Demirtaş 460 gün sonra savunma yaptı

ANKARA – Tutuklu bulunduğu dosyadan 460 gün sonra savunma yapan Selahattin Demirtaş, “Bunlar İmralı’dan talimat alıyor” yönünde maruz kaldıkları suçlamaya dair, bir bakanın kendisine 2010 referandumunda “evet” oyu vermeleri için PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla not ilettiğini söyledi. Demirtaş, “Kabul etmedik. Hem yazıda öyle bir şey yok… Destekleyin ya da desteklemeyin demiyor” dedi ve Öcalan’ın notunu paylaştı.

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olduğu davanın ikinci duruşması Sincan Cezaevi’nde kampüsünde bulunan duruşma salonunda başladı. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli’nin de izlediği davaya, 20 kişilik izleyici sınırlaması getirildi.
Davayı izlemek için yurt dışından gelen heyetler de duruşma salonuna alınmadı. Salona alınmayan yabancı heyetlerin içinde Almanya, Norveç, Danimarka, Kanada, İsveç, Birleşik Krallık, Hollanda, Fransa, İrlanda büyükelçiliklerinin temsilcileri de var.
Yine Fransa Komünist Partisi temsilcileri Sylvie Jan ve Michel Laurent, Norveç’ten insan hakları Savucuları Bente Knagenhjelm ve Kari Torsteinson, Londra Barosu’ndan avukatlar Margaret Owen, Ali Has,  Stephen Knight, Almanya Sol Parti Berlin Eyalet Parlamentosu Üyesi Hakan Taş, Danimarka Kırmızı-Yeşil Birlik Milletvekili Søren Søndergaard, İtalya’dan avukat Giacomo Gianolla da duruşma salonuna alınmayanlar arasında.
‘KORKUNÇ BİR ŞEY’
Bu isimler gibi, geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştiren HDP kongresine katılmak için Türkiye’ye gelen Filistin özgürlük mücadelesinin simge ismi Leyla Xalid de duruşma salonuna alınmadı. İçeriye alınmaması üzerine salon önünde kısa bir açıklama yapan Leyla Xalid, “Selahattin Demirtaş’ın duruşmasını izlemek için geldik, ancak polis bizim içeriye girmemize izin vermiyor. Korkunç bir şey. Çünkü demokrasilerde böyle bir şey olmaz. Bu durum yargının bağımsız olmadığını gösteriyor” dedi.
Davanın ilk duruşmasına kelepçe takılmasına karşı çıktığı için getirilmeyen Demirtaş’ın ilk kez getirildiği duruşma, kimlik tespiti ile başladı. Tam 460 gün sonra tutuklu bulunduğu ana davadan duruşma salonuna gelen Demirtaş, savunma yapmaya başladı.
GAZETE MANŞETLERİNİ GÖSTERDİ
Savunmasında hakkındaki iddianamenin kabulüne ilişkin itirazlarını sıralayan Demirtaş, dokunulmazlıkların kaldırılması öncesindeki gazete manşetlerini tek tek mahkeme heyetinin dikkatine sundu. Demirtaş, “Şu kadar yayını Demirtaş uzaylıdır diye yazsalardı, herkes benim uzaylı olduğuma inanırdı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasından önce medyaya taşınan manşetlerle bir algı operasyonu oluşturulmuştur” dedi.
‘HUKUK REZALETİNE SES ÇIKARMADINIZ!’
Anayasa 83/2. maddesine atıfta bulunan Demirtaş, “Meclis kararı olmadıkça tutuklanamayacağını, ancak buna rağmen 15 aydır tutuklu olduğunu belirtiyor. Mahkeme bu denetimi de 15 ay boyunca yapmadı. Milletin iradesini korumanız lazım, Selahattin Demirtaş’ın değil! Parlamento korkuyor, yargının cesur olması lazım. Denetim ancak böyle sağlanır. Her gün kanunlar çıkarılıyor, Anayasa değişikliği yapılmaya çalışılıyor, milletin iradesi olan bizler de bu olanları bir hücrede izlemek durumunda bırakılıyoruz. Biz de izliyoruz, yargı da izliyor. AKP Parti Sözcüsü; Meclis’te tutuklamadık, uzun süre tutuklamadık diyerek yargı yerine karar verdiklerini alenen beyan etmiş oldular. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu düşünülebilir ama öyle değildir. Demokrasi güçleri bugüne dek büyüyerek geldi. 1,5 yıl içerisinde 3 bini aşkın HDP’li tutuklandı. HDP bir anda suç işleme kararı mı aldı? Yargı bir anda HDP hakkında karar mı aldı? Anayasa değişikliğini yapmak için HDP’yi kriminalize etmeleri gerekiyordu, o nedenle usule uygun olmayan şekilde bizleri tutukladılar. 31 fezlekeden 1 fezleke tarafıma tebliğ edildi. Geri kalan 30 fezlekeden gizlilik kararı sebebiyle haberdar olamadık ama 31 fezleken savunmam isteniyor. Soruşturmadan bu yana dosya önünüze siyasi saiklerle geldi. Ancak siz usule aykırılıkları gidermek yerine, heyet olarak emniyet müdürlüklerine yazı yazarak başka deliller elde etmeye çalıştınız. Şu ana kadar adil yargılanacağıma dair en ufak bir izlenim edinmedim. Lehime olan delillere dair tek işlem yapılmadı. Heyet olarak bugüne kadar olan hukuk rezaletine ses çıkarmadınız. İçeride de olsak dışarıda da olsak bu ülkenin demokratikleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz…”
ERDOĞAN’IN SÖZLERİ HATIRLATTI MAHKEME MÜDAHALE ETTİ
Demirtaş savunmasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dokunulmazlıklarla ilgili sözlerini hatırlattı. Bu sırada Mahkeme başkanı “Usule ilişkin itirazlarınızı açıklayın, başka konulara giriyorsunuz” diye müdahale etti. Demirtaş ise, “Dokunulmazlık bu kadar önemli, böyle olacaksa savunma yapmam o zaman. Dokunulmazlığı kaldıran Erdoğan’sa buna dair söz söylemem gerek” karşılık verdi.
İÇTÜZÜK KANARYA SEVENLER DERNEĞİ TÜZÜĞÜ DEĞİL
Dokunulmazlığın kaldırılmasında siyasi saiklerle hareket edildiğini, amacın HDP’yi siyasetten tasfiye olduğunu söyleyen Demirtaş, bu kaldırma sürecinin ayrıca İçtüzük hükümlerine aykırı olduğunu kaydetti. Demirtaş, “İçtüzük Kanarya Sevenler Derneği tüzüğü değildir, İçtüzük Anayasanın önemli bir parçasıdır” dedi.
KİŞİYE ÖZEL ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YAPILAMAZ
Usule uygun Meclis kararı bulunmadığını, Anayasa değişikliği ile geçici madde koymanın Meclis kararı olmadığını söyleyen Demirtaş, bu süreçte CHP’nin tavrına da dikkat çekti ve ekledi: “Anayasaya aykırı bir düzenlemeye evet derken ne oldu işte CHP milletvekili de içeride.”
CHP, Anayasa Mahkemesine götürmediği için yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi denetiminden geçemediğine dikkat çeken Demirtaş, “Anayasa değişikliği kişiye özel yapılamaz. 132 milletvekilinin milletvekilliğini kaldırmak kişiye özgü düzenlemedir” dedi.
BİZ BU ÜLKENİN PARYALARI DEĞİL EVLATLARIYIZ
Tutuklu yargılandığı dosyayla ilgili eleştirilerde bulunan Demirtaş, “Benim itirazlarımı dinlemeniz lazımdı. Biz bu ülkenin yurttaşlarıyız. Bu vatanın evlatlarıyız. Biz bu ülkenin paryaları değiliz. Adalet mülkün temelidir. Sarsılırsa mülk sarsılır. Yargıçların hukukun egemenliği ilkesini sonuna kadar savunması gerekir. Yapmazsanız sıkıntı olur. Yaparsanız ne olur yurttaş sıkıntı yaşar. Türkiye batmaz. Demokratik bir ülke olacak. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Bu suçu işleyenler yargı önünde hesap verecekler” dedi.
Demirtaş konuşmasının sonunda itirazları doğrultusunda yargılamanın durdurulması, düşürülmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme talepleri değerlendirmek için öğlen arası verdi.
DEMİRTAŞ’A ÇİN SEDDİ!
Mahkeme başkanı ara verdikten sonra Demirtaş’ın çevresindeki jandarmalar ayağa kalktı, Demirtaş’ın çevresinde ellerini birbirinin omzuna atarak bir çember oluşturdu. Bu manzara avukatlar ve siyasetçilerin “Bu nedir? Çin Seddi mi kuruldu? Halay mı çekiliyor” itirazlarına yol açtı. Mahkeme başkanı güvenlik için olduğunu söylerken, bazı milletvekillerinin Demirtaş’ın elini sıkmasına izin verildi.
Demirtaş, askerler eşliğinden çıkartılırken, izleyiciler “Seni seviyoruz başkanım” dedi, geldikleri şehirlerden getirdikleri selamlarını Demirtaş’a iletti. Demirtaş da onlara el salladı.
‘BUNLAR İMRALI’DAN TALİMAT ALIYOR’ SUÇLAMASINA YANIT VERDİ
Duruşmaya verilen aranın ardından savunmasına devam eden Demirtaş, kendilerine iktidar cephesinden yapılan “Bunlar İmralı’dan talimat alıyor” şeklindeki suçlamalara dair çok önemli açıklamalarda bulundu.
Demirtaş, “Şahsımla ilgili de özel bir hassasiyeti var. Sadece partimle ilgili değil. 2010 referandumunda partim boykot kararı aldı. Bizim üzerimizde ‘evet’ oyu verilmesi için baskı oluşturuldu. O dönemde partimin içinde olmadığı bir çözüm süreci vardı. Oslo süreci olarak bilinen Hükümet ve PKK yetkililerinin yüz yüze görüştüğü süreç. Anayasa teklifi sunuldu. Biz 2 şeye itiraz ettik. Birincisi kimlikle ilgili düzenleme olmamasına, ikincisi de HSYK ve yüksek yargıyla ilgili düzenlemelerdeki tehlikelere dikkat çektik. Diğer maddeler mavi boncuk olarak yer aldı.
‘BAKANIN KENDİSİ İMRALI’DAN YAZI GETİRDİ’
Boykot kararı aldık. Ne yaptılar biliyor musunuz? ‘Bunlar İmralı’dan talimat alıyor’ diyorlardı ya. Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla Bakanın kendisi İmralı’dan yazı getirdi. Bana getirdi. Niye, referandumda hem parlamentoda hem dışarıda ‘evet’ oyu vermemiz için. İnkar ederlerse tanıkları burada dinleteceğim. Kabul etmedik. Hem yazıda öyle bir şey yok. Abdullah Öcalan’ın el yazısı. Defalarca adada, 8 defa ben İmralı’ya gittim. Yazı şu:
‘Partimiz hangi kararı verirse saygı duyuyoruz. Ama Anayasa değişikliği acaba yeni bir diyaloğun, çözüm sürecinin önünü açar mı, parti olarak değerlendirmenizi rica ediyorum.’
Destekleyin ya da desteklemeyin demiyor. Bunu İmralı’nın talimatı diye hükümet getirdi. Bizim İmralı’dan talimat aldığımızı söyleyenler Öcalan’ın el yazısıyla getirdi. Kabul etmedik. Boykot tavrımızı sürdüreceğiz dedik, uzlaşı istiyorsanız diğer maddelerdi. HSYK ve dil kimlik ile ilgili değişiklikleri geri çekin dedik. Kabul etmedik.
‘PARTİMİZE KARŞI SİYASİ BASKIYI BAŞLATAN BİZATİHİ KENDİSİDİR’
Majesteleri öfkelendi tabi, ‘Hani İmralı’dan talimat alıyorlardı’ demiş bakanlarına. Onlar da ‘bilmiyoruz vallahi’ demişler. Bizimle ilgili asıl kriz, o zaman başladı. Sen misin biz Oslo’da çözüm süreci yürütürken, benim Anayasa değişikliğimi desteklemeyen. Partimize karşı siyasi baskıyı başlatan bizatihi kendisidir.”
