Efrîn faşizme karşı insanlık adına direniyor-Halit Ermiş

Erdoğan koparacağı gürültü ile Efrîn’de yaşadığı yenilgiyi, hezimeti gizleyeceğini sanıyor. Etrafına, arkasına aldığı sürü kabilindeki insanlıktan yoksun vampir takımıyla bir halkı boğazlamanın sarhoşluğu ile kendinden geçiyor. Kendisi böğürdükçe etrafında kümelenen ayak takımı ve çamur medyası daha da çukurlaşmakta sınır tanımıyor. Hep bir ağızdan ant içiliyor Kürdün katline dair. Ama nafile hiçbir yalan ve kılıf örtemiyor cenk meydanında yaşadıkları hezimetin üzerini. Ve çirkin yüzleri her geçen an daha bir görünüyor karanlık perdenin arkasından.

Efrîn direniyor. Kadını-erkeği, yaşlısı genci, çoluğu çocuğuyla direniyor Efrîn. Efrîn; yok edilmek, karanlık kuytularda boğazlanmak istenen insanlık onuru için direniyor. Efrîn direndikçe Faşizm yerle yeksan oluyor.

Efrîn’de 12 gündür yaşananların özü şudur. Erdoğan ve Türk devlet faşizmi etrafına topladığı DAİŞ ve El-Nusra’dan devşirme ÖSO gruplarıyla sadece Kürt halkı değil, bölgedeki tüm halklar üzerinde bir soykırım saldırısı yürütüyor. Bu soykırım saldırılarına karşı gerçekleşen de Efrîn direnişinin öncülüğünde tüm halkların onur direnişidir. Türk devleti ve AKP-MHP faşizmi elindeki her türlü silahı kullanarak sivil yerleşim yerlerini bilinçli bir şekilde hedef almak suretiyle, katliamlar gerçekleştiriyor. Amaç Efrîn halkını göçe zorlayarak, DAİŞ devşirmelerini buraya yerleştirmektir. Yine Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye göç eden Arapları Efrîn yerleştirerek, Arap kemerini nihayete ulaştırmayı amaçlamaktadır.

Erdoğan’ın “Efrîn’i asıl sahiplerine teslim edeceğiz” söylemi, diğer bir deyişle, Efrîn’i Kürtsüzleştireceğiz, söylemidir. Yapılan saldırılar da bu kirli amacın pratikleşmesi içindir. Savaş uçaklarının, top saldırılarının tüm dünyanın gözleri önünde sivilleri, Suriye iç savaşından kaçarak Efrîn’e sığınan göçmenleri hedef alması başka neyle açıklanabilir. Erdoğan faşizmi sadece Kürt halkını değil, tarihini, doğasını da kökünden yok etmek, bir halkı tarihsiz, belleksiz bırakmak için binlerce yıllık tarihi yerleri de hedef alıyor. Bu saldırılarıyla aslında DAİŞ’e taş çıkartıyor.

Diğer yandan Erdoğan’ın diline pelesenk ettiği “güvenlikli bölge” “tehdit” söylemleri tam bir deli saçmasıdır. Asıl Efrîn ve tüm Suriye hatta bölge için tehdit oluşturan Erdoğan’ın faşist diktatörlük hevesleri, padişahlık hayalleridir. Bırakalım güvenlikli bölge oluşturmayı, Erdoğan el uzattığı her yeri halklar için kan gölüne çeviriyor.

Halklar bu gerçeği çok net bir şekilde görmüşlerdir. Bunun için her gün on binler alanda faşizm ve diktatörlüğe karşı yürümektedir. Rojava ve Kuzey Suriye halkları bu soykırım saldırılarına karşı hep birlikte durmaktadır.

Dünya devletleri bu soykırım saldırılarına karşı üç maymunları oynasa da, tüm halklar göğsünü siper ederek insanlık onuruna sahip çıkmaktadır.

Onun için Erdoğan ve hempaları kaybetmiştir. Erdoğan ve Terörist DAİŞ, El-Nusra devşirmesi ÖSO çete grupları daha şimdiden insanlık vicdanında mahkum edilmiş ve bu savaşta yenilmişlerdir. Çünkü bu savaş zulüm ve şer cephesine karşı verilen direniş, insanlığın ahlak, onur ve vicdan savaşıdır. Bu savaşın onur cephesinde direnişe geçmek, direnişi büyütmek tüm onurlu, demokrat, ahlaklı insanların görevidir. Unutmayalım ki, Efrîn’de yenilecek olan sadece Erdoğan değil, faşizmdir, soykırımcı zihniyettir. Onun için “soykırımcı işgal saldırılarına hayır” diyerek Efrîn’e sahip çıkmak herkesin sorumluluğudur.

372
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Related Articles