Federasyonun partisi ve ordusu kuruluyor

“Demokratik Federasyon” ilanı yapılan Kuzey Suriye’de, bu kez tüm toplumsal kesimleri temsil edecek yeni bir partinin kurulmasının yanı sıra savunma gücü olarak “Kuzey Suriye Ordusu”nun oluşturulması hazırlıkları yapılıyor.

Suriye’de, 2011 yılında Beşar Esad yönetimindeki Baas rejimine dönük yükselen toplumsal tepkiler ve dış müdahalelerle başlayan iç savaş, bugüne kadar yüz binlerce insanın yaşamına milyonlarcasının topraklarını terk etmesine yol açtı. Ülkede süren savaş, yedinci yılını geride bırakırken, özellikle Kuzey Suriye’de ortaya çıkan devrimsel örnek Ortadoğu’da yeni gelişmelerin kapıları aralandı. Demokratik özerklik temelinde geliştirilen devrimsel süreç, demokratik ulus hedefi ile ulus-devlete sistematiğine alternatif oluşturarak, Suriye’den tüm dünyaya örnek oldu.
BAAS REJİMİ VE SURİYE
1950’lerde Suriye’de ortaya çıkan Arap Sosyalist Diriliş Partisi (BAAS), ilk kongresini Şam’da gerçekleştirerek tarih sahnesine çıktı. Ortadoğu’da tek bir Arap devletinin kurulmasını benimseyen hareket, 1970’te Hafız Esad önderliğinde Suriye’de iktidarı ele geçirdi. Irak’ta da hâkimiyeti bulunan BAAS ideolojisi, ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesiyle buradaki hâkimiyetini yitirdi. Suriye’de ise günümüze kadar devam eden BAAS iktidarı, 15 Mart 2011 yılında yaşanan olaylar ile sarsılmaya başladı.
Rejime karşı yapılan ilk gösteriler Dera’da meydana gelmiş ve ardından ülkenin diğer kentlerine de yayılan protestolar gün geçtikçe büyümüştü. Aylar sonra ilk silahlı çatışma ise, İdlip’e bağlı Cisr El-Şuğur kentinde meydana geldi.
O günden sonra Suriye’de silahlar susmazken, rejim güçleri ile muhalifler arasında yaşanan çatışmalar gün geçtikçe daha da şiddetlendi.
İÇ SAVAŞ
2012 yılının ortalarına gelindiğinde rejim güçleri ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altında bir araya gelen muhalifler arasındaki çatışmalar ülkenin her yerine yayıldı. Suriye iç savaşında, Rusya, İran, Hizbullah ve kısmi olarak Çin’in destek verdiği rejim güçleri ile ABD, Avrupa ülkeleri, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın desteklediği muhaliflerin yanı sıra bir de üçüncü yolu izleyen Kürtler sahneye çıktı.
Halk Savunma Birlikleri (YPG) çatısı altında örgütlenen Kürtler, 19 Temmuz günü Kobanê’ye ilk bayrağı dikti. “Bu savaşta bizde varız” denilerek akabinde Efrîn ve Dêrik gibi kentlere de bayrak diken YPG güçleri, üçüncü bir çizgi izleyerek Rojava devriminin temellerini attı.
Kürtlerin bu çıkışı, Suriye’deki iç savaşın dengesini tamamen değiştirirken, bu durumu hazmedemeyen hem uluslararası hem de bölgesel güçler, radikal İslami grupları Kürtlerin üzerine saldırttı. Bu saldırıların ilki Serêkanîye kentinde gerçekleştirildi. El Kaide’nin Suriye örgütlenmesi olan El Nusra Cephesi, YPG/YPJ güçlerinin üzerine sürülerek, yaratılmak istenen sistem yaşam bulmadan boğulmak istendi.
ROJAVA DEVRİMİ İLE BAŞLAYAN SÜREÇ
Ancak YPG/YPJ güçlerinin sergilediği tarihi direniş, savaşın seyrini değiştirmeye başladı. Burada El Nusra hezimete uğratılırken, demokratik özerklik temelinde bir devrimin alt yapısını atan Kürtler ise, sistemlerini askeri alanın yanı sıra toplumsal ve ekonomik alanlarda da güçlendirmeye başladı. Rojava’da bulunan diğer toplumsal kesimleri de için alan sistem, kanlı geçen savaşın içinde tüm halklara umut oldu.
Savaşın devam etmesini isteyen güçler, bu sefer de radikal İslam’ın en vahşi yüzü olan DAİŞ’i ortaya çıkardı. Halkların gelecek umudunu kırmak için desteklenen DAİŞ, Kobanê’de tarihi bir yenilgi aldı. İnsanlık hanesine geçen Kobanê direnişi ile geliştirilen sistem; Rojava, Suriye ve Ortadoğu sınırlarını da aşarak tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çekti.
KUZEY SURİYE FEDERASYONU
Kobanê direnişinden sonra askeri anlamda Demokratik Suriye Güçleri (QSD) çatısı altında örgütlenen askeri güçler, kademe kademe DAİŞ’in Kuzey Suriye’de işgal ettiği alanları özgürleştirdi. Bunun yanında siyasi olarak da örgütlenen Kuzey Suriyeli güçler, 2014’te ilan ettikleri Demokratik Özerk Yönetimi 3 yıl aradan sonra lağvederek Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nu ilan etti.
Sistemlerini güçlendiren Kuzey Suriye halkları, Cizîr, Efrîn ve Fırat bölgeleri olarak örgütlenip, bu bölgelere bağlı olarak Kobanê, Şehba, Gire Spî, Efrin, Qamişlo ve Hesekê kantonlarını belirledi. Federasyon çatısı altında yaşanan tartışmalar sonucu Kuzey Suriye Demokratik Meclisi de oluşturularak, federasyonun toplumsal sözleşmesi de hazırlandı. Sözleşmeden sonra meclisin ön gördüğü üç aşamalı seçimin ilk iki aşaması gerçekleştirilirken, halklar tarihi bir oranla sistemi kabul etti.
Tüzük ve örgütleme çalışmaları son hızı ile devam ederken, Yüksek Seçim Kurulu’nun önümüzdeki günlerde seçimlerin üçüncü aşamasını gerçekleştirilebilmesi için tarih vermesi bekleniyor.
FEDERASYON GENİŞLİYOR
DAİŞ’ten sırası ile kurtarılan Minbic, Tebqa, Rakka ve Dêra Zor’un bazı kesimleri için ise, Demokratik Suriye Meclisi (MSD) başta olmak üzere Kuzey Suriyeli güçler kolları sıvadı. Bu yerlerin nasıl bir şekilde yönetileceği konusunda halen halklar arasında tartışmalar devam ederken, bu bölgelerin de Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’na dahil edilme ihtimalinin yüksek olduğu ifade ediliyor. Kentlerin yerel ve sivil meclisleri güçlendirilirken, savaştan dolayı hasar görmüş yerler de inşa ediliyor.
YENİ BİR PARTİ KURULUYOR
Bu konuda önemli siyasi gelişmelere hazırlanan Kuzey Suriyeli güçlerin bir diğer önemli gündemi ise, Kuzey Suriye’yi temsil edecek geniş bir partinin kurulması. Demokratik Birlik Partisi’nden (PYD) daha geniş kitlelere hitap edecek bir partinin kurulması için Suriyeli birçok halk temsilcisi ile görüşülüyor. Açılacak olan partinin bünyesinde Araplardan Kürtlere, Süryanilerden Ermenilere, Şiilerden Dürzilere, Müslümanlardan Hristiyanlara herkesin yer alacağı gelen bilgiler arasında.
SAVUNMA GÜCÜ ‘KUZEY SURİYE ORDUSU’ OLACAK
Öte yandan askeri alanda da önemli gelişmeler söz konusu. QSD çatısı altında bir araya gelen Kürt, Arap, Süryani, Türkmen, Ermeni ve bölgenin diğer kesimleri “Kuzey Suriye Ordusu’nun” kurulması için çalışmalarına devam ediyor. Bu zaman kadar bu konuda birçok görüşme gerçekleştirilirken, hazırlıkları yapılan ordunun kurulması ile Federasyonun askeri gücü de güçlendirilmiş olunacak.
MA / Nazım Daştan

Related Articles