın yazısı bu linkten okunabilir:
https://www.artigercek.com/tbkp-surece-mudahalede-hatirda-tutulmasi-gereken-bir-ornek

22.11.2017

Related Articles