Katiller Elysee’de – Selma Akkaya

Birkaç gün sonra Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilişinin 5. yıldönümü. O kanlı 9 Ocak gününün baş mimarı ise bugün Elysee Sarayı’nda Macron tarafından ağırlanacak. “Diktatör”, “demokrasi düşmanı” olarak tanımlanan Erdoğan’ın Macron tarafından ağırlanmasına Komünist Parti dışında tepki koyan yok! Fransa solu, insan hakları savunucuları, iki gazetecisi binlerce gazetecinin tutuklu olduğu bir ülkede rehin tutuldu dile ortalığı ayağa kaldıran Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü sessiz! Demokrasi ve insan hakları anlayışları, ülke çıkarları söz konusu olduğunda bitiyor; anlaşıldı! 

9 Ocak gecesi 10 Ocak gününe evrilirken gece saat 1.30 sularında üç kadın devrimci Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in Paris’in orta yerinde katledildiği öğrenildi. Öfke, şaşkınlık, acı, bütün duygular birbirine karışmış, Kürtler sloganlarını Paris’te haykırırken, dönemin içişleri bakanı Manuel Valls, Kürdistan Enformasyon Bürosu önüne gelerek, katliamın aydınlatılacağı yönünde söz veriyordu. Aynı gün 10 Ocak öğleden sonra Fransa dönemin İçişleri Bakanı Manuel Valls, Türk MİT’ini ağırlıyordu. Söz konusu bu görüşme hiçbir zaman Fransız kaynakları tarafından basına ve kamuoyuna yansıtılmadı. Çünkü Fransa bu katliam sürecinde “sessizlik” rolünü üstlenmişti. Ama Türkler, Fransa’nın bu görüşmesinin belgesini Türkiye’de söz konusu davaya ilişkin açılan soruşturma tutanaklarının arasına ülkelerinin diplomatik başarısı olarak iliştirmişti. Manuel Valls’in “PKK ile daha etkin mücadele sözü” verdiğinden bahsedilen tutanak, Fransa’nın iki yüzlü siyasetinin belgesiydi.

Macron’un davetlisi olarak katil Erdoğan’ın 5 Ocak tarihinde Paris’e yaptığı ziyaret işte bu tarihsel iki yüzlü Fransız siyasetinin devamıdır. Söz konusu ziyarette “stratejik ortaklık temelinde” Ortadoğu, Kudüs vb. süreçlerin ve iki ülke arasındaki ilişkilerin değerlendirileceği ifade ediliyor. Fransa’nın  Ortadoğu’da elini güçlendirmek için katil Erdoğan ile işbirliğine gidebilecek kadar kirli siyaseti olduğu açık ama söz konusu ziyaretin 6 Ocak tarihinde yapılacak olan Paris katliamının 5. yıl dönümü anma etkinliğine denk gelmesi ise bir tesadüf olamaz!

Kürtlerin 10 Ocak 2013 tarihinde sabahın erken saatlerinde kara bir bez üzerine yazdığı “intikam” pankartı bir yol gösteriyordu. “İntikam” üç Kürt kadın devrimcinin hesabının sorulması, adalet ve aydınlığın sağlanmasıydı. 5 yıldır, bu anlamda yürütülen tüm eylem ve etkinliklerde haykırılan “adalet ve aydınlık” talebi etrafında başta Paris olmak üzere Avrupa ve ülkede on binler alanlarda oldu. Yapılan sayısız eylem ve hukuksal mücadele karşısında Fransa, bu davayı adliye raflarında bir dosyaya dönüştürme hedefinde. Tıpkı Fransa’da daha önce katledilen 25 politik cinayette olduğu gibi!

Bu anlamda daha yürünecek çok yolumuz, sokağa çıkmak için çok nedenimiz var. Dün üç Kürt kadının katledilmesine ev-sahipliği yapan Fransa, şimdi katil Erdoğan’ı Elysee Sarayı’nda ağırlıyor. Hesap sormaksa eğer, 5. yıldır bu davanın ve mücadelenin devamı olarak; “Katiller Elysee’de el ele” diyerek, bir kez daha vurulduğumuz yer Paris’te olmak gerek!

Related Articles