Home / MEDYA DEDEKTİFİ / Mavi köpeğin gözleri

Mavi köpeğin gözleri

Dubai’de kaldığım otelde sabahları kahvaltı için birkaç seçenek var. Garp işi yiyecek içeceklerin yanı sıra Araplara has tatlar da sunuyorlar. Haşlanmış, zeytinyağı ve baharatlarla karıştırılmış bakla favorim. Gaz yapıyor ama yemeğe değer. Bu günlük bu kadar Dubai faslı yeter. Biraz da zihinsel gaz yapıp ama yemeğe değmeyenlere el atalım….

Bunların başında Putinseverlik yarışında rakiplerine attığı parandelerle  epey nal toplatan Ceyda Karan geliyor. Ceyda Hanım geçenlerde Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde şöyle buyurmuş:  Putin’in RF’de anayasa icabı federal parlamentoya yıllık hitabında elbette 18 Mart seçimindeki adaylığı için iç politikayı eksik etmedi. Ana tema dünya ekonomisinin ilk beşinden olmak, çevre kirliliği, yeni bilim merkezleri, özgürlük alanlarının genişletilmesi, demokratik kurumlar ve yerel yönetimlerle sivil toplum ve yargının güçlendirilmesi oldu.(http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/936316/Dunyada__dehset_dengesine__donus.html)

Ceyda Hanım’ın konusu yukarıdaki mevzular olmayıp militarizme şak şak çalmak olduğu için bu başlıklara girmiyor. Ama ben merak edip sağa sola baktım, çevre kirliliği, yeni bilim merkezleri, özgürlük alanlarının genişletilmesi, demokratik kurumlar ve yerel yönetimlerle sivil toplum ve yargının güçlendirilmesi gibi konularda gerçekten Putin ne demiş diye. Evet Putin yeni silahlar dışında bir şeyler söylemiş ama bunlar sanki Ceyda Hanım’ın söylediklerine uymuyor gibi. Mesela Putin yoksullukla mücadele, insanların ömürlerinin uzaması, mutluluk gibi başlıklara değinmiş ama demokrasi, özgürlükler gibi konulardan bahsettiğine  Ceyda Hanım’ın süper Rusçası dışında şahit olan maalesef yok.

Aşık olunan hakkında yalan söylemek, onun adına uydurmak işin hastalık düzeyinde ilerlediğinin göstergesi. Fakat henüz geri dönülmez noktada değil, tabii bu ancak bu hastalıktan muzdarip olan kişinin istemesi ve gayretiyle atlatabileceği bir durum. Ceyda Hanım’ın Taraf gibi maceralarını düşününce epey şerbetli olduğu görülüyor. Mesele yani konjonktürel olmayıp “para-düdük” paradoksuna hapsolmuş bir durum olabilir. Yapısal arızaların giderilmesi ise elbette çok zor. Yine de acil şifalar dileyelim kendisine…

Fakat son bir iki soru sormaktan kendimi alamayacağım, Cumhuriyet gazetesinin yazarlarını hapse atan anlayışla, sizin pek bir hayranı olduğunuz liderin demokrasi anlayışı sakın aynı olmasın? Aslında bütün derdiniz Erdoğan rejimin dümen suyunda nasıl kalırımdan ibaret olmasın?

Çin hayranlığı

Memleketimizde eskiden de şu yada bu gücün hayranı olup, Tiran, Pekin radyolarından kulaklarını ayırmayanlar, Moskova’da yağmur yağınca Ankara’da şemsiye açanlar az değildi. Aradan uzun yıllar geçti. Herkes kendince dersini çıkarmıştır derken, dünya çapında büyük çekişmelerin yeniden yaşandığı bugünlerde  “yeni” odaklar ve bunların sempatizanları da belirmeye başladı.

Uzun yıllar bu konularda kafa yormuş olan bir üstadımız da maalesef bu tuzağa düşmüş. Bugünlerde sürmekte olan Çin Komünist Partisi’ndeki “yenilenme” hamlelerinden bir hayli etkilenmiş. Çin bugünlerde Mao’nun yerine şu anki lider Şi Jinping’in “yeni bir dönem için Çin’e özgü sosyalizm düşüncesi” ve Jinping’in liderliğini parti otoritesini mutlaklaştıran bir yönelime giriyor. Bu gelişmeyi dünya kapitalizmiyle rekabet için Çin’in vahşi sermaye düzeni, daha otoriter bir yönetim anlayışına  yöneliyor diye tercüme etmek varken, “belki de 170 yıl sonra, bir kez daha dünyada bir heyula kol geziyor… [Bu kez] sosyalizm heyulası…” diye yorumlamak sağlıklı bir aklın eseri olabilir mi?

Late Harvest

Murat Belge geç hasada bırakılmış ama çok yağmur az güneş sayesinde artık küflenmiş üzümlere benziyor. Hele hele son dönem ayaklarının bütün çamuruyla ona dalanları düşününce bu üzümden bırakın tatlı bir şarap çıkarmayı şırasının bile içilebilirliği şüphelidir. Bunun böyle olması yine de Erdoğan rejiminin “sol”dan payandası bugünün yeni yetmez anma evetçilerini aklamayacaktır. Yeni efendileriyle birlikte hak ettikleri lağım çukurunda yerlerini mutlaka alacaklardır.

Başlığı mı merak ettiniz, Üstad Gabo’nun(Gabriel García Márquez) gençlik dönemi öykülerinden birinin ismi. Hoşuma gitti, arakladım.

Medya Dedektifi

Dubai-08-03-2018

About Medya Dedektifi

Medya Dedektifi

Check Also

Fabrika ayarlarına dönenler…

Önce elbette reiste görüldü çark etme emareleri. Ne de olsa artık kazançlı, Suriye’nin bir bölümünü …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *