Kürtlerin belleğinde silinmeyen bir komutan: Fata Reş

Osmanlı Padişahı Abdülmecid’in yardım çağrısı üzerine Kırım Savaşına katılmak için 300 süvarisiyle birlikte geldiği İstanbul’da dünya basının ilgisini çeken Sinemilli Aşiret lideri Fata Reş’in (Kara Fatma) ölümü üzerinden 2 asır geçmesine rağmen Kürtlerin belleğinde yerini koruyor.

Kürtlerin tarihinde efsaneleşmiş sayısız kadından biri olan Fata Reş’in (Kara Fatma) ölümü üzerinden iki asır geçmesine rağmen belleklerdeki canlılığını koruyor. Türkçeye Kara Fatma olarak geçen Fata Reş, kahramanlığın ve direngenliğin kadına değer görülmediği o dönemde kendisine Fata Nêr (Erkek Fatma) de denilirdi. Yine, “Kürt Prensesi”, “Kürdistanlı Kara Fatma” ve “Kürt Amazonu” gibi isimlerle dünya basınında yer edinen Fata Reş’in hikayesi, direnişçi kimliği zamanla sınırları aşan bir üne sahip oldu. Fata Reş’in yaşamı aynı zamanda Kürt kadının tarihsel köklerine de ışık tutmakta.
300 SÜVARİYLE İSTANBUL’A GİTTİ
Doğum tarihi tam bilinmemekle beraber 1880’lerin başında Revanduz’da (Federe Kürdistan) dünyaya geldiği bilinen Fata Reş’in, Sinemilli Aşiretinin Reisi Kara Bilal’in (Bilalê Reş) kız kardeşidir. Ailenin erkek üyelerinin sırayla ölmesi üzerine aşiretin başına geçen Fata Reş, 1853’te Kırım Savaşı patlak verdiğinde, Padişah Abdülmecid’in Kürdistan aşiretlerinden yardım çağrısına karşılık vererek, 300 civarı süvari ve piyadesiyle Kırım Savasına katılmak üzere İstanbul’a gelir. Padişah tarafından sarayda kabul edildiği bilinen Fata Reş’in 1853- 1856 yılları arasında yaşanan Osmanlı – Rus savaşlarından birçok cephede komutasındaki süvarilerle birlikte yer aldığı belirtilir.
‘KÜRTÇE BİLSEYDİNİZ, TÜRKÇE BİLMENİZE GEREK KALMAZDI’
Fata Reş’i eserlerinde konu edinen ilk Kürt yazar ise Kamuran Bedirxan’dır. Alman yazar Herbert Örtel ile birlikte yazdığı ‘Kürdistan Kartalı’ adlı çalışmada Bedirxan, Fata Reş ile Osmanlı Sultanı Abdülmecid arasında geçen diyaloğu şöyle aktarır: “Padişah kara Fatma’ya sorar: ‘Senin gibi böyle kahramanlıklar gösteren birisi, nasıl olurda Türkçe bilmez?’ Bu soruya karşılık Kara Fatma şu yanıtı verir: ‘Padişahım eğer siz Kürtçe bilseydiniz, sizin Türkçe bilmenize gerek kalmazdı.’”
Sultan Abdülmecid’le geçtiği belirtilen bu diyalog aynı zamanda Fata Reş’in Kürt ulusal değerlerine olan bağlılığı olarak ifade edilir.
 FATA REŞ DÜNYA BASININDA
Kapalı ve tutucu devlet yapısına sahip Osmanlının başkentinde bir kadın askeri komutanın, süvarileriyle birlikte sarayda padişah tarafından karşılanması o güne kadar görülmüş bir durum olmadığından Fata Reş’i olan ilgiyi de bir hayli arttırır. Fata Reş’in İstanbul’a süvarileriyle birlikte gelişi dünyada da geniş yer bulur.
İngiliz gazetesi The Illustrated London News, Fransız yayın organları Illustration, Journal Universel, Le Tour du Monde, Alman dergisi Globus, İsveç gazetesi Svenska Family-Journalen ve Amerikan gazetesi New York Times, Fata Reş’i manşetlerine taşıyan gazetelerin başında gelir.
FRANSIZLAR: KÜRT KAHRAMANI KARA FATMA İSTANBUL’DA
Kırım Savaşının başlamasına kısa süre kala İstanbul’a gelen Amerikan, Fransız ve İngiliz yazar, gazeteci, gezgin ve ressamların ilgisi savaşın gidişatından çok Fata Reş olur. Kendisiyle birlikte Osmanlı’da birçok tabuyu yerle bir eden Fata Reş, batılıların “romantizm” ve kadına bakış algısını da ters yüz eder. Fata Reş’in cesaret ve kahramanlığından etkilenen sayısızca sanatçıdan biri de Ayasofya’nın o dönemde tamiratını yapan ünlü Fransız Sanat Tarihçisi Gusieppe Fossati’dir. Fossati Fata Reş’in İstanbul’a süvarileriyle birlikte gelişinin bir gravürle resmeder ve bu gravür 15 Nisan 1854 tarihli “L’Illustration Journal Universel Dergisi” yoluyla Fransa’da yayınlanır. Gravürün altında “Kara Fatima, l’héroine du Kürdistan, a’ Constantinople”  yani “Kürdistan kahramanı Kara Fatma İstanbul’da” notu düşülmektedir.
