‘Ortadoğu’da özgürlük talepleri tekrar yükselişe geçecek’

İran’da “Arap Baharı” yada 2009 ayaklanmasının artçı sarsıntılarının yaşandığını ve kısa vadede eylemler bitmiş gibi görünse de önümüzdeki günlerde tekrarlanacağını belirten gazeteci-yazar İslam Özkan, Ortadoğu ülkelerinde orta vadede özgürlük taleplerinin yeniden yükselişe geçeceğini söyledi.

İran’da rejime, yoksulluğa, yolsuzluğa ve ülkenin dış politikalarına karşı başlayan protestolar, yönetimin tehdit ve sert müdahalelerine rağmen 10 günü aşkın süredir yer yer devam ediyor. Gazeteci-yazar İslam Özkan, ekonomik sorunlardan kaynaklı batan bankaların durumuna dikkat çekerek, “Zaten ülkede yapılan birtakım gösteriler varmış. Türk basınına çok fazla yansımadı ama Meşhed’de batan bankalarla ile ilgili küçük küçük gösteriler yapılıyormuş. Halk memnuniyetsizliğini dile getiriyormuş ve yeni bir hadise değildi. Yeni olan tarafı büyümüş olmasıydı. Biz son haline tanık olduğumuz için hemen olayları sanki bir rejim karşıtı ilk çıkışı itibariyle ideolojik ve siyasi olduğunu düşündük değil aslında. Daha çok ekonomik faktörlü olduğu kesin” dedi.
‘GÖSTERİCİLER AĞIRLIKTA ORTA SINIF”
Yoksul halk kesiminin gösterilere katılıp katılmadığı konusunun ciddi bir şekilde araştırılması gerektiğini dile getiren Özkan, “Çok yüzeysel, genellemeci ifadelerle birtakım sorun ve sorunlara ulaşmak çok doğru değil. Ben de tam olarak emin değilim, o gösterilere katılanların yoksul mu ya da orta sınıf olduğu konusunda. Ağırlıkta göstericilerin orta sınıftan olduğu kanısındayım. Bunu düşündürtecek birkaç neden var. Birincisi, gösterilerde ortaya çıkan tablo, ikincisi de Meşhed’deki batık bankalarda belli bir parası olan insanlar. Bütünüyle yoksul, proleter insanlar değil” ifadelerini kullandı.
DIŞ GÜÇLERİN ETKİ ETTİĞİ İDDİASI
İran’daki gösterilere dış güçlerin etkisine değinen Özkan, şöyle dedi: “Eğer bu gösteriler uzun sürseydi ve gerçekten ülkede bir siyasal dönüşüm, rejim değişikliğine yol açabilecek boyutlara, o potansiyele ulaşsaydı müdahale olmaz mıydı? Ben gayet net bir şekilde olabileceğini düşünüyorum. Zaten göstericilere desteklerini açıkça dile getirdiler. Ama şuanda fiilen bir destek olduğuna dair bir şey söylemek mümkün değil. Göstericilerin silah kullanması Suriye’deki benzer bir tiyatronun İran’da tekrarlanmaya çalışıldığına dair bir ipucu sunuyor. Ama yine de dediğim gibi kanıtla derseniz kanıtlayamam” diye konuştu.
‘YENİ KRİZLER ORTAYA ÇIKAR’
Kısa vadede eylemler bitmiş görünse de bunların önümüzdeki günlerde tekrarlanacağını ya da devam edeceğini düşündüğünü dile getiren Özkan, “İlk çıktığı andaki şiddette olmaz diye düşünüyorum. Uzun vadede eğer İran’daki mevcut yönetim talep edilen reformları yapmazsa, kendini yenileyemediği takdirde mevcut durumla giderse yeni krizlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Çünkü bir taraftan yolsuzlukla ilgili sıkıntılar var. Devlet içerisinde bazı kesimler, isimler, çok tanıdığımız simalara yönelik yolsuzluk suçlamaları var. Ki bunların ciddi anlamda mahkeme sürecinden geçmesi gerekiyor. Hiçbirisi yargılamaya tabi tutulmamış. Önce yolsuzluk meselesinin hal edilmesi gerekiyor. Eğer giderilmezse bu tür gösteriler devam edecektir” diye belirtti.
‘ARAP BAHARI’NIN ARTÇILARI’
İran’da “Arap Baharı”nın artçı sarsıntılarının yaşandığını vurgulayan Özkan, “Ya da İran’daki 2009 ayaklanmasının artçı sarsıntıları. ‘Arap Baharı’ genel olarak bakıldığında çok başarısız gibi görünen, bazı ülkelerde rejim değişikliğini başarmasına rağmen birçok ülkede bu değişikliğin başarılamadığı bir ayaklanmaydı. Dolaysıyla bunun genel olarak kısa vadeli bir bakışla değerlendirdiğimizde fiyasko ve başarısızlık gibi değerlendirebiliriz. Ama gerçekte öyle değil. Arap Baharı’nın artçı saldırıları uzun vadede devam edecek. Bunun farklı yansımalarını görüyoruz. İran’daki ayaklanmayı da bu şekilde değerlendirebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
‘HEDEFLERİN DOĞRU TESPİT EDİLMESİ GEREKİR’
İran’da bu tür ayaklanmaların başarılı olabilmesi için hedeflerin doğru tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Özkan, “İlk çıkışın hedefi sosyal-ekonomik adaletin sağlanması, yolsuzlukların yargılanması ya da etkisizleştirilmesiydi. Böyle devam etmeliydi, etmedi. Dolayısıyla gerçekten dış müdahaleye oldukça duyarlı olan İran halkının tepkisini çekti. Dolayısıyla gösterilen bitmesine yol açtı” dedi.
‘ORTADOĞU’DA ÖZGÜRLÜK TALEPLERİ YÜKSELİŞE GEÇECEK’
Arap ve Ortadoğu ülkelerinde orta vadede özgürlük taleplerinin yeniden yükselişe geçeceğini düşündüğünü belirten Özkan, şöyle devam etti: “Dolayısıyla bu ‘Arap Baharı’na benzer bir olaylar silsilesi tekrar tekerrür edecektir, yeniden yaşanacaktır orta vadede. Orta vadeden kastım 10 sene, 15 sene zaman dilimdir. Her denendiğinde başarılı olma şansı daha fazla olacak. Ama burada makul bir yol tutturulması lazım. Yani dış müdahalelerin hiçbir zaman Arap ve İslam dünyasında olumlu sonuçlar vermediğini görüyoruz. Özellikle askeri, siyasi müdahalelerin. Ama diyalog yoluyla eğer bir müdahale söz konusu olursa bu olumlu sonuçlar verebiliyor. Mesela AB’nin bazı üye ya da aday üye ülkeleri evrensel insan hakları kriterlerine zorlaması gibi olumlu sonuç veriyor. Bunu askeri yollardan, zor ve şiddet yapmadan ikna ve diyalog ile yapılırsa bu müdahaleler olumlu sonuç veriyor. Aksi taktirde bunun sonuçlarını Suriye’de, Irak’ta, Libya’da yaşadık, yaşıyoruz. Dolayısıyla Ortadoğu’da Arap ve İslam dünyasında özgürlük talepleri mücadelesi hiçbir zaman bitmeyecek ama Tunus’taki Arap isyanlarının başarıya ulaşması bizim için bir ders olmalıdır. Yani başarıya ulaşan devrimler ya da ayaklanmalar büyük ölçüde şiddetten uzak olan ve barışçıl ayaklanmalardır. Pasif direniş ve sivil itaatsizlik yöntemlerini deneyen isyanların başarıya ulaşma şansının daha yüksek olduğunu görüyoruz. Ama tabi bu genelleştirilebilir değil. Neden? Çünkü Tunus’ta ordu çok güçlü bir faktör değildi. Tek bir faktöre bağlamak istemiyorum ama en önemli faktörlerden birisinin gösterilerin barışçıl olması ve hedefinin net olması, en başta koymuş olduğu ilkelere uymasıydı.”
MA / Bilal Seçkin – Yasin Kobulan 

Related Articles