Kadınlar Suriye’de köle pazarlarında, Türkiye’de kamplarda satılıyor

Efrîn’den İslahiye’ye ikinci eş olarak satılan Z.K., doğum yaptıktan sonra şiddet gördüğü evden kovulduğunu belirterek, “Yüzlerce Suriyeli kadın kamplardan bir mal gibi satın alınıyor. Suriye’de DAİŞ kadınları köle pazarında, Türkiye’de ise mülteci kamplarında satılıyor” dedi.

Efrîn’den 2’nci eş olarak İslahiye’ye satılan Z.K.’nin anlatımları, mülteci kadınların Türkiye’de maruz bırakıldıklarına bir kez daha ayna tutuyor. Kandırılarak evlendirildiğini ve geldiği evde şiddet gördüğünü, çocuk doğurduktan sonra da sokağa terk edildiğini anlatan Z.K., yaşadıklarını “ölüm” olarak adlandırdı. Mülteci kamplarına sığınan kadınların para karşılığında ikinci eş olarak satıldığını veya fuhuş çetelerinin eline düştüğünü anlatan Z.K., Suriye’de DAİŞ’in kadınları köle pazarlarında sattığını, Türkiye’de ise kamplarda satıldığını söyledi.

Efrîn’in Cinderis köyünde ailesi tarafından para karşılığında 3 buçuk yıl önce imam nikahı ile evlendirildikten sonra Antep’in İslahiye ilçesine getirilen Z.K., kendisini alan kişinin 41 yaşında ve bekar olduğunu söylediğini kaydetti. Türkiye’ye geldikten sonra evlendirilen kişinin evli ve 61 yaşında olduğunu öğrendiğini belirten Z.K., ilk eşten çocuk olmadığı için kendisinin ikinci eş olarak getirildiğini söyledi. Eve ilk getirildiğinde evlendirildiği kişinin ilk eşi ve yakınlarının şiddetine maruz bırakıldığını ifade eden Z.K, zamanla evlendirildiği kişinin şiddetinin de başladığını söyledi. Z.K, uğradığı şiddetten kaynaklı kafası ve kolunda kırıkların oluştuğunu dile getirdi.

‘YAŞADIĞIM HER AN İŞKENCEYE DÖNDÜ’

Hamile kaldıktan sora şiddetin azaldığını aktaran Z.K., çocuğunu doğurduktan sonra şiddetin devam ettiğini vurguladı. Evde hizmetçi muamelesi gördüğünü ve bir odadan diğer odaya giderken bile korku ile geçtiğini anlatan Z.K., sebepsiz yere ağza alınmayacak küfür ve hakaretlere maruz kaldığının altının çizdi.

Gördüğü şiddetten kaynaklı defalarca ölmek istediğini sözlerine ekleyen Z.K., şöyle devam etti: “2 yaşındaki oğlumu düşünüp bu fikrimden vazgeçtim. Oğlum 2 yaşına basınca eşim tarafından evden kovuldum. Eşim beni evden attıktan sonra bir süre sokakta yaşadım. Ondan sonra tarlalarda çalışarak yaşamaya çalıştım. Evden kovduktan sonra İslahiye’de adımı çıkardılar ve bir daha rahat bir şekilde İslahiye’ye gidemedim. Her gittiğimde bana kötü davranılıyor ve sokakta rahat yürüyemiyorum. Bu yüzden şehir dışına çıkmak zorunda kaldım. Kayseri’ye giderek tarım işçiliği yaptım.”

‘ÇOCUĞUMU BANA GÖSTERMİYORLAR’

Evden atıldıktan sonra çocuğunu 2 sefer görebildiğini ifade eden Z.K., çocuğunun kendisine gösterilmediğini ve her çocuğunu görmek istediğinde şiddetle karşı karşıya kaldığını belirtti. Tek isteğinin çocuğuna kavuşup Türkiye’den ayrılmak olduğunu kaydeden Z.K., “Kime gidebilirim, oğlumu nasıl alırım bilmiyorum ama oğlumu yanıma alana kadar bu memleketi terk etmeyeceğim” diye konuştu.

‘SURİYE’DEN GELMEM BİLE BİR SUÇ GİBİ GÖRÜLÜYOR’

Yaşadığı zorlukları “dayanılmaz” olarak tarif eden Z.K., şöyle dedi: “Beni hayata bağlayan oğlum. O olmasa belki de çoktan bu dünyadan gitmiştim. Bize yardımcı olacak kimse yok. Sadece Suriye’den gelmem bile bir suçmuş gibi görülüyor. Mutlu değilim Türkiye’de. Tek bir isteğim var oda çocuğuma kavuşmak. Çocuğuma kavuştuktan sonra burada durmamın bir sebebi yok.”

‘BİR MALMIŞ GİBİ SATILIYORLAR’

İslahiye’de çok eşliliğin yaygın olduğunu söyleyen Z.K., kentte 2’nci eşlerin mülteci kamplarından alındığını ve bazı kadınları tanıdığını kaydetti. Z.K., “Yüzlerce Suriyeli kadın kamplardan bir mal gibi satın alınıyor. Bazıları 2’nci eş olarak satın alınıyor, bazıları ise fuhşa zorlanıyor” dedi. Bu durumda sayısız mülteci kadının olduğu bilgisini paylaşan Z.K., “Birçok kadın evlendirilecek diye fuhuş çetelerinin eline düşüyor. Suriye’de DAİŞ kadınları köle pazarında satıyordu. Türkiye’de ise mülteci kamplarında satılıyor” diye belirtti.

Erdoğan Alayumat / Hacı Yusuf Topaloğlu – dihaber

Related Articles