Ortadoğu’yu yeni çalkantılar ve krizler bekliyor

Kriz ve kaosla 2018’e giren Ortadoğu’da yeni sorunlar baş gösteriyor. Suriye krizinde sona doğru gelinmesine rağmen yeni krizler kapıda. Bölgeyi yakından izleyen Hamide Yiğit, “2018 yılının bölge açısından daha krizli” olacağını söylüyor.

Suriye, Katar, Kudüs, Arabistan ve en son İran’daki halk ayaklanması ile kriz ve kaosun hakim olduğu Ortadoğu’yu yeni yılda yeni kriz ve çatışmalar baş gösteriyor. Ortadoğu’nun dışında Kore Yarımadası başta olmak üzere birçok ülke ve bölgede yeni krizlere gebe. ABD ile Kuzey Kore arasındaki nükleer silah sürtüşmesi devam edecek. ABD Başkanı Trump’ın Kim Jong’u “Roket Adam” Kim Jong’un da Trump’ı “Bunak Adam” olarak nitelendirdiği kriz hali dünyanın birincil gündemi olmayı sürdürecek.
2014 yılından buyana Rus yanlısı gruplar ile hükümet güçlerinin çatıştığı Ukrayna’daki tansiyonun yükselmesi bekleniyor. AB ile yollarını ayıran İngiltere, izleyeceği yol ve Bretix görüşmelerini sürdürecek. Yılın bir diğer gelişmesi ise Rusya’da yapılacak seçimler…
BİRÇOK GELİŞME ARABİSTAN EKSENLİ KONUŞULACAK
2017 yılında başlayan ve Arap dünyasında pek çok ülkenin müdahil olduğu Katar krizi 2018’de evrileceği yön önemli. Katar’ın gittikçe daha çok Arabistan eksenine kayması bekleniyor ve bu da Körfez’de ilişkilerin yeni bir formata kavuşturulması anlamına geliyor. Bununla birlikte Arabistan eksenli gelişmeler de ön plana çıkacak. Yemen meselesinin odağında, İran ile ilişkilerde, yeni Sünni eksen kurulması arayışlarında ve İslam dünyasına kimin öncülük edeceği tartışmalarında Arabistan’ın ismi ön planda olacak. 2017 yılını bunun hazırlıklarıyla geçiren Arabistan, 2018 yılında kendi içinde kimi sorunlarla karşılaşabileceği gibi, daha çok dışa açılan, bölgeye nüfuz eden bir politikayı tercih edecek.
İRAN YENİ GELİŞMELERE GEBE
İran’da yeni yılda baş gösteren rejim karşıtı gösteriler İran’ın bölge politikası olmak üzere yönetim tarzına itiraz etti. Bu itiraz güçlüydü ve etkileri hemen silinecek gibi değil. Reform arayışlarının daha da yoğunlaşacağı İran’da yeni dönemde taleplerine karşılık bulamayan halkın rahatsızlık ve huzursuzluğunu meydanlara dökeceği bir yıl olarak bekleniyor. İki başlı İran yönetiminin ise, Arabistan ile çekişme halinde sürdürdüğü bölgedeki yayılmacı politikalarını sürdürmesi bekleniyor.
İSRAİL-FİLİSTİN MESELESİNDE ÇÖZÜM KONUŞULACAK
ABD Başkanı Trump’ın aldığı Kudüs kararı ile fay hatlarını yeniden harekete geçirdiği Filistin-İsrail meselesi, 2018 yılında da gündemdeki yerini koruyacak. Bu mesele bölge politikalarının ve ittifaklarının nasıl şekilleneceğini konuşulurken, bir yandan da yüksek çatışma potansiyelini barındırıyor.
Filistin ve İsrail meselesinin çatışmalar, saldırıların yanı sıra kimi görüşmelerle de gündeme gelmesi ve artık bölgede iki devletli bir çözüme doğru yol almanın ihtimal dahilinde olabileceği ihtimal dahilinde. Uluslararası güçlerin bu konuda üreteceği politika önemli olmakla beraber, mesele üzerinden varlık sürdüren kimi bölge ülkelerinin pozisyonları da önemli arz edecek.
