Fransa ve Almanya MİT’le suç ortaklığına devam edecek mi? – FERDA ÇETİN

Fransa ve Alman istihbaratı başından beri, Paris cinayetlerinin bir Türk/devlet operasyonu, Ömer Güney’in de MİT personeli olduğunu biliyordu. Bu gerçeğin açığa çıkması halinde devletlerarası bir krizin çıkması kaçınılmaz olacaktı. Türk devleti, Fransa İstihbaratı(DGSI) ve Alman İstihbaratı (BND) olayın başından itibaren bir ortaklık içinde, Paris cinayetinin üstünü örtme stratejisi izlediler.

Üç kadın devrimcinin katledildiği Paris cinayetleri dosyasında, bilinenler bilinmeyenlerden daha fazladır. HPG’nin gerçekleştirdiği operasyonda yakalanan MİT daire başkanları Erhan Pekçetin ve Aydın Günel’in ifadeleri, bilinenleri teyit etmiş ve yeni bilgiler eklemiştir.

12 Ocak 2014’te basına yansıyan bir ses kaydında, Ömer Güney ile iki MİT mensubu cinayet planları yapıyor; Ömer Güney cinayet için muhataplarından talimat beklediğini söylüyordu. 14 Ocak 2014’te internet üzerinden ikinci bir belge yayımlandı. Belge, Sakine Cansız’ın ortadan kaldırılması amacıyla, dört MİT görevlisinin imzasını taşıyan ve üst kurumların onayına sunulan bir belgeydi.

Türk Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bu haberler üzerine, 14 Ocak 2014 günü, Aljazeera Türk’e şu açıklamayı yaptı; “devletin herhangi bir biriminin hukuk dışına çıkması söz konusu değildir. Paris’te öldürülen kadın teröristlerle ilgili MİT’in veya diğer birimlerin isminin karıştırılması tamamıyla bir iftira kampanyasıdır.”

Der Spiegel, 10 Şubat 2014 tarihli sayısında Paris Cinayetine yer verirken, Ömer Güney ve MİT bağlantıları üzerine geniş bir haber yaptı. Haberde, internette yayılan ve MİT görevlileri ile Ömer Güney arasında geçen konuşmaların detaylarına dikkat çekiliyor; Güney’in, MİT’ten aldığı direktif doğrultusunda Paris Katliamı’nı gerçekleştirdiği belirtiliyordu. Haberde, Sakine Cansız’a suikast düzenlemesi için Ömer Güney’e para verildiğini ortaya koyan MİT belgesine de dikkat çekiliyordu.

Der Spiegel, “Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen bir devlet, yine AB topraklarında kiralık cinayet emri mi veriyor?” sorusunu soruyor, şüphelerin gerçek çıkması durumunda ‘dramatik etkilerinin’ olacağını vurguluyordu.

Alman Sol Parti 2014 Mart’ında, Der Spiegel’in bu haberini 15 soruluk bir önergeyle Federal Meclise taşıdı. Önergede MİT’in Paris cinayetiyle bağı olup olmadığı, Alman İstihbarat örgütleri ile MİT ilişkileri soruluyordu. Federal hükümet sözcüsü, yapılan sözleşmeler çerçevesinde, Almanya Federal Haber Alma Teşkilatı(BND) ile MİT arasında bir işbirliği olduğunu ve bu işbirliğinin devam ettiğini belirtiyordu.

Bütün bu gelişmeler, cinayette MİT bağlantısını ön plana çıkarınca Fransa’da da bir gelişme oldu. Adli makamlar, Fransız gizli servislerinin elindeki Ömer Güney dosyaları üzerindeki “gizliliğin” kaldırılması talebinde bulundu. Fransız istihbaratı ve mahkeme bu talebi reddetti. Fransız istihbaratı, MİT elemanı Ömer Güney’e ait bazı “sırların”, dava dosyasına girmesine engel oluyordu.

HPG’nin elindeki MİT daire başkanları, Fransız istihbaratının da gizleyemeyeceği yeni ve çok önemli bilgiler veriyor. Bu ifadelere göre, 12 Ocak 2014’te basına yansıyan ses kayıtlarında Ömer Güney’le cinayet planlaması yapan iki şahıstan biri, MİT Yurt Dışı Etnik Bölücü Faaliyetler Daire Başkanı Uğur Kaan Ayık, diğeri ise MİT Yurtdışı PKK Dairesi Operasyon Şube Müdürü Oğuz Yüret’di. Katliamdan sonra, bu iki daire başkanının, Tayyip Erdoğan’ın üst görev ataması ile ödüllendirildiklerini de bu ifadelerden öğreniyoruz.

Paris katliamına ilişkin bilgi veren MİT Yurtiçi EBF Daire Başkanı Erhan Pekçetin ve MİT İnsan Kaynakları ve Personel Daire Başkanı Aydın Günel, Ömer Güney’in MİT personeli olduğunu belirtiyorlar.

Fransız istihbaratı, savcı ve yargıçların artık öteleyemeyeceği yeni bir kanıt da dava dosyasındadır:

Ömer Güney’in, MİT elemanları ile yaptığı bir görüşme sonrasında Ankara’dan Paris’e dönüş biletini MİT almıştır. Bu bilet Ankara-Yeni Mahalle Batı Lojmanları’ndaki THY acentasından alınmıştır. MİT Daire Başkanı Erhan Pekçetin, bu lojmanlarda MİT görevlileri ve ailelerinin oturduğunu, bu lojmanlara dışarıdan giriş yapılamadığını, dolayısıyla sözü geçen THY acentasının da sadece MİT görevlilerine bilet ayarlamak için açıldığını belirtmektedir. Pekçetin, Fransız istihbaratının bu bilgiye ulaştığını; bu bilgiye dayanarak, MİT’ten Ömer Güney’e ilişkin bilgi istediğini, ancak buna yanıt verilmediğini belirtiyor.

Fransa ile Türkiye arasında, 7 Ekim 2011’de imzalanan, “İç güvenlik alanında işbirliği anlaşması”, Fransa istihbarat örgütü(DGSI) ile Türk MİT’i arasında ortak bilgi paylaşımı ve iki istihbarat örgütünün işbirliğini içeriyor.

MİT kendi elemanı ile Paris’in orta yerinde bir cinayet işlemiştir. MİT mensuplarının yeni ifadeleri de bu gerçeği teyit ettiğine göre, Fransa devleti Türkiye nezdinde bir girişimde bulunacak mıdır? İki devlet arasındaki güvenlik ve istihbarat işbirliği  anlaşmaları, hiçbir şey olmamış gibi devam edecek midir?

Paris cinayetinde açığa çıkan yeni bilgiler Almanya-Türkiye, BND-MİT ilişkilerinde “dramatik etkiler” yaratacak mıdır? Yoksa BND, MİT’le, sözleşmelere dayanan işbirliğini eskisi gibi sürdürecek midir?

Related Articles