Son Haberler
November 22, 2017 - Maduro milliyetçiliği-Erdoğan rejimi el ele
November 22, 2017 - Sizin neşeniz başkalarının kâbusu olabilir
November 21, 2017 - “Rusya, Türkiye ve İran, Suriye’de DAİŞ ve Nusra’nın yok edilmesi için anlaştı”
November 21, 2017 - Washington Post: ABD, Türkiye’ye S-400 yaptırımı uygulayacak mı?
November 21, 2017 - Yontma taş devrindeki şehir ve modern öfkeliler! Özgür Amed
November 21, 2017 - Faşizmle savaşın formülü-Sinan Cudi
November 21, 2017 - Sarraf Davası Ertelendi
November 20, 2017 - 27 Yıllık Bir Araştırmada, Uçan Böceklerin %75 Oranında Azaldığı Açıklandı
November 20, 2017 - Irak federal mahkemesi referanduma ilişkin kararını açıkladı
November 20, 2017 - Ankara’nın “vana” hesabı Bağdat’tan döndü-Akdoğan Özkan
November 20, 2017 - Şili’de devlet başkanlığı seçimleri
November 20, 2017 - Trump’ın Suud-İsrail eksenli yeni Filistin komplosu – Hamide Yiğit
November 20, 2017 - Irkçılar şamata yapar-Ahmet Murat Aytaç
November 20, 2017 - Suriye’de ABD-Rusya uzlaşması-İlhan Uzgel
November 20, 2017 - Arjantin-Plaza De Mayo Anneleri’nden Marta Vásquez hayatını kaybetti
November 20, 2017 - Diyarbakır barosu raporu: Türkiye’de geçen yıl evlenen her 100 kişiden 18’i çocuk
November 20, 2017 - Almanya’da koalisyon görüşmeleri çöktü
November 19, 2017 - Akademisyen mi ABD ajanı mı?
November 19, 2017 - Zimbabve krizi: Partisi Mugabe’yi liderlikten azletti
November 19, 2017 - Medya Haber Tv’de haftanın Dünya Gündemi-Pazar
deng24.com

İki Êzidî konuşursa…

RAKKA – DAİŞ’in esaretinden kurtulduktan sonra YJŞ saflarında Rakka’da savaşan Hêzda Şengal ile yeni kurtarılan Êzidî çocuk Saleh Hesen Reşo’nun sohbeti, Êzidîlerin yaşadığı fermanı gözler önüne seriyor. 

Rakka’nın DAİŞ’ten arındırılması için Demokratik Suriye Güçleri (QSD) tarafından “Büyük Savaş” adıyla yürütülen operasyonlar kapsamında özgürleştirilen mahalle sayısı 14’e çıktı. Operasyonlar 72’nci gününde devam ederken, yüzlerce sivil de özgürleşti. Bu sivillerden biri olan ve Şengal Kadın Birlikleri’nin (YJŞ) 4 gün önce özgürleştirdiği 14 yaşındaki Êzidî çocuk Saleh Hesen Reşo’yu en iyi Rakka’ya Êzidîleri kurtarmaya gelen ve Reşo ile aynı akıbeti yaşayan YJŞ savaşçısı Hêzda Şengal anladı.

BAŞ BAŞA SOHBET

YJŞ’li kadın savaşçıların ağırladığı Reşo, kaygılı gözlerle etrafındakileri anlamaya çalışırken, sık sık Şengal ve Êzidî söylemlerini duyuyor. Savaşçıların ağız dolusu gülümsemeleriyle de karşılaşan Reşo’nun kaygı dolu bakışları, yavaş yavaş güvenle doluyor. Reşo, utanırken savaşçılar ise daha fazla ilgilenerek, dikkatini başka yere çekmeye çalışıyor. Reşo, Şengal hakkında söylenen ve sorulan her şeyi büyük bir dikkatle dinliyor. Bazen cevap vermeye çalışıyor, bazen de duydukları karşısında boynunu büküyor. Bunu fark eden Hêzda Şengal, Reşo ile başka bir odada baş başa sohbet etmeyi teklif ediyor. Reşo teklifi geri çevirmiyor.

HÊZDA ŞENGAL

Bağdaş kurup yan yana oturan iki Êzidî. İkisi de esir düşmüş. Biri çocuk, bir diğeri ise kadın. Kadının adı Hêzda Şengal. DAİŞ’in 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal’e yönelik saldırısında esir alınan binlerce kadın ve çocuktan biri de oydu. 17 yaşında iken 73’üncü fermanda ailesinden 25 kişi ile birlikte esir düşen Şengal, Rakka’da 10 ay köle olarak kaldıktan sonra kurtularak, Şengal Kadın Birlikleri’ne (YJŞ) katılıyor. Bugün ise esir tutulan Êzidîleri özgürleştirmek için Rakka’da savaşan Şengal, DAİŞ’e aman vermiyor.

SALEH HESEN REŞO

Saleh Hesen Reşo ise Şengal ile birlikte ferman günü esir düşüyor. 11 yaşında esir düşen Reşo, zorla Müslümanlaştırılıyor. Anne ve babası dahil 7 kişilik ailesiyle birlikte esir düşen Reşo, üç yıl sonra geçtiğimiz günlerde Eski Rakka Mahallesi’nde kurtarıldı. Reşo’nun ailesinin diğer fertleri halen DAİŞ’in elinde bulunuyor. İkizi Sebah ise kendisi gibi aldığı eğitimle Rakka’da zorla savaştırılıyor.

FERMAN DOLU SOHBET

Şengal, Digûrê köyünden olduğunu ve Reşo’nun nereli olduğunu sorduktan sonra ferman gününe gidiyor ve şöyle başlıyor: “Biz tutuklandıktan sonra hepimizi Şengal’de bulunan Badûzê Cezaevi’ne topladılar. Bizi tanıdığımız Arap komşular yakalayarak, DAİŞ’e teslim etti. Xanesorlu birçok kişi oradaydı.”

Derin bir nefes çeken Reşo, “Sen neredeydin nasıl esir düştün?” diye soruyor ve ikili arasında sohbet koyulaşıyor.

Reşo: Bizi, eve baskın yaparak tutukladılar. Arabalara bindirerek, Badûzê Cezaevi’ne getirdiler. Orada bir gün bekledikten sonra, önce Tel Afer’e ardından da Musul’a götürüldük.

Şengal: Musul’da kadınları, çocukları ve erkekleri birbirinden kopardılar. Ailemden 25 kişi onların elindeydi. Bazılarımızı orada, bazılarımızı da Rakka’da birbirimizden ayırdılar. Musul’da bizi birbirimizden kopardıktan sonra çocukları nereye götürdüler. Ne oldu onlara?

Reşo: Ailelerimizden koparıldıktan sonra hepimizi zindanlarda topluyorlardı. Hepsi çocuktu. Aralarında çok küçük olanlar da vardı. Uzun bir süre oralarda bekledik. Ne kadar beklediğimizi bilmiyorum. Önce hepimizi döverek, kamçılayarak işkence ediyorlardı. Kimi çocukları da söylediklerini yapmadıkları için katlettiler. Kabul edenlerin hepsini ise yıkıyorlardı. Ardından dini bir şeyler okuyarak, bizi zorla Müslümanlaştırıyorlardı.

Şengal: Sizin yanınızda benim kardeşim ve amcaoğullarım da vardı. Bassim, Eymen, Xeyri ve Hadi… Onları hiç gördün mü? Ne oldu onlara, nereye götürdüler?

Reşo: Kardeşin Bassim ve amcaoğulların Eymen, Xeyri ve Hadi de yanımızdaydı. Askeri ve dini eğitimleri aldığımızda birbirimizi hep görüyorduk. Onlar başka bir gruptaydı. Biz de başka bir gruptaydık. Her grup 14 kişiden oluşuyordu. Onları da Musul’dan Suriye’ye getirdiler. Birkaç kere de burada gördüm. Fakat halen hayattalar mı bilmiyorum.

Şengal: Peki, YJŞ ile ilgili ya da savaşçılarla ilgili bir şey söylemiyorlar mıydı size?

Reşo: Evet, söylüyorlardı. Rakka’da mevzideyken, gelip ‘Bakın Êzidî kadınları buraya gelmiş. Bizimle savaşıyorlar. Siz erkek halinizle neden savaşamıyorsunuz’ diye söyleniyorlardı. Sizlerin burada olması bazen beni çok heyecanlanıyordu. Bazen de öldürüleceğim diye çok korkuyordum.

Şengal: Şimdi kurtuldun biliyorsun değil mi?

Reşo: Evet, biliyorum.

Şengal: Êzidxanı (Şengal) özledin mi? Oraya gitmek istiyor musun?

Reşo: Evet, çok özledim. Dayılarım var. Onlar esir düşmemişti. Onlara gideceğim. Evimizi de hatırlıyorum. Eğer bir şey olmamışsa oraya da gideceğim.

Nazım Daşdan – dihaber

Related Articles