Kalan Bakiye: Utanç – Ömer Çiftçi

15 Ekim’de Irak ordusu ve Haşdi Şabi’nin Kerkük’e yaptığı operasyon sonucu Bağdat’ın kontrolüne 24 saat içinde geçti. Bunlar yaşanırken 100 binlerce insan kent merkezini alelacele terk etmek zorunda kaldı. Durumu daha da trajik kılan peşmergenin halktan önce kentten ayrılmasıyla Kürtlerin kalbini sızlatmasıydı.
Tarihi kırılma yaşanırken Musul, Şengal dejavusunu hep birlikte tekrar yaşamış olduk. 2014’de IŞİD Musul’u teslim alırken günler öncesinde kentin önde gelenleri ve aşiret reisleriyle içeriden fethetmişti. IŞİD, Musul’un anahtarını almaya geldiği gün Irak ordusu ağır silahları bırakıp dağılmıştı. Halk ise ailesini çocuklarının canını kurtarmak için kentten ayrılıyordu.
2003’te ABD’nin Irak işgali sırasında Şengal peşmergelerin denetimine geçmişti. İŞID Musul’dan sonra buraya da yönelince peşmerge birlikleri Şengal halkını 73. Fermanla karşı karşıya bırakmıştı. Canını kurtaranlar dağlara sığındı, kurtulamayanlar ise canından olmuştu.
Yaşanan en son örnek ise Kerkük’tü. İddia odur ki, Mam Celal’in cenazesinde büyük oğlu Bafil ve yeğeni Lahur Haşdi Şabi komutanı Ebu Mehdi el Mühendis ile bir anlaşmaya varmış. Anlaşmaya Bedir Tugayı komutanı Hadi el Amiri de dahil olmuş. Bunları göz önünde bulundurursak Kerkük Musul gibi içeriden fethedilmiş olduğudur.
Kerkük’ün düşüşüyle Kürdün hayallerini yıkan, referandumun sevinci yerini derin bir hüzün aldı. Erbil ve Süleymaniye sokakları bu tarihin hezimetini taşımayıp öfkeye dönüşebilir.
Kimsenin içinden dahi geçirmediği tarihi bir olay yaşandı. Kerkük kanla sahip olunmuştu, ötesi olamazdı Kürtler için. IŞİD Kerkük’e saldırdığında yüzlerce can verdi Kürtler.
Stalingrad’ı iyi bilirler, kardeşleri Kobane nasıl geçilemez olduğunu tüm dünyaya göstermişlerdi.
Halk teslimiyeti kabul etmediği gibi bu utanç verici mağlubiyetin de altında kalmak istemeyecektir.

NEDEN BÖYLE OLDU?
Referandum sonrası Irak’ın askeri çıkışını kimse beklemiyordu ki Kerkük’ü savaşmadan da teslim etmek de dahi. Bu raddeye kadar gelinenler karşısında doğru adımların atılmaması sonucu tetikledi.
Referandumu cebine koyup adım adım bağımsızlığa doğru yürürken birçok noktada eksik kalındı. Irak hükümetiyle müzakereye odaklanan Erbil yönetimi içinde bulunduğu pozisyonu göz ardı etti.
Kürt Bölgesi’nde nüfusun önemli bir kısmı memurlar oluşturduğu için ekonominin belini kırmaktadır. Üstüne paralı peşmergeyi düşünüldüğünde ciddi boyutlara ulaşılıyor. Bu yüzden Erbil yönetimi petrol gelirlerine muhtaçtır.
Irak eski başbakanı Maliki Erbil yönetimine ait bütçe payını kesmesiyle maaşlar düzenli ödenmediği için büyük bir sıkıntı yarattı. Erbil yönetimi buna ayrı bir alternatif bulmak için elinde bulundurduğu petrolü tek başına satmaya başladı. Irak merkezi bunu asla kabul etmedi ve kriz olarak bugünlere geldi.

Bunun yanı sıra petrol gelirlerini adil dağıtılmadığı için Erbil-Süleymaniye arasında bir sorun var olagelmişti. Paranın dağıtımı konusunda şeffaf bir kurum ya da kuruluş tesis edilmedi bugüne kadar. Belki de bu yüzden İran-Irak Süleymaniye’nin bu zaafından yararlanıp Kerkük’ü bu şekilde teslim almış olabilme ihtimali üzerinden kamuoyunun gündemindedir.
Kürt Bölgesi’ni bağımsızlığa götürecek başka bir adım olan ordulaşma bazında herhangi bir düzenleme getirilmemesi Kerkük travmasında bir kez daha kendini göstermiş oldu. Şuan Kerkük merkezinde Irak güçlerinin yanında KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği)’nin asayişi bulunması ve Erbil yönetiminden bağımsız davranması durumu tespit eder halde. Siz aldanmayın Peşmerge Bakanlığı’nın varlığına. Kürt Bölgesi’nin en büyük partileri olan KDP ve KYB’nin ayrı silahlı birimleri, ayrı asayişleri, ayrı istihbarat birimleri bulunmaktadır. Yani tek bir yapı ve komuta merkezi söz konusu olmadı hiçbir zaman. İki başlı silahlı bir mekanizmayı Kerkük’te bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödendiğini hüsranla gördük.

Kürtler 1991 yılından beri kendi başlarınadır. Dışarıdan herhangi ciddi bir durumla karşı karşıya gelmediler. Düzenli bir ordu kuramadılar, birbirlerine hiçbir zaman güvenmediler, düşmanlarına karşı ortak tavır koyamadılar, çok başlılıktan kurtulamadılar, hanedan üyeleri parti etrafında toplanmış, her kurumun başında bir hanedan üye var.

Referanduma son saatler kala bütün partiler ‘’evet’’ etrafında toplanmıştı. Fakat siyasi iç çekişmede de muğlaklık hali başkanlık süresinin bitmiş olması ve 1 Kasım seçimlerinin askıya alınmasıyla devam etmektedir.

Kürt yönetimi bunların gölgesinde bağımsızlığa doğru giderken Kerkük’ün kaybıyla ve 140. maddenin tartışmalı bölgelerinden çekilmesiyle 2003 sınırlarına geri döndü. Başka bir deyişle bağımsızlık hayali şimdilik suya düştü, geriye dönüş yani kendi içindeki siyasi ve ekonomik çekişmelere geri dönülüyor.

Erbil yönetimi, Irak’tan Çekoslovakya gibi boşanmak istedi ancak bulunduğu siyasi iç bunalım Kosova gibi bile Irak’tan ayrılmazı zor görünüyor.

IRAK TARAFI
İran’ın desteğiyle (kısmen ABD desteği) Abadi, Kerkük’ü anayasal düzeni esasında Irak’a bağlayarak olumsuz okları kendi üzerinden atmış ve gücüne güç katmış oldu. ABD, İran’ı dengelemek ve Abadi’nin 2018 seçimlerini kazanması için destekledi. ABD, Kürt yönetimine ısrarla referandumun iptalini istemesinin Abadi’nin önümüzdeki seçimlerde elini güçlenmiş bir şekilde görmek istemesidir.

ABD, Irak’ın Kerkük hamlesinde gizli niyetini şu sözlerle açıklamıştı:
“Kerkük civarındaki askeri araç hareketleri, saldırı değil, koordineli hareketlerdir. Koalisyon güçleri ve danışmanları ne Irak hükümetinin ne de Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Kerkük civarındaki faaliyetlerini desteklemektedir. Ancak koalisyon 16 Ekim günü şafak sökmeden önceki saatlerin karanlığında tarafların birbirlerine sınırlı bir biçimde ateş açtıklarına dair raporlardan haberdardır. Bu sabah gerçekleşen angajmanın, iki unsur görüş açısının sınırlı olduğu koşullarda bağlantı kurmaya çalıştıkları için yanlış anlamadan kaynaklandığına ve kasti olmadığına inanıyoruz.”

***
Yaşanan son süreçler Ortadoğu’nun bir huyu olsa gerek yarınlara ne gebe olacak tahmin edemiyoruz. Saatler içinde %40 bölümlük toprak el değişti. Kürtler doğal sınırlarına ulaştığı ve altın günlerini yaşarken bir anda çöküşe geçti. IŞİD’ten kaçan Irak orduları toparlanmış, tartışmalı bölgeleri deyim yerinde ise kurşun atmadan kontrol altına sağlayarak en iyi günlerini yaşıyor.
Biz Ortadoğu’da Güney Kürtlerinin inişe geçtiğini seyrederken, Batı Kürtleri hanesine Rakka’yı da ekleyerek bütün Kürtlere göz kırptı.

Related Articles