Home / MEDYA DEDEKTİFİ / Aydın arızaları

Aydın arızaları

Bu ara memleket gündemi yoğun, benim Londra’daki işlerse kesat. Erdoğan mı, onunla pek ilgilenmedim. Nitekim Kraliçe ile muhitlerimiz farklı, yalancılar, hırsızlar, katiller, Karındeşen Jack’in torunları bırakın kendi yalanlarıyla daha de derinleştirdikleri çukurlarında eğlensin dursunlar. Biz işimize bakalım….

Memlekette doğal olarak en çok konuşulan şeyin seçim olduğu aşikar. Burada solda duran partilerin tavırlarından çok aydın kısmının tutarsızlıklarına değinmeyi daha anlamlı buluyorum. Sonuçta partiler öyle ya da böyle önümüzdeki süreçte ciddi bir yüzleşme ile karşı karşıya kalacaklar ama aydınlar öyle olmuyor. Bunun ana nedeni hepimizin adeta bir unutkanlık hastalığı içinde yuvarlanıyor oluşumuz. Nitekim bu çağda yozlaşma türlü türlü…

Aydın arızalarına gelince bunun elbette çeşidi bol. Ben bugünlük iki gruba yer vereceğim bu yazıda. İlki seçim ilan edilmeden HDP ve CHP’ye  “O işlevsiz mecliste daha neden oyalanıp duruyorsunuz, sine-i millete dönün.” diye çağrı yapıp bugün aynı meclise girmek için Kuvai Milliye ruhu yaratmaya soyunanlar. Elbette insanlar, düşünceler ve onun nesneleri değişir, fakat nasıl değiştiği ve değişebileceğini, bu kadar iddialı nutuklar attıktan sonra en azından bir izah gereksinimi duyarsınız, üzerine yatıp “neede galmıştıkh…” diye devam edemezsiniz. Ederseniz bütün eski tüfek afra tafranıza rağmen gülünmeyi ve ciddiye alınmamayı hak edersiniz.

Öteki arızalı tipimizse yine seçimlerin neden meşru olmadığı ve meşru olmayacağı, bu yüzden boykot tavrı üzerine yazdı çizdi. Bir kısım aydından destek de gördü. Gelin görün ki ona da aniden bir haller oldu. Boykot vb. bir şeyin bir daha adını anmadığı gibi, “Devrim yapılıyor da biz mi almadık” laubaliliğinde “teoriler” döktürür hale geldi. Kendilerine tabii geçmiş olsun, umarım biran önce akıl sağlıklarına kavuşurlar dileklerimi sunuyorum ve benim gibi cahil cühela okurlara ne olup da bu ani fikir değişikliğine mazhar olduklarını açıklarlarsa sevinirim. Mesele kâbuslarla ilgiliyse yardımcı olmaktan zevk duyarım. Asıl mesleğimiz ne de olsa….

Unutkan romantik

Sol haber portalında yazan Sayın Orhan Gökdemir’de yukarıdaki arızalı arkadaşlarla aynı koğuşu paylaşmakta ısrarlı. Sayın Gökdemir sanırım Presbiyopi yani yaşa bağlı yakını görememe hastalığından muzdarip. Bu normal, lazer tedavisi, yakın gözlüğü ya da hiç gözlük kullanmayıp baktığınız cismi daha uzakta tutarak bu işi idare edebilirsiniz. Ama burada sorun sanki yaşla ilgili değil daha çok irsi. O yüzden ciddi bir tedavi şart.

Bu teşhise nereden vardığıma gelince Sayın Gökdemir “Romantik” başlılıklı yazısında* kendine devrime tutkuyla bağlı bir romantik portresi çizmiş, helal olsun! Evet helal olsun da bu portreyi çizerken referans olarak gösterdikleri arasında niyeyse “ayağına Mekap saçına yıldız takan devrimciler” yok. Sayın Gökdemir epey uzaklardaki devrimcileri görmüş, ama ya yakındakiler….?

Bence Sayın Gökdemir, önce seçime katılmak için başvurup reddedilince boykot kararı alan partisinin tavrının devrimci romantizme nasıl uydurulacağı gibi konuları bir kenara bırakıp, kendisinin yakını görememe haline bir son verirse, belki arkadaşlarına da daha fazla yardımcı olabilir…

*http://haber.sol.org.tr/yazarlar/orhan-gokdemir/romantik-237523

Medya Dedektifi

16 Mayıs 2018-Londra

About Medya Dedektifi

Medya Dedektifi

Check Also

Dünya Gündemi-yazarlarımız N. Salaz ve A. Sever’den değerlendirmeler

Hafta sonları Medya Haber Tv’de Selahattin Ş. Işıldak’ın sunduğu Dünya Gündemi programında dünyadaki hafta içi …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *