Kardeşliğin kalıntıları tarihlerinde gizli

Halfeti’nin Erah Mahallesi’ndeki kalıntılar Kürt, Ermeni ve Türkmenlerin tarihine ışık tutarken, mahalleliler günümüze kadar yaşadıkları kardeşliği nesillere aktarmak için bulduğu her kalıntıyı muhafaza ediyor.

Urfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Erah (Ortayol) Mahallesi’nde her evde bir tarih saklı. Türkmenlerin yaşadığı mahalle, Ermeni ve Kürtler başta olmak üzere birçok halktan izler taşıyor. Mahalle ve çevresinde gördükleri tarihi kalıntıları muhafaza ederek sahip çıkan mahalle sakinleri, bölgede arkeolojik kazıların yapılması durumunda çıkacak eserlerin tarihe ışık tutacağını belirtiyor.
18 ŞEHİRDEN BİRİ
Mahallenin ilk öğretmeni olan 79 yaşındaki Feyad Tunga, mahallenin tarihiyle ilgili yaptığı araştırmalar sonucunda Türkmenlerin 1695’te korunmak için getirildiklerini belirtti. Osmanlı’nın Suriye’nin Anze Araplarının bölgede yaptıkları talanın önüne geçmek için Toroslardan Rakka’ya kadar Fırat’ın iki yakasına Türkmen Yörüklerini yerleştirdiğini ifade eden Tunga, Arap tarihçisi ve bilgini Abul Faraç’a göre dünyada Nuh Tufanından sonra kurulan 18 şehirden birinin Erah olduğunu belirtti. Köyde çok sayıda Etiler (Hititler) döneminde kalma para bulunduğunu kaydeden Tunga, Birecik’e gelen bir tarihçi profesörle görüştüğünü, onun dediğine göre Erah’ta çıkan paralar ile buralarda Etiler’in yaşadığının anlaşıldığını söyledi.
‘3 KİLİSE VARDI’
Mahallede daha önce Kürtlerin yaşadığını ve onlara ait Demezoğlu Kervan Sarayının olduğunu belirten Tunga, “Bizlerden önce Demezoğulları burada yaşıyormuş ve Kürtçe konuştukları söylenir. Dedelerimiz Demezoğullarının çok zengin olduğunu söylüyorlarmış. Sarayları altından yapmışlar. Ayrıca bu mahallede 3 kilise vardı. 100’ün üzerinde de kuyu ve kaya mezarları var. Bunlar Sümerlerden mi kalma, yoksa Etiler’den mi kalma bilmiyoruz. Belki de daha eskidir” dedi.
HER TAŞ BİR TARİH
Bahçesinde tarihi eserler bulunan bir diğer mahalleli Ahmet Vural da, yeni evler yapıldığında yerin 3 ya da 4 metre altında tarihi eserlerle karşılaştıklarını belirtti. Tarihi eserlerin mahalleliler tarafından korunmaya alındığını ifade eden Vural, “Köyümüzün 1 kilometre dışında kemerli dediğimiz kaya mezarlarının bulunduğu tarihi bir yer var. Kiliselerin olduğu bu bölgede tarihi eserleri yerin altında ya da çevrede bulduk. Bu eserlerin yok olmaması için bahçelerimize toplayıp saklıyoruz. İnsanlık tarihidir bunlar. Bu yörelerde kimlerin yaşadığı ve kültürümüzün nerelere dayandığı unutulmasın diye saklıyoruz.  Ondan kaynaklı en ufak bir kırıntı bile olsa alıp muhafaza ediyoruz” diye konuştu.
KARDEŞLİĞİ YAŞATMAK İÇİN SAKLIYORLAR
Kendilerinden önce Kürtler ile Ermenilerin bölgede yaşadığını dile getiren Vural, şunları vurguladı: “Biz azınlıktaymışız. Kürtler bize burada sahip çıkmışlar. Ve yüzyıllardır burada kardeşçe yaşamaya devam ediyoruz. Bu eserleri kendi kültürümüzün yanı sıra Ermeni ve Kürtlerin tarihine sahip çıkmak ve çocuklarımıza, torunlarımıza bu topraklarda yaşayan halkların beraber kardeşçe yaşadığını göstermek için saklıyoruz. Bu güne kadar nasıl kardeşçe yaşamışsak bundan sonrada kardeşçe yaşanılması için bu değerlerimizi korumaya çalışıyoruz. Urfa müzesinde Sümerlere ait olduğu belirtilen tahıl sokusunun aynısı benim bahçede var. Ermenilerden ve Romalılardan kalma sütunlar var. Kilise duvarlarının taşlarının yanı sıra evlerde kullanılan desenli sütün taşları bulunmaktadır. Köyün dışında olan bir kilisenin mozaik döşemesi halen duruyor. Yine köyün içinde bir tanesinin halen duvarları ayakta duruyor. Kalan kalıntıları korumaya çalışıyoruz.”
MA / Hacı Yusuf Topaloğlu

Related Articles