Komünist Antonello Pabis: Öcalan büyük bir teorisyen

Demokratik Konfederalizm paradigması beni çalışmaları daha fazla sahiplenmeye ve derinleştirmeye sürükledi. Geçmişte büyük hocalarımız vardı ama şimdi benim için en büyük teorisyen Öcalan’dır.

İtalya’nın Sardenya Adası’nda Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin dost militanlarından biri olarak tanınan Antonello Pabis, adeta bizden biri. Bizim gibi konuşan, bizim gibi olaylara bakan, bizim gibi yakınan yanlarıyla insanı hayrete düşürüyor. Pabis ile kent merkezine indiğimizde etrafını insanlar sarıyor. Belli ki Sardenya halkı tarafından da seviliyor. Antonello Pabis, Sardenyalı tanınmış bir komünist, uzun yıllar Sardenya sol mücadelesinde yer almış. Sardenya’nın bir ulus olduğunu ve bağımsızlığını savunan ASCE Derneği’nin Başkanı. Pabis, bunun dışında 1998 yılında Sardenya’da faaliyet gösteren Kürt Dostluk Grubu’nun önemli bir militanı ve 2003 yılında Milano’da kurulan İtalya Kürt Dostluk Örgütü’nün de (La Rete di Soliderieta) kurucu üyesi. İtalya’da Öcalan’ın fikirlerine ve Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne yakın en önemli isimler arasında sayılıyor. Pabis, son 20 yılda 25 kez Kürdistan’ı ziyaret etmiş, makale ve konferanslarında Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin ezilen halklar için bir umut olduğunu, Öcalan’ın fikirlerinin de halkların kurtuluş paradigması olarak dünyaya yayılması gerektiğini savunuyor.

Sardenya’daki mütevazi çiftliğinde ziyaret ettiğimiz Antonello Pabis sorularımızı yanıtladı.

Kürt sorunuyla ne zaman tanıştınız?

Kürt sorunuyla daha gençlik yıllarında tanıştım. İlk bilgileri eski bir partizan olan ve Nazım Hikmet’in çevirmeni kadın yazar Joyce Lussu’dan aldım. Ama pratik anlamda buluşmam Dino Frisullo ile başladı. Dino, 1998 yılı Amed Newrozu’nda tutuklanarak cezaevine kondu. Eski bir Avrupa parlementeri olan arkadaşım ve iki İsviçreli gazeteci ile Amed’e gittik. Hem mahkemeyi izledik hem çok sayıda görüşmeler yaptık. Bu ziyaret bana çok şey öğretti. Dino ile arkadaşlığımız daha da derinleşti, zira benzer yönlerimiz çoktu, ikimiz de çok tartışırdık, çok polemiğe girerdik ve sert kafalıydık. Bizden önce Poti Luceri adlı bir arkadaşımız Kürt sorunuyla ilgiliydi, onu da yanımıza alarak yola çıktık. O günden bu yana Kürt sorunuyla ilgili çalışmalarım sürüyor. Demokratik Konfederalizm paradigması beni çalışmaları daha fazla sahiplenmeye ve derinleştirmeye sürükledi. Geçmişte büyük hocalarımız vardı ama şimdi benim için en büyük teorisyen Öcalan’dır.

Dino, Kürt halkı üzerinde derin etki bıraktı. Biraz onu anlatır mısınız?

Dino Firisullo, modern bir kahramandı. Bir anti-faşist ve iyi bir enternasyonalistti. O da Kürt halkını ve mücadelesini çok sevdi. Nerede bir haksızlık varsa, Dino insanlık adına orada olurdu. Dino ile olan anılarımı hala canlı yaşıyorum. Kararlı ve gözü pekti. Yasağa rağmen Türkiye’ye gitti, sınırdan çevrildi. Bize hep anlatır, harekete geçirir, uyutmazdı. Dino, bütün eylemlerde yer alır, öneriler yapar ve hayata geçirirdi. Amed’de yargılanırken mahkemede “Burada beni değil, Kürt halkına ve Türk demokratlarına baskı, şiddet uygulayan Türk devletini yargılamalısınız” demişti. Dino’yu mücadelemizde yaşatmaya devam edeceğiz.

Rojava Devrimi sizi nasıl etkiledi? Öcalan’ın yeni paradigmasının hayat bulduğu bir gerçekliğe dönüşmesi heyecan yarattı mı?

Rojava Devrimi’ni 3 boyutta değerlendirmek lazım. İtalya’da hükümette yer alan, kendilerine sol diyen ama İtalya devletinin çıkarlarını esas alan ve Türkiye ile ekonomik çıkar ilişkilerini savunanların bir bakış açısı var. Bir de üretmeyen, alternatif politika geliştirmeyen ve geçmişte İtalyan Komünist Partisi’ni bölmek dışında marifetleri olmayanların başka bir bakış açısı. Erdoğan’ı eleştirmekte ve Kürtlere yönelik uygulamaları protesto etmekle yetinmekteler bunlar. Ama bunun yanında doğmakta olan yeni bir sol var. Geçmiş yanlışları eleştiren, üreten, kurumların faşistleştirilmesine karşı halkla birlikte mücadele eden, muhalefet cephesini genişleten yeni solun Rojava Devrimi’ne bakışı çok farklı. Yeni sol, Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne ve Rojava Devrimi’ne büyük değer biçiyor ve dayanışması giderek büyüyor. Özellikle IŞİD’e karşı mücadelesi İtalya kamuoyunda büyük takdir topluyor. Ve bu terör örgütünün ancak Kürtler tarafından yenilgiye uğratılacağı düşünülüyor.

Erdoğan bir diktatör

Yeni sol için Erdoğan tartışılmaz bir faşisttir. Barış ve demokrasi düşmanıdır. Dünya gericiliğinin en kaba temsilcisidir. Toplumunu faşistleştiren ve barbarlaştıran bir diktatördür. Yeni sol Erdoğanın gerçek yüzünün görülmesi için önemli çalışmalar ve etkinlikler yapıyor.

Sardenya halkı Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne ve Rojava Devrimi’ne genelde olumlu yaklaşıyor. Kürdistan Dayanışma Örgütü (RETE) birçok konferans, miting ve yürüyüş düzenliyor. Bütün ülkelerin devrimcileri Rojava Devrimi’ni ayakta tutmak, yaşatmak için daha fazla çaba harcamalı. Rojava Devrimi bizler için bir referans ve çekim merkezi. Bu devrime katılmak halkın demokrasisi, halkın kendi yönetimini kurmasıdır ki; bu dünya halklarının özgürlüğüne giden yoldur.

Merkez yönetiminde yer aldığınız ‘Kürt Özgürlük Mücadelesi ile Dayanışma Ağı’ adlı kuruluşunuzdan bahsedelim… 

Dayanışma Ağı 2014/15 yılında Modena şehrinde kuruluşunu ilan etti. Örgütün amacı Kürt Mücadelesi’yle dayanışmaktan öteye onun kurtuluş projesini benimsemek ve hayata  geçirmek. Dayanışma Ağı kapitalist modernitenin alternatifi ve tüm dünya halklarının insanlık mücadelesini yükseltmek anlamına gelen Demokratik Konfederalizm’i esas alır. Esin kaynağı Öcalan olan paradigma etrafında, bütün halkları buluşturmak ve güçbirliği sağlamak en temel amaçlarından biri.

ALİ ÖZŞERİK / SARDENYA  / Y.Ö.Politika

Related Articles