Daiş’in Türk distribütörleri ve AKP’nin hamiliği

Türkiye’nin Ortadoğu’daki emelleri artık herkesin malumu. “Kardeşim Esad”dan “Esed”e uzanan yolda, Suriye ülkesinin toprak bütünlüğüne göz diken ve “stratejik derinlik” hayalleriyle Ortadoğu batağına batan Erdoğanlı Türkiye, bu uğurda pek çok insanlık suçuna imza attı. Fakat; MİT TIR’larıyla ayyuka çıkan en büyük suç ise, DAİŞ adlı terör çetesinin göz göre göre desteklenmesiydi. Türk devleti, Suriye’yi yıkmak ve sınırlarını sözüm ona genişletmek uğruna, kendi sınırlarının delik deşik olmasına göz yumarken, DAİŞ’in Türkiye’yi sadece bir rota olarak kullanmasına değil, pek çok şeye de yol verdi. Birazdan okuyacağınız detaylar; bu uluslararası terör şebekesinin Türk devletinin kucağında nasıl büyüdüğünün belge belge, kanıt kanıt ispatıdır. Tabii bu ispatın, önceki dönemlerde defalarca ispatlandığını, YPG’nin sık sık Türk menşeli silahları kamuoyuyla paylaştığını da en başta belirtelim.

ConflictArmamentResearch (CAR), Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve İslamcı örgütlere yapılan geleneksel silah tedarik zincirini belirlemek ve izlemek için çalışmalar yapan bir kuruluş. CAR’ın son dönemlerde dikkatini verdiği yerlerin başında, DAİŞ silahları geliyor. CAR geçtiğimiz yılda yaptığı uzun araştırma sonucu yayınladığı raporda; Türkiye’nin DAİŞ’in silah ve patlayıcı maddelerin ana tedarikçisi olduğu ispatladı. CAR’ın bulguları, DAİŞ’inTürkiye’de önemli bir satın alma ağı kurduğunu ortaya çıkardı. Araştırma; sadece Musul alanındaki DAİŞ silahlarının kaynağına dair. Ancak bu kadarı bile; Tayyip Erdoğan Türkiye’si ile DAİŞ çetesi arasındaki ilişkiyi açıklıkla gözler önüne seriyor.

CAR araştırmasında; DAİŞ silahlarının hangi tesislerde üretildiğini, kuvvetlerini, içeriklerini tek tek belgelenmiş durumda. Araştırmada silah üretimi için yayınlanan teknik talimatlar, tesislerin koordinasyonu, üretim döngüsü, hammaddelerin işlenmesi, silahların montajı gibi çok farklı başlıklar da yer alıyor.

29 ay boyunca yapılan araştırmaların tamamı 5000’den fazla belgeye dayanıyor. Bu belgelerde; DAİŞ’in toplu silah alımları, tedarikçileri, kaynaklarının neredeyse tamamının Türkiye ve Türkçe olduğu dikkati çekiyor. Silahlarda kullanılan kimyasalların tedarik zincirinin Türkiye’den Suriye’ye uzandığı ise CAR’ın daha önce defalarca tekrar edilen bir gerçeğin teyit etmesi olarak yorumlanabilir.

CAR’ın belgelediği bulgulara göre; DAİŞ Türkiye iç pazarında kendisine distribütörler yaratmış durumda. Böylece çok geniş bir satın alma sistemi kurarak, çok kompleks bir endüstriyel silah sistemini inşa etmeyi başardığı belirtiliyor. CAR; DAİŞ’in Türkiye’de kurduğu ağ sayesinde bir ulusal askeri güçten beklenebilecek sofistike bir silah idaresi, üretimi ve raporlama sistemi kurduğuna dikkat çekiyor. DAİŞ’in Türkiye’nin yardımıyla işgal ettiği yerlerde kurduğu silah fabrikalarında çok etkili silahlar üretebildikleri de vurgulanıyor.

Tamamı tablolarla ortaya konan raporda; DAİŞ’in Türkiye’den aldığı silah ve patlayıcı yapımında kullanılan maddeler bazıları da listelenmiş durumda ki, bunlar sadece Musul’da gözlem yapılabilen alanda tespit edilebilen ürünler:

Bomba yapımında itici güçleri olan potasyum nitrat, monoamonyum fosfat, şeker alkolü hammaddesi olan sorbitol, şeker, patlayıcı dolgu olarak kullanılan alüminyum, daha çok roketlerde kullanılan gres yağı, harç kalıplarında kullanan çimento ve kalıp çekirdekleri.

Dediğimiz gibi; CAR bulduğu her malzemeyi fotoğraflamış ve belgelemiş de. Sırayla bakalım.

1 numaralı fotoğrafta Toros Gübre adlı Türk şirketi tarafından üretilen potasyum nitrat torbası görülüyor. CAR, bu torbayı Kasım 2016’da Musul’da görüntülemiş.

Kuruluş; bir başka potasyum nitrat üreticisi olan, Türk menşeli Doktor Tarsa Inc ile iletişime geçerek, bu patlayıcı hammaddesinin de izini sürmüş. Ve bu Türk şirketinin, buldukları potasyum nitrat kalıntılarını Irak ve Suriye’ye 18472 lot numarasıyla sattığını ortaya çıkarmış.

4 numaralı fotoğrafta Türkiye’nin eski KİT’lerinden olan Türkiye Şeker Fabrikaları’nın ürettiği şeker torbası, CAR tarafından belge olarak rapora konmuş durumda.2-3numaralı  fotoğraflarda bu ürünleri görmek mümkün.

5 ve 6 numaralı resimlerde gördüğünüz patlayıcıların ilki Karakuş’ta bulundu, ikincisi ise Felluce’de. İkisi de Türkiye’den alınan alüminyumla üretilmiş ve ikincisinin Türkiye’deki Metkim şirketinden satın alındığı apaçık görülüyor.

Yine DAİŞ’in silah yapımında kullandığı Monoamunyum Fosfat da, CAR tarafından araştırılan bir başka veri. Ve araştırmada ortaya çıkanlar şunlar:MonoamunyumFostfat; Letonya kökenli SIA UralchemTrading adlı bir şirket tarafından üretiliyor. Şirket; 2011’e kadar doğrudan Suriye’ye sattığı bu ürünü, savaş sonrasında Türkiye’de suda çözünür gübreler alan bir Türk şirketine sattığını kabul etti. Letonya şirketi, ürünü distribütörlere sattığını, daha sonraki satışı takip etmediğini aktardı. Böylece, söz konusu Türk gübre şirketinin DAİŞ’e silah ve patlayıcı yapımında kullanılan MonoamonyumFosfat’ı sattığı delilleriyle ispatlandı.

Doğrudan belgelenen silah ve mühimmatın yanı sıra; patlayıcı maddelerin hazırlanmasına ilişkin malzemeler de CAR tarafından belgelenmiş. DAİŞ silah tesislerinde bulunan bu yardımcı ürünlerin tamamı da Türkiye’den getiriliyor.

7 ve 8 numaralı fotoğraflarda Petrol Ofisi tarafından üretilen Kauçuklu gres yağını ve ürün kodunu görmek mümkün.

Silindirlerde kullanılan gres yağları, makinaların ve roketlerin dişlilerinin kolay açılmasını sağlamak amacıyla kullanıyor. Petrol Ofisi’nin 21eylül 2015’te ürettiği Gres Yağı’nın ürün kodu da CAR tarafından, Türkiye’de araştırıldı ve ürünün Türkiye’de üretildiği tespit edildi.

Oldukça uzun ve ayrıntılı olan rapordan özetleyerek aktaracağımız son veri şu: Musul’da Kasım 2016’da bulunan ve 9 numaralı fotoğrafta gördüğünüz çimento ise, Türk şirket Canbensan tarafından üretiliyor.

Related Articles