Home / YAZARLAR / NECMETTİN SALAZ / Neden erken seçim?

Neden erken seçim?

İktidarın tamamını eline geçirip (hükümet, asker, yerel yönetimler, hukuk ve görsel- işitsel basın) hükümdar olmuş, ailesini ve yakın çevresini devlet olanaklarıyla zenginleştirmiş, Osmanlı ruhuyla saraylar, yetmedi yazlık saraylar yaptırma planlarına girmiş, muhalefeti ya zindanlara doldurarak ya da halkla bağlantısını keserek sindirmiş bir egemenin seçimlere bir yıldan biraz fazla bir zaman kalmışken ve her fırsatta ‘Ne erken seçimi, seçimler zamanında yapılacak’ diyen birinin birden bire ‘Erken seçim vaciptir’ demesi sürpriz midir?
Aklı başındaki her birey böylesi bir durumu ‘niye’ diye sorgular.
Özünde ‘niye’ sorusunun yanıtı son derece açıktır, nettir…
 
İşçi sınıfına düşman, Kürt halkına düşman, kendi dininden olmayana düşman, kendi dininden olup da kendi mezhebinden olmayana düşman, köleleşmeyi kabul etmeyen özgür kadına düşman yapı yönetememe durumuna düşmüştür. 
 
Sosyal yaşam hemen her başlıkta bunalımdadır ve patlamaya gebedir.
Ekonomi çökmüş, altı sıfırın atılması ve tuvalet fiyatının ‘bir milyondan bir liraya düşmesi’ benzin fiyatına, dolara, avroya yansımamış, dıştan gelen sermaye ülkenin çöküşünü görerek gemiyi ilk terk eden olmuş, Koç grubu ‘Dışarıda daha çok gelişiyoruz’ mesajını vermiş, Doğuş grubu  bankalardan ödeme düzenlemesi istemiş, en ciddi inşaat gruplarından İnanlar İnşaat iflasını ilan ederek yatını Yunan sahillerine park edip yurt dışına kaçmış, piyasayı biraz rahatlatmak adına ‘kaynağı belli olmayan yerlerden’ ülkeye bir miktar dolar transfer olmuş ama bunalıma ancak bir iki kuruşluk etkiyle müdahil olmuş ancak çare olamamış bir tablo yaşanmaktadır.
 
Aynen Ecevit döneminde yazar kasasını başbakanlık önünde ve başbakanın gözü önünde yere vuran esnaf gibi; ürettiği sütü Ziraat Bankası önünde yerlere döken, satamadığı sebzeyi yollara döken köylüler ‘türemiş’ farklı sesler çıkmaya başlamıştır.
Efrin’e saldırının beklenen etkiyi yapmadığı, başarısızlığın başdanışmanlar ağzından: ‘Rus desteği olmasaydı tek bir köyü bile alamazdık’ söylemleriyle ortaya çıktığı kamuoyuna yansımıştır.
Rusya ve ABD- NATO arasındaki ( dansözlük demeyeyim ) semazenliğin sonuna gelindiği netleşmiştir.
 
Anlayacağımız: Erdoğan ve akp mhp önderliğindeki dinci gerici faşist yapının ülkeyi yönetemediği, bunalımın derinleşeceği, doların önümüzdeki bir yıl içinde beş, belki de altı lirayı aşacağı netleşmiş, Erdoğan ve şürekası da bu durumu görerek oy oranının yüzde otuzların altına inmeden, partileri içinde zaten var olan ama çıkar ilişkilerinden kaynaklı tek vücut gibi duran hizip ve tarikatların ayrışmaya başlamasından önce bir baskın seçim yapmayı en akıllı yol sayıp (ki gerçekten oldukça akıllıca ) bu karara varmışlardır.
 
AKP MHP ortaklığında girilecek seçimin oy oranının yüzde kırk dörtlerde olduğu yandaş araştırmacılarca deşifre edildikten sonra, her türlü hilenin aylar öncesinden yasalarla hazır hale geldiği, YSK ve OHAL’in de desteğiyle ‘ne olursa olsun kazanılacak’ tedbirlerin alındığı böylesi bir seçimde, muhalefetin tamamının ‘Biz bu oyunda yokuz, biz sonucunu bilgisayarların belirleyeceği bu seçimin figüranı olmayacağız, iktidar zaten sendeydi, yap seçimini, al kandırdığın ama bir süre sonra yüzleşmek zorunda kalacağın kendi kitlenin oylarını ve yönet yönetebiliyorsan’ demesi, bu anlamsız ve sonucu şimdiden belli seçime girmemesi en akılı iş… 
 
CHP, İyi Parti ne yapar bilemem ama Türk devrimcileri ve Kürt yurtseverleri için bu saçmalığa dahil olmamak en akıllı duruş olur kanaatindeyim…
 
Necmettin Salaz
 
20. 04. 2018 Süleymaniye.

About Necmettin Salaz

Necmettin Salaz

Check Also

Dünya Gündemi-yazarlarımız N. Salaz ve A. Sever’den değerlendirmeler

Hafta sonları Medya Haber Tv’de Selahattin Ş. Işıldak’ın sunduğu Dünya Gündemi programında dünyadaki hafta içi …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *