Home / KONUK YAZARLAR / Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic

Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic

Rusya’ya yönelik en son ve açık ara en ciddi yaptırımlar, konuya dair değerlendirmelerde şu ana değin pek ilgi görmemiş iki meseleyi çok açık şekilde gösteriyor: İlki modern devletin olağan dışı gücü. İkincisi, güçlü devletler birinin piyasalara, teknolojiye ve sermayeye erişimini sınırlandıran yaptırımlar empoze ettiğinde, kalan tek seçeneğin otarşi haline gelmesi.

İkisini de sırayla ele alacağım.

Devletin gücünün zayıfladığı ve “serbest ayaklı” büyük şirketlerin ise yükselen güç olduğuna dair tüm iddialara rağmen, yaptırımlar, devletin çağdaş küresel kapitalizmde halen en güçlü aktör olduğunu gösteriyor. Apple veya Amazon yaptırımlar empoze edemez ve Rusal** şirketini mahvedemezler. Aslında dünya üzerindeki hiçbir şirket, Rusal’ın en büyük müşterisi olanlar bile, onu yok edemez. Ama bir devlet bunu yapabilir. Putin, bir gecede Rusya’nın en zengin adamı Khodorkovsky’yi hapse tıkıp Yukos’u elinden alarak zayıf ve önemsiz sayıldığı bir dönemde Rus devletinin gücünü göstermişti. Trump veya ABD maliye bakanlığı ise, dünyanın en büyük alüminyum üreticisini bir gecede yok ederek ABD devletinin gücünü gösteriyor.

İkinci ders, büyük oranda, Rusya için 1920’lerin bir tekrarının söz konusu olduğu. Bugün sık sık SSCB’nin bir ekonomik otarşi politikasını seçtiği yanlış bir şekilde iddia ediliyor. Tam tersine, 1920’lerin tamamı, Savaş Komünizmi ve dış müdahale sona erer ermez, Rusya’nın yıkılmış sanayisini yeniden inşa edeceği ve iyimser bir şekilde Batı’yı yakalayacağı yabancı sermaye arayışıyla geçti. Ama sermaye gelmiyordu. Batılı güçler Sovyet hükümetini tanımayı reddettiler ve Sovyetler Çarlık Rusya’sının önceki borçlarını reddettiğinden, sermaye piyasalarına erişim yolları hem borçlarını ödemedikleri için hem de ideolojik sebeplerle kapandı.

Bu, Sovyet kalkınmasının tamamen yerel birikim ve teknolojiye dayalı olarak yürütülmesini gerektiren bir durum yarattı. Bilindiği üzere, bunun yol açabileceği sonuçlar ve nasıl baş edilebileceği ilkin Trotsky ve Preobrazhensky tarafından değerlendirildi: kapsamlı ekonomi planlaması ve Sovyet köylülüğünden, yani nüfusun bunu üretebilecek tek kesiminden artı değer elde edilmesi gerekliliği. Dolayısıyla Sovyet sanayileşmesi Sovyet (esas olarak Ukrayna) köylülüğünün “kanı ve teri” üzerinde gerçekleşti. Tanım itibariyle kolektivizasyonu içeren bu politika, Stalin’in karakteristik gaddarlığıyla uygulanan 1928’deki İlk Beş Yıllık planın başlangıcıydı.

Mevcut yaptırımların ve örneğin Gazprom örneğinde gelebilecek yeni yaptırımların gösterdiği şey, Rusya’nın artık 1920’lerin başındakiyle aynı yol ayrımında olduğu. Batı piyasalarına, teknolojisine ve sermayesine erişim yolu kapatılmış durumda. Bu üçü için bugün artık Çin de dahil başka kaynaklar olduğu doğru. Ama yaptırımların kapsamı o kadar geniş ki, Çinli aktörler eğer ABD’de iş yapmak veya para kazanmak istiyorlarsa, Rus kuruluşlarla iş yapmaktan kaçınmak zorundalar. Dolayısıyla Rus sanayisi, becerebilirse, büyümek için yalnızca iç kaynaklarını kullanmak zorunda kalacak ki bunlar küresel kaynaklarla kıyaslandığında küçük ve yetersiz (Rusya’nın ekonomi ve nüfus açısından dünyadaki rolünün azaldığını da hesaba katmak gerek). Dolayısıyla otarşi kader haline geliyor.

O zaman soru, böyle bir ekonomik tercihin aynı zamanda, 1920’lerde olduğu gibi diktatöryel bir iç siyaseti de getirip getirmeyeceği. Bu son derece mümkün çünkü otarşinin, eşlik eden bir siyasi baskı olmaksızın uygulanması zordur. Dahası, yaptırımlardan etkilenenlerin ve küresel piyasalara erişmesi gerekenlerin, yaptırımlara neden olan politikaları tersyüz etme yönünde girişimlerde bulunacağı da kesin. Böylesi girişimler onları mevcut hükümetin doğrudan siyasi düşmanları haline getirir. Siyasal baskı o zaman kaçınılmaz hale gelir.

Ancak Rusya’nın kendisini içinde bulduğu mevcut açmazın politika değiştirilerek aşılabileceğine inanmak da yanlış olacaktır. Yıllarca önce yapılmış olabilir ama artık mümkün değil. Kırım’ın ilhakından yalan haber furyasına kadar yaptırımlar için sıralanan gerekçeler o kadar kapsamlı ki, Putin sonrası hiçbir makul hükümet bunların hepsini kabul edemez. Ancak tamamen yenilgiye uğratılmış bir ülke tarafından kabul edilebilirler. Ayrıca, ABD yaptırımlarının tersine çevrilmesinin ne kadar zor oluğunu da herkes biliyor. Sovyetlere yönelik ABD yaptırımları 1948’de başladı ve pratikte hiç kesilmedi. Ticareti Yahudilerin yurtdışına göçünün serbest bırakılmasına bağlayan Jackson-Vanik düzeltmesi 1974’ten 2012’ye kadar geçerli oldu, yani konmasının görünüşteki sebepleri sona erdikten sonra, çeyrek yüzyıldan uzun sürdü. Ve ancak yerini Magnitsky Yasası kapsamındaki başka bir yaptırımlar dizisinin almasıyla ilga edildi. İran’a yönelik yaptırımlar, neredeyse 40 yıldır ve gevşetilmesine yönelik son sözlere rağmen sürüyor. Küba’ya yönelik yaptırımlar yarım yüzyıldan uzun süre devam etti ve birçoğu hala devam ediyor.

Dolayısıyla Putin, bir dizi taktik başarı üzerinden Rusya’yı kapsamlı bir stratejik yenilgiye götürdü, ne onun ne de ondan sonra gelecek hükümetlerin ülkeyi kurtarabileceği bir yenilgi. Artık aşırı milliyetçilik haricinde, otarşik sistemin üzerine inşa edilebileceği bir ideoloji de yok. 1920’lerde Bolşeviklerin en sonunda otarşiyi kabul edip onunla yola devam etmelerini sağlayan bir ideolojileri vardı. Günümüzün kapitalist Rusya’sında böyle bir ideoloji yok. Yine de 1920’lerin sanayileşme tartışmaları ekonomik karar alma süreçlerinde tekrar vazgeçilmez bir literatür haline gelebilir.

13 Nisan 2018

  • Otarşi: Ekonomik yapının dış yardım almadan ya da uluslararası ticaret yapmadan ayakta kalabilmesi ya da faaliyetlerini sürdürebilmesi durumu.

** Rusal: Rus menşeili, dünyanın en büyük ikinci alüminyum şirketi.

Kaynak: http://glineq.blogspot.cz/2018/04/when-autarky-becomes-only-solution.html

Çeviri: Serap Şen – dunyadanceviri

About Editor Editor

Check Also

Bizim Marx – Antonio Gramsci

Marx, bize kategorik buyruklar, mutlaklar ve karşı gelinemez normlarla yüklü, zaman ve uzam kategorilerinin dışında …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *