‘Dünyanın Öcalan’ın fikirlerine ihtiyacı var’

Öcalan, ortaya koyduğu modelde kaostan çıkışı şu sözlerle özetliyor: “Ekolojik bilinçten yoksun bir toplumsal bilinçlilik, reel sosyalizm olgusunda da görüldüğü gibi çözülmek ve yozlaşmaktan kurtulamaz.

Toplumun tüm kesimleri gibi ekoloji mücadelesi verenlerin de Öcalan’ın fikirlerine ihtiyaç duyduklarını söyleyen ekolojist Ertuğrul Barka, Öcalan’ın fikirleriyle dünyaya değer kattığını belirtti ve ekledi: “Öcalan hapisteyse hepimiz hapisteyiz.”

Dünya, kapitalizm ve sermaye odaklı kaostan çıkışın yollarını arayadursun, kaosa her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Sermaye temelli kaos beraberinde dünya ekosistemini, ekolojiyi tehdit ederken, kapitalist yaklaşımlar içinde üretilen çözümler de kaosu büyütmekten öteye gitmiyor. Böyle bir dönemde tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ise, kaostan çıkışın yolunu ortaya koyduğu “Ekolojik Komünal Toplum” modelinde sunuyor.
ÖCALAN’DAN KAOSTAN ÇIKIŞIN YOLU
Öcalan, ortaya koyduğu modelde kaostan çıkışı şu sözlerle özetliyor: “Ekolojik bilinçten yoksun bir toplumsal bilinçlilik, reel sosyalizm olgusunda da görüldüğü gibi çözülmek ve yozlaşmaktan kurtulamaz. Ekolojik bilinç temel ideolojik bir bilinçtir. Felsefeyle ahlakın sınırları arasındaki köprü gibidir. Çağdaş krizden kurtarıcı politika ancak ekolojik olduğunda doğru bir toplumsal sistemliliğe götürebilir. Kadın özgürlük probleminde olduğu gibi, ekolojik sorunların çözümünde de bu denli gecikmiş ve yanlışlıklarla dolu yaşamın altında ataerkil devletçi iktidar anlayışının temel bir rolü vardır. Ekolojiyi ve feminizmi geliştirdikçe, ataerkil devletçi sistemin tüm dengeleri bozulmaktadır. Gerçek bir demokrasi ve sosyalizm mücadelesi ancak kadın özgürlüğü ve çevrenin kurtuluşu amaçlandığında bütünlük kazanabilir. Ancak böylesine bütünleşmiş bir yeni toplumsal sistem mücadelesi güncel kaostan çıkışın en anlamlı biçimlerinden biri olabilir.”
Ortaya koyduğu modelle ekoloji mücadelesine yeni bir bakış sunan Öcalan’ın tecrit altında tutulmasını değerlendiren ekolojist Ertuğrul Barka, toplumun tüm kesimleri gibi ekoloji mücadelesi verenlerin de Öcalan’ın fikirlerine ihtiyaç duyduklarını söyledi.
‘ÖCALAN ŞAHSINDA BARIŞ TECRİT EDİLİYOR’
“Tecrit edilen sadece Sayın Abdullah Öcalan mıdır?” diye soran Barka, Öcalan’ın barışın, halkların özgürlüğü ve kendileri için ekolojist değerlerin simgesi olduğunu ifade etti. Barka, “Sayın Öcalan, barışın, halkların özgürlüğü ekolojist değerlerin ideolojik, felsefi ve politik önderliğini de yapan bir kişidir. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın şahsında barış tecrit edilmektedir. Biz ekolojiyle ilgileniyoruz, yaşamla ilgileniyoruz ve yaşamı savunuyoruz. Öcalan’ın ekolojik değerlerinin özellikle de kadın haklarından da kopuk olmadığını belirtmek gerekir. Ekolojik değerler ve kadın değerleri hakikaten çok önemli ve iç içe. Doğayı ve ekolojiyi özellikle kadınlar koruyor ve geliştiriyor. Bugün Sayın Abdullah Öcalan’ın bence en önemli katkısı ekolojik ve kadın hakkındaki değerleri eklemiş olması.
ÖZGÜR BİR TOPLUM
Nasıl ki sanayi devriminde dünyayı Marks yorumlamış ve eylemlere katılmış ‘Değiştirmek lazım’ demiş. Sayın Abdullah Öcalan da bu 21. yüzyıldaki yapay zekalardan, robotlardan, dijital devrimden, endüstri 4’ten hatta endüstri 5.0’dan bahsedildiği devirde dünyayı yorumlamış ve önerilerde bulunmuş ve burada da gerçekten sermayenin doğayı yaşamı nasıl yok ettiği tespitiyle de ekolojik komünal toplum şekliyle bir toplum modeli hedeflemiş; daha küçük yerleşim yerleri, kendini yöneten toplum, topluluk. O küçük yerlerde öz yönetimler ama bunların birbirleriyle ilişkileri çok değerli ve üzerinde konuşulup tartışılması lazım. Bu da özgür bir toplumda olabilir. Şimdi en ufak bir şekilde Öcalan dediğinizde ya da onun öneri ve düşüncelerinden söz etiğinizde hemen devletin düşmanı oluyorsunuz. Yani demek ki bu görüşler doğru, onları korkutuyor” diye ifade etti.
‘DÜŞÜNCELERİ TOPLUMDA KARŞILIK BULUYOR’
Öcalan’ın siyasal olarak 4 ve 5’inci sanayi devrimlerinin yaşandığı süreçte dünyayı yorumlayarak, çözüm olarak da “Ekolojik Komünal Toplumu” sunduğunu kaydeden Barka, “Artık kapitalizm ve sermaye insanlığı esir almıştır. Doğayı metalaştırmış, ticarileştirmiş, sermayenin kendisini yeniden üretebilmek ve büyütebilmek için doğayı bir araç olarak kullanmaya başlamıştır. Dünyada nasıl bir ekolojik yaşam var, yaşam nasıl sonlandırılıyor görüyoruz. Ekolojik Komünal Toplumu siyasal çözüm olarak gösteren bir kişinin tecritte tutulmasını, yaşamın bütününün tecritte tutulması olarak algılamaz mıyız? Biz yaşamın yok edilmesini, yaşamın tecrit edilmesini, ölümün egemen olmasını kabul edebilir miyiz? Ve halkların sevgisini ve saygısını kazanmış; ki sadece Kürt halkının değil Ortadoğu halklarının ve benim dünyada gezip gördüğüm Latin Amerika’dan Küba’sına birçok yerde saygı ve sevgi gösteriliyor Sayın Öcalan’a. Demek ki O’nun halkların çıkarlarını, halkların bir arada yaşaması doğrultusundaki görüşleri toplumda, insanlarda insancıl değer yargılarında karşılığını bulmuş” dedi.
‘ÖCALAN HAPİSTEYSE HEPİMİZ HAPİSTEYİZ’
Silahların ve patlamaların ekolojik yaşamı yok ettiğini dile getiren Barka, Öcalan’ın “Ekolojik Komünal Toplum” paradigmasının barışı istemesinin en büyük örneği olduğunu ifade etti. “Eğer Öcalan düşüncelerinden ötürü hapisteyse, hepimiz hapisteyiz” diyen Barka, “O’nu oraya koyan güç hepimizi koyabilir. En büyük ekolojik yıkım savaşlarla oluyor. Siz şimdi ekolojik değerleri savunuyorsanız, doğal olarak barıştan yanasınız. Oysa bu savaştan beslenenler, kanla büyüyenler var” diye konuştu.
Öcalan’ın fikirleriyle dünyaya değer kattığını belirten Barka, bütün dünyanın Öcalan’ın düşüncelerini özgürce konuşup tartışması gerektiğini ifade etti. Barka, Öcalan üzerindeki tecrittin bir an önce sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, bir toplumun önderi özgür ise o toplumun özgür olabileceğini vurguladı.
Bir an önce barış görüşmelerine başlanılması gerektiğinin altını çizen Barka, şunları söyledi: “Biz korkmadan, ürkmeden ‘Başıma ne gelecek’ demeden Sayın Öcalan’ın düşüncelerini tartışabilmeliyiz. Bizim bilime, akla ve bilgeliğe ihtiyacımız var. Bunun için de bütün siyasi mahkûmların özgürlükleri sağlanmalı. Meclis bir af yasası çıkarmalı. Toplum ayrışmalara, kutuplaşmalara, birbirini boğazlamaya değil barışa, kardeşliğe ve sevgiye yönlendirilmeli. Akıl Orta Çağ karanlıklarına esir edilmemeli. Bilimsel bilgilerle geliştirilmeli. Bugün hem doğamız yok oluyor hem toplumumuz hem de tarihsel süreç içinde ürettiğimiz bütün değerlerimiz yok oluyor. Eğer yapay zekayı sermayenin eline verirseniz dünyanın sonunu tabi ki getirir. Ama düşünün ki insancılların, Ekolojik Komünal Toplumu savunanların elindeyse yaşamı bize sağlar.”
‘ÖCALAN’LA GÖRÜŞÜRSENİZ BARIŞI KURARSINIZ’
Öcalan’la görüşüldüğü takdirde sadece ekolojik yaşamın değişmeyeceğini kaydeden Barka, Öcalan’la görüşmeler başladığında önce savaşın duracağını ifade etti. Dünya devlet liderlerinin “Savaş” derken, PKK Lideri Öcalan’ın “Barış” dediğini vurgulayan Barka, “Öcalan’la görüşürseniz barışı kurarsınız bu ülkede” dedi.
Öcalan’ın “Ekolojik Komünal Toplum” önermesinde kolektif bir yaşam olduğunu belirten Barka, “Bakıyorsunuz mülkiyetle birlikte, sahip çıkılmayla birlikte başlıyor öykü ve bu günlere kadar geliyor. Biz de diyoruz ki işte ekolojik toplumun kurulabilmesi için mülkiyetin olmaması lazım. Bizim ekolojik bakışımızda ‘Mülkiyeti çözersek sorunu çözebiliriz’ yaklaşımımız var. Ancak nasıl yapacağımız konusunda olduğu yerde kalıyor. Ama Sayın Öcalan, bunun nasıl inşa edileceğinin siyasi, toplumsal, ekonomik yollarını da göstermiş. Ekolojik Komünal Toplumu ortaya attığı gibi onun nasıl kurulacağını da söylemiş. Bu nedenle biz ekolojistler için de Sayın Öcalan önemli bir figür ve özgür olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
MA / Ruken Demir 

Related Articles