• Bütün Kürtlerin Ortak Hayali Bağımsızlık!

    Kürtler için  ortak hayal etmek ve bu hayali yaşamak dahi yasak. Bu yasakçı zihniyet sadece bölgesel sömürgeci güçlerle, yada Ortadoğu’yu egemenlik sahaları olarak kulanan uluslararası güçlerle sınırlı olsa, anlamak kolay. Anlaşılması zor olan Kürtlerin kendi dünyası. Referandum günü Güneyde yaşanan çoşku ve heyecanın aynı duygularla Kürdistanın diğer parçalarında yaşanmamışlığını neye yorumlamak gerekir? Bölgesel sömürgeci güçlerin […]

    Read more ...
  • Hakikat Savaşçıları

    Gazeteciydiler. Hakikate sevdalı. Tek rotaları vardı: Gerçek. Yasaklı bir coğrafyanın gerçeklerini anlatmaktı tek dertleri. Yüzyıllardır aynı kaderi paylaştıkları kardeşlerine fısıldamak. Üç düvelde hüküm süren imparatorluk yıkıldığında, yan yana dövüştükleri ve eşit bir yaşamın düşünü kurdukları kardeşlerine. 119 yıl önce Kürdistan gazetesiyle başlayan bir düşün, 20’inci ve 21’inci yüzyıla taşınmış aracılarıydı onlar. Seslerini kısan, dillerini yasaklayan, […]

    Read more ...
  • Eğitim: İktidarın Aşil Topuğu

      İktidarların zayıf noktası bir topuktan çok daha fazlasıdır, her zaman. Ama Türk toplumu ile devlet arasındaki ilişkiye baktığımızda, abartısız hangi siyasi görüşten, hangi kimlikten olursa olsun, her hanedeki en yakıcı sorunun “Eğitim” başlığı altında konuştuğumuz süreç ve örgütlenme olduğunu iddia edebiliriz. Bu da “eğitim” sorununu mevcut iktidarın aşil topuğu haline getiriyor. Ne hazindir ki, […]

    Read more ...
  • İnsanın En Uzun Hikayesi

      Nefret-Öfke-Şiddet   „Bilmiyoruz.“ diye düşündüm. „Kendimizi tanımıyoruz. İnsan olarak neye-ne kadar tahammül edebiliriz? Tahammül edemediğimizde nasıl-nerede insanlıktan çıkarız? İşte bundan zerre kadar haberimiz yok.“ Elimdeki kitabı masaya bırakırken aklıma ilk gelen şey buydu. Kitap William Saroyan´ın Yetmişbin Süryani adı altında toplanan çoğu otobiyografik, hatta bazıları anı türünde yazılan öykülerinden oluşuyor. O öykülerden birinde(öykünün adı […]

    Read more ...
  • Tüm Kürtler için riskli bir dönem başlıyor

    Ortadoğu’daki gelişmeler üzerine biraz beyin cimnastiği yapalım. Hergeçen gün hesapları gözden geçirmek gerek. Fırsatlar ve riskler içiçe bunlar iyi okunmadığı zaman bir anda en zirvedeyken dipsiz bir kuyuya düşebilirsiniz. Rusya’nın Büyük Büyük hamleleri Rusya bölgede çok önemli bir aktör haline geldi. Cenevre’ye karşı etki alanındaki Astana’yı öne çıkardı. İran ve Suriye’nin yanı sıra Türkiye’yi de […]

    Read more ...
  • Putin’in “gizli müslümanlığı”

    Son günlerde S-400 meselesi üzerine düşünürken, tıpkı geçmişte bağımlılık ilişkisi içinde oldukları Alman ya da İngiliz politikacılar için üfürdükleri türden lafları, memleket matbuatında Putin hakkında da söylerler, Putin’in gizli bir müslüman olduğunu yazarlar, deyip kendi kendime dalga geçiyordum. Ama internete bir göz atınca o işin dünden olup bittiğini gördüm.(1) Olaydan sadece ben bi habermişim. Şaka […]

    Read more ...
  • YENİ SAVAŞ DEVLETİ

    Turgut Özal, başkanlık sistemini doksanlarda tartışmaya başlamıştı. Mevcut parlementer sistem “Türk” burjuvazisi ve egemen ittifakının ihtiyaçlarını artık karşılayamıyordu. En önemlisi, devletin askeriye merkezli kurgusu artık küresel sermayenin ayağına bağ oluyordu. Askeriyenin de çekirdeğini oluşturan Türk Gladyosu yaramaz çocuk oldu hep; Amerika’nın ve NATO’nun sinirlerini oynatabildi. Uzun süredir de kamp değiştirmeyi savunuyor, Rusya federasyonu ile kabul […]

    Read more ...
  • Aliev rejiminin kirli bohçası açıldı

    Neoliberal diktatörlüklerin işledikleri suçların dosyaları yavaş yavaş açılmaya başlandı. Bu çerçevede geçtiğimiz günlerde Azerbaycan uluslararası medyada iki önemli haberle baş köşeye oturdu. Bunlardan biri (1)yaz başında yayınlanan Bulgaristan merkezli bir dosyaydı. Bulgaristan’ın Trud gazetesi haberi ilk yayınlandığında fazla ilgi görmezken, haberi yapan Dilyana Gaytandzhieva’nın Ağustos sonunda işini kaybetmesi ve ülkesinin istihbarat örgütü tarafından sorgulanması basına […]

    Read more ...
  • 1 Eylül Dünya Barış Günü Nasıl Gerçek Bir Dünya Barış Günü Olur?

        İnsanlığın, bütün İnsanların  özgürce birlikte yaşayabileceği bir dünya özlemiyle karşıladığı 21. Yüzyıl ne yazık ki, tam bir kaos, çatışma ve ağır savaşlarla dolu bir yüzyıl haline dönüşmüş durumda. Erkek egemenlikçi zihniyetin tahakkümcü, cinsiyetçi uygulamaları yaşamın ve siyasetin tüm alanlarında toplumsallık, özgürlük ve demokrasi karşıtlığı temelinde ağır tahribatlara neden olmaktadır. Savaştan güç elde etme […]

    Read more ...
  • Nice yaşlara William Saroyan…!!!

    „…Başkalarını gözlemlediğim zaman, yani başka ailelerin çocuklarını, kendi çocuklarımı ve Armenak Saroyan ile Takuhi Saroyan´ın dört çocuğundan biri olan kendimi düşünürüm. Başkalarının çocuklarının ne kadar aklı başında, terbiyeli, becerikli, saygılı ve ne yapacaklarının kestirilebilir olduğunu, buna karşın benim halkımın çocuklarının, insanları hayretten hayrete düşürdügünü görür, şaşar kalırım. Öteki çocuklar kim oldukları, bu dünyadaki yerleri ve […]

    Read more ...
  • Baskın Oran ve bazı fobiler

    Bunca hengamenin içinde konu bitti de sıra Baskın Oran’a mı geldi; diyen çok olacak, biliyorum. Bu yazı yalnızca kendisini değil; onun şahsında aynı küme içinde gördüğüm bir kesim aydına da hitap ediyor. Ancak söz ettiğim kesimle hasım değil, hısım olduğumuz için tek tek isim anmanın bir anlamı yok. Baskın Oran, bu kesimin şimdi tartışacağım konuda […]

    Read more ...
  • İran ve Türkiye’nin PKK’yi yok etme sevdasına dair hikayat

    Son günlerde AKP genel başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış ve iç politikada sık görülen bir makas değiştirme hamlesi yaptı. Bu hamleyi yapmasının en büyük ve tek sebebi KÖH’ne karşı yaşadığı tıkanıklık ve yenilgi korkusu. Bu tıkanıklığı ve yaşanması muhtemel ağır yenilgi olasılığını ortadan kaldırmak için can havli ile İran’a tavizler karşılığında PKK’ye karşı savaşma […]

    Read more ...
  • The Promise, die Erinnerung bleibt , Amerikan Sinemasında Soykırım Olgusu

    The Promise, die Erinnerung bleibt Amerikan Sinemasında Soykırım Olgusu 17.08.2017 tarihinde Almanya´nın her yerinde aynı gün gösterime giren The Promise-Die Erinnerung bleibt korku filmi değil. Ama korku filminden daha korkunç olan tarihsel katliamın kısa özeti gibi bir şey. Konusu 1915´te Osmanlı cografyasında İttihat ve Terakki Fırkası´nın sistemli bir şekilde organize ettiği Ermeniler´e yönelik soykırım. Soykırım(Genozid) […]

    Read more ...
  • Türkçü Siyaset, Türkiye Kürdistanı’nı bitirerek, kaybediyor

    Türk siyaseti kadar, ırkçılığın batağına düşmüş, stratejiden yoksun, bölgesel ve global deneyimlerden ders çıkararak, siyaseti coğrafya ile demografi ile, inanç ve etnik realiteyle, doğal ve stratejik kaynakların konumuyla analiz edip planlar yapmaktan uzak dar bir kafa yok. Bu beceriksizlik, bu aptallık sadece Türklere kaybettirmiyor, Kürtlere de kaybettiriyor. Onu geçelim, ekonomik, toplumsal, siyasal, bilimsel gelişmeleri tıkıyor. […]

    Read more ...
  • HASANKEYF DİYOR Kİ…

        Sen hiç gördün mü beni? Eteklerimi okşayarak, Mezopotamya’ya kutsal bir salınmayla akan Dicle’nin bana nasıl seslendiğini, duydun mu hiç? Binlerce yıldır neredeyse her kavimden, her dinden insanların beni nasıl oya gibi işlediklerine tanık oldun mu? Gün batımlarında Dicle’nin nasıl da kızıla boyandığını, mor silüetimin nehre nasıl da düştüğünü gördün mü? Uygarlığın beşiğiyim ben. […]

    Read more ...
  • Başurun Bağımsızlığı Rojavadan Geçer

    Varsayalım Güney Kürdistan tüm meşakkatleri atlattı. Bağımsızlığını ilan etti. Velev ki Türkiye, İran ve Irak bu kararı tanımadı ve tanımadıkları için siyasi, diplomatik, ekonomik ilişkileri kesti. İhtimal dahilinde midir? öyledir? Peki bu Güney Kürdistan’a kim yardım elini uzatacak? Ya da Güney Kürdistan üzerindeki ambargoyu kim kıracak? Merak etmeyin artık Güney Kürdistan’ın İran, Irak, Suriye ve […]

    Read more ...
  • Alternatif Tarih Çalışmalarında Nesnellik

    „Tarih tekerrürden ibarettir.“ sözündeki mutlak çıkarımı kaderci bir anlayışa yol açtığı için doğru bulmuyorum. Ama ben bunu doğru bulsam da bulmasam da birtakım tarihsel olaylar farklı koşullarda, farklı isimler altında, farklı coğrafyalarda tekrar edip duruyor. Bunu görmezden gelmek de mümkün değil. Peki tarih neden tekerrür ediyor? Bu sorunun cevabı ezberimizde hazır: „Çünkü tarihten öğrenmeyi bilmiyoruz?“ […]

    Read more ...
  • Nuray Mert ve Alaturka Pravda

      Nuray Mert vesilesiyle yaptığımız tartışma “laik mahalle” içi bir tartışma aynı zamanda. Tartışmaya bu niteliğini veren, ilke ve değerler üzerinden gelişiyor olması. Tartışma bir kez daha, “laik mahalle”nin aslında ne kadar farklı değerlere sahip olduğunu gösterdi. Hepimizi kuşatan tarihi kriz aslında bir değerler krizi anlamını da taşımasa, belki bu tür tartışmalar bu kadar önem […]

    Read more ...
  • Serhad Eyalet Lordu, “Ölürüm Türkiyem” ve Benim Özrüm

    2003 yılının başlarıydı. İstanbul’da cezaevindeydim. Yeni tutsakların yanı sıra, davası yargıtay’dan veya AİHM’den dönen ve tekrar yargılanan uzun süreli tutsaklarda vardı. Bunlar yıllardır cezaevinde kalmaları nedeniyle kendilerine bir hayat yaratmışlardı. Edebiyat, müzik, politika konusunda derinleşmiş, okumalarıyla yoğunlaşmış, yazı vb çalışmalarıyla derinleşmişlerdi. Tartışmaları, yazdıkları çok ama çok ilgimi çekiyordu. Bazıları adeta birer ayaklı kütüphane idi. Hafızaları […]

    Read more ...
  • Nuray Mert Vakası

      Elbette bir vaka-i hayriye değil, ama “sol” cenahta neredeyse o ayarda bir tartışmaya sebeb olacak gibi görünüyor. Bütün kesimlerden tartışmaya katılmayan neredeyse kalmadı. Bari ben de bu toplantının “ konuşmayı düşünmüyordum ama dayanamadım” cısı olayım. Tartışmaya katılan bütün yazarları iki eksende tasnif etmek mümkün. Bir kesim olayı, “fikir ve ifade özgürlüğü” kapsamında ele alırken; […]

    Read more ...
  • Anti Faşizm Ezberi ve Radikal Demokrasi

    Bir ülkenin siyasetini sayısız güç, kendi istediği yöne sürüklemek istese de ülke siyaseti, bu güçlerin bileşkesi yönünde ilerler. Söz konusu güçlerin birer vektör olarak bileşkenin oluşumundaki etkisi, yalnızca nicelikleri ile değil nitelikleri ile de önem kazanır. Bu noktada siyasetin bir kuralı olarak, egemen sınıf cephesindeki farklı çıkar gruplarının hem bürokrasi üzerinde hem de toplum üzerindeki […]

    Read more ...
  • Faşizmin onuru ve gururu olmaz!

    Alınan gıdanın çıktığı yerle, edilen lafın, sözün çıktığı yerin yer değiştirdiği Devlet adamlarıyla,  Türkiye dışında, Dünya’nın hiç bir yerinde karşılaşamazsınız. Şekli ne olursa olsun, Devlet denen teşkilatlanma ve bu teşkilatı yöneten insanların bir ciddiyeti, bir saygınlığı vardır. Türk Devlet’i ve Türk Devlet yöneticileri bu meziyetlerin en asgarisine bile sahip  değiller. Ama bu, bunları devlet denen […]

    Read more ...
  • AKP, İnşaat, Rant ve Çürüme II

    Bir önceki yazıda(1), AKP’nin 15 yıllık iktidarı döneminde inşaat odaklı büyümenin nedenleri ve şartlarını irdeledik. Bu çalışmada ise inşaat sektörünün üretimin merkezine konulmasının pratik uygulamaları, kentleşmede yarattığı sorunlar, siyaset-rant ilişkisi incelenecektir.   Sermaye birikiminin en kestirme yollarından biri toprak rantından elde edilen kazançlardır. Zira diğer sektörlerde sermaye birikimi, göreli olarak daha uzun süreci gerektirir. Teknoloji, […]

    Read more ...
  • Suriye’de kazananlar kaybedenler belli oluyor

    Raqqa’daki ilerlemeye paralel olarak, ABD’liler Kürtlerle ilişkilerini daha görünür kılıyorlar. Ziyaretler, açıklamalar, üsler, askeri yardımlar, ortak operasyonlar tartışılmaktan çıkıyor. Artık normal karşılanıyor kabul görüyor. Kürtlerin konumlarını sarsmaya yönelik Afrin saldırısı ciddi bir tehlikeydi. Halen de risk var. Ama büyük ölçüde boşa çıkarıldı. Çünkü oyunu Rusya oynuyordu. Asıl sıkıntı buradaydı. Rusya TC’yi Rojava yönetimine tehdit olarak […]

    Read more ...
  • Demokrasiye Barışçı Geçiş Mümkün mü?

    Bir önceki yazımı bu yazıda başlığa taşıdığım soruyla bitirmiştim. Bu noktayı biraz daha tartışmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Sonuçta herşeyin gelip dayanacağı nokta, yeni bir “toplumsal sözleşme”nin yazılması. Bugün ülkede kimliklere sıkışmış siyaset alanında toplumun nitelikli çoğunluğunun rızasını alabilecek bir güç yok. Bu güce sahip olabilecek yegane merci egemen sınıfların saray merkezli ittifakı olabilirdi ki, onu […]

    Read more ...
  • Erdoğan faşizmde el yükseltirken, Kürt siyasetinde uzlaşmacı çizgi

    AKP iktidarından, iktidarı boyunca yaptığı katliamlardan hesap sorma cesareti olmayan bu politik figürler, konuyu ikide bir hendeklere getirip KÖH’ni bu savaşın sorumlusu yapmaya çalışmaları kendileri açısından belki günü kurtarabilir bir davranış olur ancak yukarıda belirttiğimiz gibi bu topyekün bir imha savaşıdır. Eninde sonunda kendilerini de vuracak bir savaştır. Erdoğan 15 Temmuz darbesinin yıl dönümünde,  anmadan […]

    Read more ...
  • Erdoğan rejimi-NATO gerilimi

    Postmodern karakterli yeniden paylaşım savaşı geleneksel müttefiklik ilişkilerini de çatlatıyor. Bunun bir yansıması, bir süredir NATO ile Erdoğan rejimi arasında çeşitli vesilelerle yaşanmakta olan gerilim durumu. Bu sorun elbette yeni değil. Fakat son dönemde özellikle Rusya’dan alınması gündemde olan S-400 savunma sistemi nedeniyle daha bir görünür hale geldi. Buna ek olarak Almanya ile NATO çerçevesinde […]

    Read more ...
  • Iran’ın Kürtleri Uzun Vadede Çökertme Planı

      Doğu Kürdistan, coğrafi olarak Kuzey Güney hattında yüksek dağların hâkimiyetindedir. Bu yapı ekonomiye de yön vermektedir. Yüksek dağlarda hayvancılık ve kışla ile yayla arasında iç göç egemendi. Meyvecilik ve sebze yetiştiriciliği dağların eteklerinde, sulak alanlarda yaygındı. Ancak İran devleti özellikleri bozdu. Hakimiyetinden uzak olan coğrafyayı kontrol etmek için Kürtleri köy ve kentlere yerleştirmeye yöneldi. […]

    Read more ...
  • AKP’li Yıllarda İnşaat Odaklı Büyümenin Nedenleri, Koşulları* -I-

    Türkiye ekonomisi, Aralık 2000 ve 2001’de Cumhuriyet tarihinin en büyük iktisadi krizini yaşadı. İktisadi kriz, sadece ekonominin temellerini sarsmakla kalmadı, aynı zamanda parlamentodaki mevcut siyasi partileri (CHP hariç) baraj altında bırakarak siyasal yapıyı da kökten değiştirdi. Kriz sonrası 3 Kasım 2002’de yapılan ilk genel seçimi, yeni bir parti olmasına rağmen AKP kazandı. O günden beri […]

    Read more ...
  • Bir tasavvura konuk olunca…

    Hani bazı oyuncaklar vardır. Çocuklar uğraşır uğraşır, parçaları yerleştirir, bütünü bulurlar. Burun yanlışlıkla ayağın yerine gelse, önce güler sonra da bütün ciddiyetlerini takınıp, takdir toplamak için, hızla müdahale ederler ya…   İşte böyle, yaşamın parçalarını birleştirmeye çalışıp, bütüne doğru giderken, takdir toplamaya çalışan bir çocuk gibi değil, yaşamı orada, o kâğıtların üzerindeki büyülü dünya gibi […]

    Read more ...