Beyza Üstün’den ekolojik davet: Hevsel ile dayanışmaya

Sûr’da yürütülen yıkımın sonuçlarının çok ağır olacağına vurgu yapan HDP MYK Üyesi ve ekolojist Beyza Üstün, UNESCO’nun duyarsızlığına karşı bütün halkları Sur ve Hevsel ile dayanışmaya davet etti.

Sûr’da yürütülen yıkımın sonuçlarının çok ağır olacağına vurgu yapan HDP MYK Üyesi ve ekolojist Beyza Üstün, UNESCO’nun duyarsızlığına karşı bütün halkları Sur ve Hevsel ile dayanışmaya davet etti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın KHK ile ‘Özel Proje Alanı’ ilan ettiği Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisi’ndeki ilk etap proje tamamlandı. Kırklar Dağı’nda peyzaj çalışması adı altında ağaçları kesip yerine cami ve sosyal tesis yapan bakanlık, Hevsel’de de 31 hektarlık alanı bu proje için kullanacak. Son dönemde artan yıkım ve doğa kırımlarının en büyük nedeninin faşizmin kapitalizme etkisi olarak değerlendiren HDP MYK üyesi ve Ekoloji aktivisti Beyza Üstün, yıkımların ileride çok ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

‘Doğal alanlar şirketlere teslim ediliyor’

Sermayenin yıllardır Hevsel’e girmek için çabaladığını belirten Beyza Üstün, devletin bölgede güvenlik sorunu yaşadığı için Hevsel ve Sûr’a yöneldiğini ifade etti. Üstün, “Hevsel 2012 yılında rezerve alanı ilan edilerek, 2013 yılında da ilk inşaat araçları bahçelere girdi. Hevsel, binlerce yıldır bu bölgenin doğası, tarihi, kendine özgü mirası ayrıca UNESCO’da da dünya miras listesinde. 2013 yılında üniversitesi öğrencileri ağaç katliamına karşı direnseler de şimdi tekrar Hevsel’e girildi. Önce cami ardından otel ve konutlar yapılarak burjuvaya teslim edilecek. Giderek doğal alanlar su ve enerji şirketlerine teslim ediyor” diye belirtti.

‘Tarihi bellek tehlike altında’

Birinci etabı biten projenin Hevsel’in doğal ve tarihi yapısını yok edeceğini söyleyen Üstün, tarihi belleğin tehlike altında olduğu vurgusunu yaptı. Sur ve Hevsel’e doğrudan askeri araçlar ile müdahalede bulunulduğunun altını çizen Üstün, şöyle devam etti: “Burada yeniden bir kent yapmaya ve yeniden buranın yapısını inşa etmeye çalışıyorlar. Bu da yeni bir demografik yapının var edilmesi demektir. Yani oradaki on gözlü köprünün tarihi dokusu, binlerce yıldır buranın yapısı olan Hevsel’in kendi kimliği ve tabi ki kocaman bir nehrin varlığı yok olacak. Buradan kimseye fayda gelmez. Faydayı sadece para kazanmak isteyen inşaat şirketleri elde edecek.”

Duyarsızlığa karşı dayanışma çağrısı

Yapılan yıkımların ağır sonuçlar doğuracağına işaret eden Üstün, İHD ve kriz masasının yaptığı tespitlerde 40 binden fazla insanın zorla yerinden edildiği örneğini verdi. UNESCO’nun duyarsızlığına karşı bütün halkları Sur ve Hevsel ile dayanışmaya davet etti.

MEDİNE MAMEDOĞLU/GAZETEŞUJIN/AMED

Related Articles