G. G. Márquez’in Hayatını ve Yazarlığını Geliştiren 24 Kitap

Hayat, insanın yaşadığı değildir; asıl olan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.” Gabriel García Márquez

Birisinin ruhunu anlamanın en güvenilir yolu, onun favori kitaplarından oluşan kütüphanesini keşfetmektir. Kişiliğimizin ve değerlerimizin bütünleyici destekleri ve iç dünyamızı inşa ederken kullandığımız tuğlalardır bu kitaplar. Benliğin kilidi açan en doğru anahtar. Peki Gabriel García Márquez gibi kuvvetli bir zihnin ve engin bir ruhun kapılarını aralamayı kim istemez?

Büyülü gerçekçiliğin ustası Gabriel García Márquez, (1927 – 2014) romanlarının esin kaynağının, çevresi ve yaşadıkları olduğunu her zaman söylemişti. Anılarını ve yazma hikâyesini aktardığı otobiyografik kitabı Anlatmak İçin Yaşamak’ta ise, zihnini ve yaratıcılığını şekillendiren kitapları da bizlerle paylaşıyor.

García Márquez, yatılı okulda okuduğu dönem için, “Lisedeki en iyi şey, uyumadan önce kitapların sesli okunmasıydı” diyor. İşte Gabriel Garcia Márquez’i bu gençlik yıllarından itibaren hayatı boyunca en çok etkileyen kitapların listesi. Üstelik bazılarında, kitaplar için yaptığı değerli yorumlar da var.

1 Büyülü Dağ – Thomas Mann
“Thomas Mann’ın Büyülü Dağ’ının gümbürtülü başarısı… Tüm gece uyanık kalıp Hans Castorp ve Clavdia Chauchat’ın öpüşmesini beklemeyelim diye okul rektörünün araya girmesi gerekmişti. Ya da hepimizin Naptha ve arkadaşı Settembrini’nin filozofik atışmalarından tek bir kelime bile kaçırmamak yatağın tepesinde otururken ki o garip gerginliği. O gece okuma, bir saatten uzun sürmüştü ve sonunda tüm yatakhane alkışlamıştık.”

2 Demir Maske– Alexandre Dumas

3 Ulysses – James Joyce

“Bir gün, bana İncil’i okumayı öğreten ve Eyüp peygamberin tüm yoldaşlarının isimlerini ezberlememi sağlayan Jorge Álvaro Espinosa, bir hukuk öğrencisi, masaya kocaman bir cilt koydu ve o piskopos edasıyla şöyle dedi:
‘Bu da diğer İncil’
Bu, sabrım tükenene kadar bölük pörçük, düşe kalka okuduğum James Joyce’un Ulysses’iydi elbette. Arsızca ve erken davranmıştım. Yıllar sonra uysal bir yetişkin olduğumda kendime kitabı tekrar ciddi bir şekilde okuma görevini verdim. Ve bu da asla içimde olduğunu tahmin etmediğim, hakiki bir dünyanın keşfi oldu. Aynı zamanda bana dilimi özgürleştirmemde ve kitaplarımdaki zamanlama ve yapılandırmayla başa çıkabilmemde teknik anlamda paha biçilemez bir yardım sağladı.”

4 Ses ve Öfke – Wiliam Faulkner
Ulysses ve sonra da Ses ve Öfke’yi yirmili yaşlarda okuma maceramın, geleceği olmayan, olgunlaşmamış bir cesaret olduğunu sonradan fark ettim. Daha az önyargılı bir gözle onları yeniden okumaya karar verdim. Ve aslınfa, Joyce’da ve Faulkner’da bana ukala ve anlaşılması zor gelen her şey, korkutucu derece güzel ve yalın bir şeye dönüştü.”

5 Döşeğimde Ölürken – William Faulkner

6 Çılgın Palmiyeler – William Faulkner

7 Kral Oidipus – Sophokles 

[Yazar] Gustavo [Ibarra Merlano] ciddiyetsiz kalbimin ve dağınık ve eğreti düşüncelerimin gerçekten ihtiyaç duyduğu, o sistematik sertliği getirdi bana. Tüm bunlar mükemmel bir hassasiyet ve demir gibi bir karakterle oldu.
[…]
Okumaları uzun ve çeşitliydi ancak daha önce duymadığım, o dönemin Katolik entelektüellerinin eksiksiz bilgileri ile süslenmişti. Birinin şiirle ilgili bilmesi gereken her şeyi biliyordu. Bilhassa orijinal versiyonlarını okuduğu Yunan ve Latin klasiklerini… Bu kadar entelektüel ve medeni erdemlerinin yanı sıra, yapılı bir vücudu olması ve olimpiyat şampiyonu gibi yüzmesi her zaman dikkatimi çekmişti. Benimle ilgili en çok endişelendiği şey, Yunan ve Latin klasiklerini tehlikeli küçümseyişimdi. Lisede okuduğum ve birkaç kez bölük pörçük okumalar yaptığım Odysseia hariç, onlar bana sıkıcı ve işe yaramaz geliyordu. Ve vedalaşmadan önce, kütüphaneden deri ciltli bir kitap aldı ve büyük bir ciddiyetle bana verdi. ‘İyi bir yazar olabilirsin,’ dedi, “ancak Yunan klasikleri hakkında iyi bir bilgiye sahip olmazsan, hiçbir zaman çok iyi olamazsın.’ Kitap, Sophokles’in tüm çalışmalarından oluşuyordu. O andan itibaren Gustavo, hayatımın belirleyicilerinden biri oldu. Kral Oidipus ise, daha ilk okumamda bir başyapıt olduğunu belli etti.”

8 The House of the Seven Gables– Nathaniel Hawthorne
“[Gustova Ibarra] bana, bende ömür boyu iz bırakmış Nathaniel Hawthorne’un ‘The House of the Seven Gables’ kitabını verdi. Ulysses Odysseus’un daldan dala konmasındaki nostaljik kadere ilişkin bir teori geliştirdik ve bunun içinde, çıkış yolumuzu hiç bulamayacağımız kadar kaybolduk. Yarım yüzyıl sonra, Milan Kundera’nın usta metninde, bunun çözümlemesini keşfettim.”

9 Tom Amca’nın Kulübesi – Harriet Beecher Stowe

10 Moby Dick – Herman Melville

11 Oğullar ve Sevgililer – D.H. Lawrence

12 Binbir Gece Masalları – Anonim

Şehrazad’ın anlattığı mucizelerin, onun döneminde hakikatten gerçekleştiğini ve artık gerçekleşmeme sebebininse sonraki jenerasyonların şüpheciliği ve gerçekçi korkaklığı olduğunu bile düşünmüştüm. Aynı sebeple, bizim zamanımızdan kimsenin bir halının üstünde şehirlerin ve dağların tepesinde uçabileceğine ya da Cartagena de Indias’dan bir kölenin ceza olarak iki yüz yıl boyunca bir şişede yaşayabileceğine yeniden inanması imkânsızdı, ta ki öykünün yazarı, okurların inanmasını sağlayana kadar.”

13 Dönüşüm – Franz Kafka 

Bir daha hiçbir zaman eskisi gibi huzurla uyuyamadım. [Kitap] daha ilk cümlesiyle hayatıma yepyeni bir yön verdi, ki bugün bile, dünya edebiyatının en büyük yapı taşlarından: ‘Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.’ [O zaman anladım] Gerçekleri göstermek şart değildi: bir şeyin doğru olması için yazarın yazmış olması yeterliydi, yeteneğinin gücünden ve sesinin otoritesinden başka bir kanıta gerek yoktu. Yeni baştan Şehrazad’dı, onun her şeyin mümkün olduğu bin yıllık dünyasında değil ancak, her şeyin çoktan kaybolmuş olduğu başka bir onarılamaz dünyada. Dönüşüm’ü okumayı bitirdiğimde, o yabancı cennetin içinde yaşamak için karşı konulamaz bir arzu duyuyordum.”

14 Alef – Jorge Luis Borges

15 Seçme Öyküler – Ernest Hemingway

16 Ses Sese Karşı – Aldous Huxley

17 Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck

18 Gazap Üzümleri – John Steinbeck

19 Tütün Yolu – Erskine Caldwell

20 Stories – Katherine Mansfield

21 Manhattan Transfer – John Dos Passos

22 Portrait of Jennie – Robert Nathan

23 Orlando – Virginia Woolf

24 Dalloway – Virginia Woolf

Virginia Woolf adını ilk kez, [Gustavo Ibarra] ‘Yaşlı Beyefendi Faulker,’ gibi, ‘Yaşlı Hanımefendi Woof,’ dediğinde duydum. Benim şaşkınlığım, hezeyan noktasına gelecek kadar ilham verdi ona. Bana favorilerim diye gösterdiği bir yığın kitabı aldı ve benim avuçlarıma koydu.
‘Aptal olma,’ dedi, ‘bunların hepsini al, tümünü okumayı bitirdiğinde nerede olursa ol gelir alırız.’
Benim için o kitaplar öyle inanılmaz bir hazineydi ki, saklayabileceğim ufacık bir deliğim bile olmadığı için onları riske atmaya cesaret edemedim. Sonunda bana, onu tüm kalbimle öğreneceğime olan keskin bir beklentiyle, Virgina Woolf’un Mrs. Dalloway’inin İspanyolca çevirisini verdi.
[…]
Eve, sanki dünyayı keşfetmiş bir insan gibi gittim.”

Related Articles