SOÇİ SONUÇ VEREBİLİR
Bölgede sıcak çatışma alanlarının başında gelen Suriye’de ise, yeni gelişmelerin beklendiği bir yıl olacak. Çatışmalar büyük oranda tamamlandı ancak, İdlib’teki aralarında Nusra gibi örgütlerin de olduğu silahlı yapıların varlığı, çatışma zeminini canlı tutuyor. Bununla birlikte DAİŞ’in yenilmiş olması, Suriye’nin önemli bir kesiminin rejim tarafından diğer önemli bir kesiminin QSD güçleri tarafından kontrol ediliyor olması “istikrar alanlarını” geliştiriyor. Bu açıdan şimdiye kadar Kürtler davet edilmediği için sonuçsuz kalan Cenevre ve Astana zirvelerinin aksine Soçi zirvesinin daha somut sonuçlar vermesi bekleniyor. Rusya bu açıdan önemli bir dinamik işlevi görüyor ve çözüm istemeyen kesimler geçen gün Rusya’nın Hmeymin ve Tartus üslerine saldırı düzenledi. Saldırı’da Türkiye destekli grupların parmağının da olduğu belirtiliyor.
PUTİN SOPAYI GÖSTERDİ, SIRADA HAVUÇ VAR!
Ortadoğu’yu bekleyen gelişmeler konusunda öngörülerde bulunan yazar Hamide Yiğit, ABD’nin bölge ile ilgili politikalarına işaret ederek, “Trump bölgeye ilişkin 2017 yılında havuç-sopa politikası yürüttü. Bölgeye sopa gösterdi, 2018 yılında havuç politikasını daha fazla ön plana tutabilir” dedi. Yiğit, bunun özellikle Filistin-İsrail meselesinde belirginlik kazanacağını ve bu soruna çözüm arayışlarının yoğunlaşabileceğini dile getirdi.
Yiğit’e göre, Arabistan kendi içinde karışıklıklar yaşamakla birlikte bölgede öne çıkan bir güç haline gelecek. Yiğit, İran’daki gelişmelerin de ABD politikası sonucu yaşandığını savunuyor.
2018 DAHA KRİZLİ BİR YIL OLUR
Yiğit, 2018 yılında Suriye meselesi için “İdlib gibi merkezlerde çatışmalar yaşansa da çözümün” ön planda olacağına inanıyor ve “Soçi sonuç verecek. Cenevre ve Astana Kürtler davet edilmediği için sonuçsuz kaldı. Bütün taraflar bu durumu gördüler ve bence Soçi, Kürtlerin davet edilmesiyle somut sonuçlar verecek” dedi. Yiğit, birçok bölge ülkesinin ise “Suriye’de yaşanan hezimetin bedelini ödeyeceklerini” belirterek, “AKP hep Türkiye’yi rehin bırakan bir siyaset yürütüyor. Ya ABD eksenine giriyor ya da Rusya’nın” diye konuştu. Ayrıca, Yiğit 2018 yılında sıcak çatışmalar beklemese de “2018 yılının bölge açısından daha krizli” geçeceğine inanıyor.
BÖLGE ÜLKELERİ DEĞİŞMEK ZORUNDA
Gazeteci Yazar Yaşar Aydın ise, bölgedeki gelişmelerin “değişim sancıları” olduğunu belirterek, 2018 ve sonrası için de, “Arabistan, bölge ülkeleri değişmek zorunda. Bunun sancıları yaşanıyor ve devam edecek” dedi. 2017 yılında Türkiye ve Katar’ın bölgede izledikleri politikalardan dolayı en fazla kaybeden ülkeler olduklarına işaret eden Aydın, körfezde yeni dengelerin gelişebileceğine işaret etti. Siyasal İslam’ın çatışma alanlarında yenildiğine işaret eden Aydın, 2018 yılında da çatışma ve krizlerin bir şekilde devam edeceğini ancak çözüm arayışlarının da ön plana çıkacağını sözlerine ekledi.
MA / Kenan Kırkaya 

Related Articles