GİTSİN !

Esad gitsin,
ABD gitsin,
Rusya gitsin,
Fransa, İngiltere gitsin,
Başından beri savaş isteyen Türkiye gitsin,
Savaşı seven kim varsa gitsin,
Kedileri sevmeyenler gitsin,
Dombrayı müzik diye yutanlar da yutturanlar da gitsin,
Şiir, öykü, roman sevmeyenler gitsin,
Hem muhafazakâr görünüp hem de kadın satan pavyonları çok seven AKP gitsin,
Sokakta, meyhanede,… küfrederek yaşayan erkekler gitsin,
Kendini yargılamayı hiç düşünmemişler gitsin,
Çok okuyan çok yazan ama konu Kürt meselesine gelince “ama Demirtaş ve HDP de…” diye başlayan ulusalcılar, gizli ulusalcılar gitsin,
Adaletin, adaletle ilgili kitaplarda yazıldığını düşünen, sana ya da her şeyi bildiği halde midesi için o kitaplara göre konuşan ama vicdan, hak ve adaletle ilgisi olmayan hukukçular, gazeteciler, yazarlar gitsin,
Açlığı kader sananlar gitsin,
Dünya yanarken kendi başarılarından söz edenler gitsin,
Gözümüze gözucuyla bakanlar gitsin,
Devlet gücünü seven, kutsayan; ona sığınanlar gitsin,
Ölümü unutanlar da ölümü, bu dünyayı mistik sosa boğmak isteyenler de gitsin,
Roman okuyup film izleyip arkasından “gerçekten çok güzeldi” diyenler gitsin,
Daha dün ahırın üstündeki evde yaşayıp yer sofrasını, maşrapayı, televizyonun üstündeki danteli ve sobanın isini unutmamışken şehre gelip parayı bulan ve evini bir odasını “şark köşesi” yapanlar gitsin,
Gaffar Okkan çok başka bir insandı, diyenler gitsin,
Çocukları sevmeyenler de çocuğu, düzeni düzenleme görüsünde olanlar da gitsin,
Bu toprakların sahibi benim, siz kimi kovuyorsunuz, diyerek HES yapılmasına karşı çıkan teyzeyi üzen, döven dozerler ve jandarma dipçikleri gitsin,
Protesto yapayım derken sokağa bayrakla çıkanlar gitsin,
Edebiyat tarihi bilmeyi edebiyat sananlar gitsin,
Yaşarken yanında olmadığı insanlar için o insanlar öldüğünde anma toplantılarında konuşmacı olanlar gitsin,
Köy yoğurdu, köy yumurtası diye sahte işlere bulaşmış köylüler gitsin,
Kılıçdaroğlu gitsin,
Bahçeli’nin her metnini, art arda süslü sıfatlar sıralayarak yazan ve güçlü retorik sahibi olduğunu, yarattığını sanan metin yazarı gitsin,
Sigarayı her nefeste derin çekip karşıdakine üfleyenler gitsin,
Annemin sık söylediği “Her şeyin bir hattı hududu var.” sözünü büyütenler de düşünmeyenler de gitsin,
Sevgi Soysal’ı ben gazetedeki haberlerden tanıyorum diyen edebiyatçı akademisyenler gitsin,
Uzun yıllar padişahın yanında yaşarken yakını görmeyen ama saraydan uzaklaştırılınca “Men mute rıfemki kâr-ı men cümle hatâst.” diyen Peçevi İbrahim Efendi’nin durumundaki miyoplar gitsin,
Yaşı elliyi geçtiği halde “oy annem oy annem diye aglamayanlar gitsin,
Zamanı bilmeyenler;Benjamin’i,Todorov’u bilmez. Zamanı bilmeyenler gitsin,
…………………..

 

Ahmet Bülent Erişti

14. Nisan 2018

Related Articles