İNGİLİZLER: KARA FATMA HANIM KÜRT SÜVARİLERİYLE İSTANBUL’DA
Fransız basınında çıkmasıyla İngiliz gazetecilerin dikkatini çeken Fate Reş,  22 Nisan 1854 tarihli “The Illustrated London News Gazetesi”, “Kürdistan bölgesindeki Maraş şehrinde 4 bin başıbozuğa reislik eden Kara Fatma ve maiyetindeki 300 kişiyi ‘Kara Fatma Hanım, Kürt süvarileriyle İstanbul’da’” notuyla İngiliz kamuoyuna duyurur. Gazeteye göre, Kara Fatma’nın Sivastopol’de Moskovalılara karşı gösterdiği büyük kahramanlığın nedeni bir suçtan dolayı Girit Kandiye’deki zindanlardan birinde yatan eşini affettirmek için padişahın gözüne girmek olduğu öne sürülür. Aynı derginin 1 Temmuz 1854 tarihli sayısında ise, Fata Reş’in “Kara Güzel” olarak da tanındığından söz edilir ve yaşı 78 olarak verilir.
Söz konusu gazete Fata Reş’in giyim ve kuşamını da şöyle tarif eder: “Fatma’nın kıyafeti; geniş kollu çok kirli bir palto, kirli beyaz pantolon ve sarı çizmeler, belinde uzun namlulu tabancalar ve yatağan, elinde ise ucundaki koyu renkli bez parçası ile bir flama havası veren mızrak olarak belirtilmektedir. Başörtüsü, kafasına sarılı ve boynu etrafında dolandırılmış fakat yüzünü tamamen açıkta bırakan uzun bir tül parçasıdır. Üstünde hiçbir takı yoktur.”
NEW YORK TİMES: AMAZON KARA FATMA
Kıtalar arası namı dilden dile yayılan Fate Reş’i bu kez, 8 Kasım 1887 tarihli  Amerika’da yayın yapan New York Times Gazetesinde yer alır, Gazete Fata Reş’in Kırım Savaşı’ndaki mücadelesinden ve İstanbul’u ziyaretini konu edinir. Yunan mitolojisinde savaşçı kadınlar olarak anlatılan ve at sırtında ok, yay gibi silahların kullanımı engellemek için tek göğüslerini kesen kadınlara verilen “Amazon” ismi yakıştırmasını Fata Reş’e gören gazete, Fata Reş’i bir kahraman kadın savaşçı olarak ilan eder.
 EL VAKAİ EL-MISRİYE GAZETESİ: ORDU KOMUTANLIĞI YAPAN KÜRT PRENSESİ
Mısırda yayım yapan dönemin El Vakai el-Mısriye Gazetesi de 4 Kasım 1877 tarihli ve 730 sayılı nüshasında Fata Reş’in güzelliğini ve cesaretini ön plana çıkararak şöyle söz eder: “Ordu komutanlığı yapan Kürt prensesi ile çok konuşuldu. Ancak İstanbul’dan edinilen bilgilere göre, bu prensesin adı Kara Fatma’dır. Osmanlılar Forzim tepe’ye saldırırlarken Kara Fatma ordu komutanıydı. Çok zengin ve güzel olan Kara Fatma, milli ve İslami şuuru ile ken­disine 500 gönüllü asker toplayıp onlara komutanlık yaparak düşmanla savaştı.”
BİR İTİHATTÇI OYUNU: FATA REŞ’İ TÜRKLEŞTİRME ÇABALARI
Onlarca tarihi belgede Kürt kadın savaşçı olarak geçmesine rağmen Fata Reş, ölümünün ardından Turani hareketlerin ırkçılık temelinde izlediği politikalar sonucu Türkleştirme çabası içine girilir. Turani hareketler Sinemilli Fata Reş’i, Cerid adında bir Türkmen Aşiretine mensup olduğu iddiasında bulunuyor.
Kürt kızı Fata Reş’in Türkleştirme gayreti daha sonra İttihat ve Terakkiciler tarafından sürdürüldü. İttihatçıların yayın organlarından 1914’te yayımlanan Siyanet Dergisinin 4. sayısında Fata Reş’in Türk olduğu iddia edilir. Aynı derginin 15. Sayısında da “Türk Kızı Kara Fatma” olarak öne sürülen Fata Reş için, “Silsile-i kelâma halel getirmemek için muharririn Kara Fatma’ya ait olan fıkrasına dokunmadık. Dört numaralı nüshamızda resmini ve tercüme-i hâlini derc ettiğimiz Kara Fatma Kürd değil, Türk’tür” denilir.
İSMİ KURTULUŞ SAVAŞINDA YER ALAN KADINLARA VERİLDİ
Ölüm tarihi de net olmamakla birlikte 1800’lerin sonlarına doğru yaşamını yitiren Fata Reş’in ismi yeni doğa çocuklara verilir. 1919 ile 1923 yılları arasında Kurtuluş savaşı dönemlerinde cephelerde askerlere yardım eden birçok kadına Atatürk tarafından  “Kara Fatma”  adı verildiği bilinmekte. Türk tarihinde Kara Fatma ismiyle birçok kadının bulunmasının nedeni de bundan kaynaklıdır.  MA

Related Articles