‘ADAYLIĞIMDAN RAHATSIZ OLDU!’
Bu sözlerinin devamında “Niye bu iddianameler siyasi saiklerle hazırlandı, niye benimle husumeti var anlatıyorum. Tanıklarını da dinleteceğim” diyen Demirtaş,  devamında şunları söyledi:
“2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi. 2014’te de İmralı çözüm süreci vardı. Hiçbir şekilde Cumhurbaşkanı adayı olma talebim yoktu. Ama partim beni aday gösterme kararı aldı. Onur duydum. Ne yaptı, İmralı üzerinde adaylığımı geri çekme baskısı yaptı. Tanıkları var. Devlet adına görüşmeyi yürüten heyet, ‘Beyefendi (Erdoğan) çok rahatsız oldu adaylığınızdan, hem çözüm süreci yürütüyor hem niye aday oldunuz’ dedi. Biz kendisinin kölesi miyiz? Cevabım buydu. Biz demokratik siyaseti güçlendirmek için çözüm süreci yürütüyoruz. Biz PKK’ye silah bıraktırmak için uğraşıyoruz da HDP’ye siyaseti bıraktırmak hedefler arasında değil. Biz demokratik siyasette güçleneceğiz deyince niye rahatsız oluyor? Çözüm sürecinin ruhuna bu aykırıdır.
Kampanyasının ortasında, gene tanık dinletebilirin, şu anda yüksek bürokraside görevli birisi geldi ve ‘beyefendi çok rahatsız’ dedi. ‘İkinci tura kalmamım kendisi açısından ne yararı var, çözüm sürecini hiç mi düşünmüyor.’ Çünkü anketler yüzde 10’un üzerinde gösteriyor beni, diğer aday Ekmelettin İhsanoğlu beklenen oyu alsaydı, ikinci tura kalıyordum. Cevabım aynen şu oldu: Kendisine söyleyin demokratik siyasete inanıyoruz. Demokratik bir şekilde de çalışmamızı yürütüyoruz. Bunun çözüm sürecine nasıl aykırı olduğunu iddia edebilir. Ben aday oldum son güne kadar da kampanyayı en güçlü şekilde yürüteceğim.
İnanamıyorum, niye uğraşsın ki koskoca cumhurbaşkanı bir siyasetçiyle niye uğraşsın. Uğraşır, uğraşacak çok şey bulur. 7 Haziran seçiminde parti olarak seçime girmeyelim diye İmralı üzerinden bize baskı yapmaya kalkıştılar. Devlet İmralı Heyeti; ‘Çözüm sürecine aykırıdır’ dedi. ‘20-25 milletvekili neyinize yetmiyor, bağımsız girersiniz’ dedi.
Niye AKP’ye 400 milletvekili lazım. Tek başına Anayasa değiştirecek. Bir gün sonra HDP, PM kararı olmamasına rağmen parti olarak seçime gireceğini açıkladı. Partim 7 Haziran’da parti olarak seçime girmeliydi. Doğru yaptı. PM de hemen ardından oy birliği ile bu kararı aldı.  Çünkü kendisi engellemeye çalışıyor. Kandil’in, İmralı’nın talimatlarıyla Demirtaş şunu yaptı diyenler, bana bunları yaptırmaya çalıştılar.”
DAVAYA DAİR
“Terör örgütü kurma ve yönetme”, “Örgüt propagandası” ve “Suç ve suçluyu övme”  iddialarıyla suçlanan Demirtaş, 142 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Diyarbakır’da açılan dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınmıştı. Demirtaş hakkında son 1 yılda 33 dava açıldı. Demirtaş’ın bugün Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, daha önce kendisi hakkında hazırlanan ve dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye gönderilen 31 fezlekenin toplamından oluşuyor.
 Kaynak:MA

Related Articles