Home / GÜNCEL BÖLGESEL GLOBAL HABERLER / Dünya / Fransa kaygılı!-Selma Akkaya

Fransa kaygılı!-Selma Akkaya

ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilme kararı, devamında İsrail uçaklarının Şam yakınlarında hükümet üssüne füze saldırısı sırasında yedi İran askeri personelinin ölmesi, devamında ABD’nin Kudüs’te elçilik açması, tırmanan gerilim hattında Ortadoğu’da hızla büyük güçleri içine çekebilecek yıkıcı yeni bir bölgesel çatışmanın eşiğine itmiş durumda. Hızla değişen dengeler içerisinde Fransa durumdan memnun olmadığını ifade ederek kınama mesajı üzerine mesaj yayınlayarak, savaşın eşiğinde olunduğunu ifade ediyor. Başta Fransa olmak üzere diğer ABD yandaşları da, kuyruğuna tıkıldıkları Amerika’nın yeni bölgesel kumpası içerisinde şimdi nerede duracaklarına dair yol arayışındalar!

Filistin’de, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’nda yenilgiye uğramasının ardından oluşan İngiliz mandasının sona ermesiyle kurulan İsrail’in 70. yıl dönümüydü. ABD’nin böylesi bir günde Kudüs’te Konsolosluk açması da elbette tesadüf değildi. Devamında Gazze’de Filistinlilerin kurşunlanması da hesaplanmayacak ve öngörülemeyecek bir durum değildi.
Trump yönetiminin uluslararası hukuku ihlal ederek inşa ettiği büyükelçilik ilk gündeme geldiğinde kerhen durumu onaylamadığını ifade eden Fransa, devamında konuya dair susmayı tercih etmişti. Fransa şimdi, Amerika’nın İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasına ve sonrasında Gazze’de yaşanan katliama tepki veriyor. Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, “Ortadoğu patlamaya hazır, savaş kapıda olabilir. ABD bölgede tek taraflı adım attı. Hem elçiliğin taşınması hem de İran politikasına ilişkin Amerika ile görüş ayrılığımız var” dedi. “İsrail’in güvenliğine destek veriyoruz ama İsrail’in güvenliği bu şiddet düzeyini haklı çıkaramaz” diyen Fransız bakan bölgedeki çözümsüzlüğün tabutuna çakılan çivilerin mesuliyetini ABD’ye bağladı.

70 yıl önce, Filistinlilerin sürüldükleri evlerine dönme talebi karşısında yaşanan etnik temizlik şimdi 70 yıl sonra sadece Filistin’de değil Ortadoğu’nun birçok noktasında yeniden tekrar ediyor. İsrail başbakanının Wachinton’un hem Kudüs hamlesine hem de İran nükleer anlaşmasını yırtmasına alkış tutması aynı zamanda ülke içerisinde kendisine yönelen yolsuzluk suçlamalarının üstünü örterken, diğer taraftan Filistin halkına yönelik baskıyı ikiye katlama konusunda elini güçlendirdi. Bütün bu yaşananlar İran ile bölge çapında yıkıcı bir çatışmaya dönüşebilecek bu süreçte İsrail’in ABD ile girdiği bu yeni yol, karşısında Fransa endişelerini gizleyemiyor. Değişebilecek yeni savaş dengeleri içerisinde kendini konumlandırma konusunda endişeler taşıyan Fransa’nın elbette Filistinlilerin ölümüyle ilgi değil. Bunun için çok geçmiş tarihlere bakmaya gerek yok.

27 Mart 2018 tarihinde Almanya ve Fransa Dışişleri Bakanları İsrail’i ziyaret etmişti. İsrail Başbakanı Netanyahu ile yapılan görüşmelerin ana ekseninde İran nükleer programı bulunuyordu. Netanyahu, “İran rejimi, bölgemizde ve dünyamızda teröre destek veren ilk ülkedir. Öyle inanıyorum ki önümüzdeki aylarda ve yıllarda uluslararası camianın yüzleşeceği en önemli mesele de budur.” derken hem Almanya hem de Fransa Dışişleri bakanları “İsrail’in her zaman yanındayız” diyorlardı!
Bu nedenle Fransa’nın kaygılı ülke pozuna girmesi pek samimi gelmiyor. Onun asıl endişesi İran ile kurulan nükleer anlaşmanın boşa düşmesi, diğer taraftan Macron’un İsrail ve Filistin arasında arabuluculuk hayali gibi bölgedeki ekonomik-siyasi çıkarlar konusunda ABD’nin gerisinde kalma gibi riske giren çıkarların ağırlığı!

Yeni Özgür Politika

About Editor Editor

Check Also

Türkiye için Arjantin ve Malezya dersleri-Hayri Kozanoğlu

Malezya’da değişmez gibi görünen değiştiği, devrilmez zannedilen devrildiği için insanın içinden haliyle sevinmek geliyor. Ne …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *