Dil sürçmesi mi egemenin aklına teslim olmak mı dersin?

Bugün biraz acelem var kusura bakmayın, Ulaş ve arkadaşlarıyla  bir yerlere gideceğiz, kapının önüne gelince beni arayacaklar. Artık bir dahaki sefere Zanzibar muhabbeti yaparız.

Doğrudan konuya girelim ilk meselemiz  Kürtlere dönük onları nesneleştiren memleketimizdeki hakim bakış açısı. Maalesef çoğu zaman farkına varılmasa da bu zihniyete bir çok kişi ortak oluyor. Değerli gazeteci Fehim Taştekin de Al Monitor’daki (Deng24’te de paylaşılan http://deng24.com/kurtler-bu-kez-rus-katarinda-fehim-tastekin/) Kürtler bu kez Rus katarında başlıklı yazısında benzer yaklaşımı sergilemiş. Sorunun ne olduğu önemli ölçüde bu başlıkta sırıtıyor. Bölgeyi iyi bilen Sayın Taştekin’in dili sürçmüş deyip geçebilirdik, fakat bu mantık Türkiye solunun önemli bir bölümü dahil yaygın olan “akıl sakarlığı”nı sergilemesi açısından ele almaya değer.

Kısaca izah etmek gerekirse Kürtler Suriye’de son yedi yılda yürüttükleri meşru, çok yönlü mücadele sayesinde siyasal bir özne konumunda. Bölgenin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen her güç Kürtleri hesaba katmak, ortak etmek zorunda. Daha da önemlisi PYD siyasal programıyla ve yaptıklarıyla Suriye’nin geleceğinde bir “umut” varsa, onu temsil ediyor. Aynı zamanda Kürtler bütün bunları yaparken milliyetçilik zırhı arkasına da saklanmıyor.

Bir egemenin bakış açısı dahilinde elbette “köle”nin  bir aklı ve iradesi olacağını kabullenmek zor. Ama böyle! Siz laf ederken onlar mücadele etti. Sahi kimlikleri dahi olmayan Suriyeli Kürtlerin PYD’nin adını duymuş muydunuz hiç, bundan altı yedi yıl önce?

Mahmur saldırısı

Başlık farklı olsa da aynı egemen aklının burada da sergilendiğini görüyoruz. Hafta içi Irak’ta muhtemelen Erdoğan rejimi tarafından düzenlenen bir saldırı yaşandı. Muhataplarının açıklamasından bir bölüm şöyle:

“…6 Aralık günü saat 18.45 sularında Birleşmiş Milletler’in denetimindeki Maxmur Şehit Rüstem Cudi Mülteci Kampında bulunan, Maxmur Öz Savunma Güçlerine yönelik bir hava saldırısı gerçekleşmiştir. Gerçekleşen bu saldırı sonucu Maxmur Öz Savunma Güçlerinden şehit ve yaralılarımız vardır…..”(Maxmur Halk Meclisi açıklaması)

Daha sonra 5 kişinin hayatını kaybettiğini öğrendik.

BM kendi kampının hava saldırısıyla vurulduğunu duymadı. Irak merkezi hükümeti kendi topraklarında işlenen bu cinayete gözlerini kapadı. Sadece onlar değil, kameraları radarları çalışmayan dünya ile birlikte memleket solu da gözlerini yumdu. Çünkü o ara Filistin’e cenge gideceğiz lafları etmekle meşgullerdi. Zaten sonuçta ölen üç beş Kürttü. Her zaman olmuyor muydu. Ayıkmıyorlar ama bunun bir farkı var, devlet ses çıkarmadığınız sürece öldürmekte sınır tanımayacak! Hem kusura bakmayın, bir kez daha belirtmeliyim: lafla ne Filistin kurtulur ne biz!

İmana gelenler

Dedektifinizi mi okudular, başkaları mı uyardı bilinmez ama Sayın Uras ve saz arkadaşlarından yedikleri haltı sindiremediklerini ifade eden bir açıklama geldi. (https://www.artigercek.com/gazeteci-ve-akademisyenlerden-zorunlu-aciklama) Kendilerini kutlarım. En azından faşist demagojinin aleti olduklarını geç de olsa fark ettiler. Tabii en azından bir vatandaş olarak benim beklentim arttı. Kendilerine iftira atan, rencide eden bakana ne zaman dava açacaklar, merak ettim?

Ayrıca Sayın Uras’tan kişisel bir ricam var. Yüce başbuğumuz Gümülcine’de gençlere Adam ol ırkına çek!” buyurmuş. Bu mühim tavsiyenin demokrasimizin gelişiminde bizi kaç fersah zıplatacağını tv tv dolaşarak açıklarsa, şimdiden sonsuza kadar kendine müteşekkir kalacağımı belirtmek isterim.

Kemal Okuyan mı dediniz? Adam oluyor, acele etmeyin, yavaş yavaş. Son yazılarına bakacak olursak  en azından rejimi bir yıkan olursa itiraz etmeyecekmiş.

Neyse bugünlük bu kadar yeter, telefon çalmaya başladı bile, hemen kapıya koşmalıyım….

Medya Dedektifi

Zanzibar-08 Aralık 2017

akşam saatleri

Related Articles