Reqa’nın Naim meydanı tekrardan güzelleşti-HİVDA HEBÛN

“Ben onca yaşanan savaş ve hamleden canlı çıkmayı başardım. Çünkü verilmiş bir sözüm vardı. Ve bugün bunu yerine getiriyorum.”

Komutan Şevger, Kobanê savaşından bugüne kadar çantasında taşıdığı YPG, YPJ bayraklarını ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterini Naim meydanına asarken bu sözleri söylemişti.

‘DEWARA CEHİM’ OLMUŞTU

Reqa şehri Ocak 2014’te tümden DAİŞ’in eline geçti. Tarihin gördüğü en vahşi çetelerden biri olan, hatta belki yarattığı korku imparatorluğuyla Moğollar’ı da geride bırakacak olan DAİŞ, Reqa’yı ele geçirdiğinde Naim meydanında tanklarla büyük bir gösteri yapmıştı.

Çeteler bu gösterinin hemen ardından korkuyla Reqa halkının ve dünya insanlığının iradesini kırabilmek için yüzlerce rejim askerini buraya getirerek kafalarını kesmişti.

Yıllardır da insanları buraya getirerek kafalarını kesiyor, işkence ediyorlardı. Şengalli kadınlar Neim meydanına getirilerek satılıyordu. Bundan dolayı Reqa halkı Naim meydanı ismini değiştirerek, ‘Devera Cehim’ (cehennem meydanı) olarak anmaya başlamışlardı. Arapçada ‘Naim’, ‘güzellik’ anlamına geliyor. Fakat çetelerin Devera Naim’deki vahşetinden dolayı halk ‘Cehim’ yani ‘Cehennem’ olarak adlandırdı burayı.

BİR DAHA ASLA ZULÜM YAŞATAMAYACAKLAR

Reqa operasyonu başladığında birçok savaşçıdan bu ismi duymuştuk. Savaşçılar sürekli olarak şunları söylüyorlardı: “Biz Dewara Naim’e Önderlik posteri ve YPG, YPJ ve QSD bayraklarını asacağız. Önderlik posteri ve bayraklar Naim’in artık bir daha böyle vahşetler yaşamayacağının göstergesi olacak.”

Savaşçıların Reqa’daki meydana Önderlik resmi, YPG ve YPJ bayrakları asmak istemelerinin bir nedeni de, Reqa’yı özgürleştirmeyi Kobanê saldırısının intikamı olarak görmeleriydi. Zira savaşçılar Kobanê’de asıl saldırının Halkların Önderi Abdullah Öcalan’ın ideolojisi ve onun felsefesiyle beslenen YPG, YPJ mücadelesine olduğunu iyi biliyorlardı.

YPJ DE ŞEVGER DE SÖZÜNÜ YERİNE GETİRDİ

Bu savaşçılardan biri de, QSD komutanlarından Şevger’di. Şevger, Kobanê Savaşı sürecinde yanına üç şey alıyor. YPG, YPJ bayrakları ve Öcalan posteri. Yıllarca bunları gittiği her yerde çantasında taşıyor. Yemin ediyor, bir gün bu bayrak ve posterleri Dewara Naim’e asacağı için. 14 Ekim günü Komutan Şevger, Naim meydanında bu sözünü yerine getirdi.

Ve 19 Ekim günü YPJ’nin yaptığı basın açıklamasında Devera Naim’e büyük Abdullah Öcalan posterleri ve dev YPG, YPJ ve QSD bayrakları asıldı. YPJ savaşçıları büyük bir konvoyla Devera Naim etrafında dönerken adeta tarihin en kanlı Dehaklarına bir kez daha meydan okudular. Elbette yıllarca burada satılan, öldürülen Êzidî kadınların intikam gücü YJŞ’nin bayrakları asıldı.

SAVAŞÇILARIN KANIYLA YENİDEN İSMİNE KAVUŞTU

Reqa operasyonu başladığında birçok kişi bu operasyonda büyük hüsrana uğrayacağını iddia ediyordu. Ve YPJ hamlenin başında şöyle demişti: “Reqa kadın eliyle özgürleştirilecek!”

Evet tam dört buçuk ay sonra Reqa, kadın eliyle özgürleştirildi. Elbette çok çetin geçti bu dört aylık süreç. Onlarca kahraman Arap ve Kürt genci bu şehre kanını döktü. Reqa’nın her bir karışında bir savaşçının kanı mutlaka dökülmüştür. Hâlâ Reqa’nın birçok yerinde savaşarak şehit düşen savaşçıların kanı duruyor. Kimisinin daha kurumamış bile. Her bir savaşçı şehit düştüğünde arkadaşları daha büyük bir öfke ve intikam duygusuyla DAİŞ’e karşı savaşıyordu. 135 gün sonra şehitlere verilen söz yerine getirildi ve Reqa özgürleştirildi. Ve bugün Naim meydanı tekrardan ismine kavuştu.

Related Articles