Home / Ahmet Haluk Ünal

Ahmet Haluk Ünal

Ahmet Haluk Ünal

Demokratik Çoğulcu bir Kültür Reformu için

Yeni bir parlemento ve Başkanlık seçiminin arifesinde, muhalefetin hiç bir kesiminde değinilmeyen bir konuda, “uzaklardan” bir tartışma başlatmak, bir öneri paketi sunmak, belki ülke içindeki kimi politika yapıcılarının dikkatini çekebilir. Önemli olan yazıdaki görüşlerin benimsenmesi değil, bu tartışmanın fikri mutabakat ya da aşkınlığa sebeb olmasıdır. Elbette böyle bir tartışma bütün …

Read More »

Bir Kurucu İrade Denemesi : Gazeteciler Meclisi

Sevgili Bekir Ağırdırla tanışmamız, HDP CumhurBaşkanlığı seçim kampanyası iletişim tasırımı süreci başına denk gelir. O günden bu yana sunduğu verileri, yaptığı analizleri yakinen izliyorum. Ve bütün analizlerini getirip bağladığı alternatif yokluğu tespitine de tamamiyle katılıyorum. Bu tespitin işaret ettiği alternatif olma halini ise ilk olarak ÖDP’de kullanıma giren kurucu irade terimiyle ele …

Read More »

Faşizm Seçimle Yıkılmaz

  Tartışmaya bir önceki yazıda kaldığım yerden devam etmek istiyorum. CB seçimlerinden bu güne sık sık değişik açılardan hep bu tartışmayı canlı tutmaya çalıştım. Türkiye’de Tayyiban faşizmini yıkıp yerine demokratik bir cumhuriyet inşa etmek için temel iki şart söz konusu. Bunlardan ilki, Kürt ve Türk solunun toplum karşısına birleşik bir …

Read More »

Yeni Toplumsal Sözleşme ve Kurucu İrade

Faşist saray ittifakının siyasal yolculuğunda yeni bir kilometre taşına daha ulaştığını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz 15 gün içinde bu tespiti yapmamıza olanak veren önemli üç önemli gelişmeye tanık olduk. Birincisi, Erdoğan ve müttefiklerinin Türk Devleti’nin (TD) Ortadoğu’da bir alt emperyalist güç olduğu iddiasının kanıtı olarak pazarlamaya başladıkları, Efrin işgali. İkincisi, Doğan Medya …

Read More »

Değerler Savaşı: Efrîn

2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde araştırmacılar, yüzlerce yetişkin gence ahlaki değerler hakkındaki görüşlerini sorar. David Brooks The New York Times’da bu gençlerin durumu hakkında şöyle yazar: “Ahlaki meseleler üzerinde düşünmek ve konuşmak konusunda ne kadar aciz olduklarını görmek insanı hayal kırıklığına uğratıyor.” Gençlerin çoğu, tecavüz ve cinayetin yanlış olduğunu düşünüyordu, fakat …

Read More »

Küresel şer ittifakı

Atlantik Paktı ve Rusya Federasyonu, söz birliği etmişçesine Türk işgal güçlerine yol verdiler. Peki onlar da PYD nin “terörist olduğuna mı inanıyorlar? Bağımsız bir Kürt devleti kuracağını mı düşünüyorlar? Ya da iddia edildiği gibi Türk sınırlarının içine taciz veya tecavüde bulunduğuna ilişkin bilgileri mi var? Ya da PYD’nin müzakere edilemez, …

Read More »

CHP’ye oy verenlere sorular?

Erdoğan’ın inşa ettiği faşist diktatörlük, özel bir savaş devleti olarak, Saray ittifakının kitlesel desteğini büyütmeyi; Ülkenin bütün sağ partilerini, -aralarına CHP’yi de katarak-kendi siyasetinin arkasına konsolide etmeyi yeniden sağladı. Nasıl halkın güvenlik algısını provoke ederek, -HDP koalisyonuna karşı kanlı, şedit bir tasfiye harekatı eşliğinde – 1 Kasım’da 7 haziran sarsıntısını …

Read More »

Afrin savaşını kim kazanır?

Bütün Türkiye, hatta bütün Dünya heyecanla Türk Devleti’nin Afrin’e askeri müdahalesini izliyor. Toplumun büyük bir kesimi “Özerk Kuzey Suriye Federasyonu’nun (KSF), PKK orijinli bir terörist yapılanma” olduğuna inandırılmış durumda. Ancak, 15 yıldır bu inançta olup, Erdoğan’ı istikrar ve huzur umuduyla destekleyenler, iki yıldır Erdoğan’a desteğini kesmeye başladı. Son kamuoyu araştırmalarında …

Read More »

Yapabiliriz -2

Yazının ilk bölümünde Fırat’ın batısındaki solun hakim sosyalizm anlayışı, parti, program yaklaşımı sürdükçe, duvarın altında kalan sosyalizmle köklü bir yüzleşme yaşanmadıkça, alternatif bir ülke ve yaşam tahayyülü geliştirmenin de imkansız olduğunu yazmış, Türkiye topraklarında söz ettiğim içerikte bir yüzleşmeyi göze alabilen tek liderin de A. Öcalan olduğunu iddia etmiştim. Bu …

Read More »

Yapabiliriz – 1*

  Daha 1987’de “Yeni Öncü” dergisinin birinci sayısının çıkış ve takdim yazısında “amaca uygun araç ve yöntem” meselesi üzerine yazdığımı hatırlıyorum. Mealen şöyle yazmıştım; “Amaca uygun olmayan, hatta onunla zıt yöntem ve araçlarla, amaca ulaşamayız. Bu nedenle yöntem ve aracımızın ilkelerini yarından edinebiliriz. Yarından bu güne bakarak doğru bir yöntem …

Read More »

“Ne mutlu Türk’üm” burjuvazisinin faşizm ihtiyacı – 3

Üç bölümdür süren bu seri yazının bir önceki bölümünde yazıyı şöyle bitirmiştim; “Kısacası Erdoğan/Avrasyacı ittifakı için deniz bitmiş görünüyor. Burada tartışmanın gelip dayandığı yer, bizim ne yapacağımız ve nasıl yapacağımız, meselesi. Eğer doğru bir strateji kuramazsak, büyük ihtimalle “geleneksel Atlantikçi devlet aklı” hazırladığı projeler üzerinden (Kılıçdaroğlu ve Akşener) Erdoğan’dan kurtulup, …

Read More »

“Ne mutlu Türküm” burjuvazisinin Faşizm ihtiyacı -2

Bu serinin ilk yazısında artık yüzyüze olduğumuz Faşist Diktatörlüğü yenebilmemiz için, onun hangi ihtiyacın ürünü olarak vücut bulduğunu doğru analiz edersek, doğru bir mücadele stratejisi belirleyebileceğimizi söylemiş; buna ilişkin tespitlerimi paylaşmaya başlamıştım. Temel önermemi hatırlatıp, devam edeyim. Küresel kapitalizmin 1980 lerde yöneldiği “neoliberal piyasacı ekonomi” stratejisi, Türk Devleti’nin önüne de …

Read More »

“Ne mutlu Türküm” burjuvazisinin Faşizm ihtiyacı

Son KHK ile yeni ve çok tehlikeli bir eşiğin aşılmış olduğu malum. Faşist diktatörlük asgari kurulumunu tamamladı. Yeter şart değilse de, gerek şart oluştu. Artık faşist diktatörlüğün önlenmesi değil, yıkılması mücadelesiyle yüzyüzeyiz. Bence, başarılı bir mücadele için, ilk anlamamız, açıklamamız gereken, yüzyüze olduğumuz faşist diktatörlüğün kimin, hangi ihtiyacından kaynaklandığı, sorusu? …

Read More »

Seçim sistemi AKP’nin aşil topuğudur

Referandumdan bu yana #Hayır tarafında yer almış herkesin hayali bu kesimin ortak hareket etmeyi sürdürmesi. Çünkü ne yazık ki, bütün sol muhalefet “anti diktatoryal mücadele”yi partiler ve kurumlarla işbirliği alanında arıyor. Bu arayış öylesine karşılıksız ki, atılan her adımda yol, #Hayır “cephesinin” gerici, şöven, ırkçı, erkek, milliyetçi parti ve kurumlarına …

Read More »

KÖH’nin Türkiyelileşme Projesi : HDK/HDP

Bu günlerde yoğun bir biçimde tartışılan konulardan biri de HDK/HDP’nin “Türkiyelileşme stratejisi”nin başarısı. Bu konuda tarafsız ve dürüst yaklaşımından kuşku duymadığımız “Artı Gerçek” gazetesi bile konuyu “Türkiyelileşme Nefes Alamıyor” başlığıyla ele aldı. Seçtikleri başlık, hem görüşlerine başvurdukları insanların, hem de parti kadrolarının en çok üstünde durdukları sorunu iyi özetliyor. Elbette, …

Read More »

Yaşasın Demokratik Anadolu Cumhuriyeti (*)

94. yıl sonra bir devlet en temel, yapısal sorunlarını aşamamışsa, üstelik, söz konusu tarihin bütün fay hatlarında çok sert kırılmalar yaşanıyorsa, ebediyete intikal zamanı gelmiş demektir. Hepimiz büyük bir sefaletle yüz yüze olduğumuzun farkındayız. Hiç bir milliyetçi palavra, siyasi manüplasyon bu sefaleti örtmeye yetmiyor. Sefaletin kaynağında ekonomik, siyasi, bilimsel, kültürel …

Read More »

İYİ Kİ DOĞDUN HDP

Madem ki bu bir doğum günü; madem ki bir kutlama yapıyoruz; ben de kutlamaya Budizm’in kutsal metinlerinden birinin doğum tasviriyle başlayabilirim. “Bodhisatta, ana rahmine düştüğü anda, onbin alemin hepsi birdenbire sarsıldı, titredi ve şiddetle sallandı. Otuziki işaret belirdi: Onbin dünya sonsuz bir ışıkla doldu; sanki bu mutluluğu görmek istermiş gibi, …

Read More »

Eğitim: İktidarın Aşil Topuğu

  İktidarların zayıf noktası bir topuktan çok daha fazlasıdır, her zaman. Ama Türk toplumu ile devlet arasındaki ilişkiye baktığımızda, abartısız hangi siyasi görüşten, hangi kimlikten olursa olsun, her hanedeki en yakıcı sorunun “Eğitim” başlığı altında konuştuğumuz süreç ve örgütlenme olduğunu iddia edebiliriz. Bu da “eğitim” sorununu mevcut iktidarın aşil topuğu …

Read More »

YENİ SAVAŞ DEVLETİ

Turgut Özal, başkanlık sistemini doksanlarda tartışmaya başlamıştı. Mevcut parlementer sistem “Türk” burjuvazisi ve egemen ittifakının ihtiyaçlarını artık karşılayamıyordu. En önemlisi, devletin askeriye merkezli kurgusu artık küresel sermayenin ayağına bağ oluyordu. Askeriyenin de çekirdeğini oluşturan Türk Gladyosu yaramaz çocuk oldu hep; Amerika’nın ve NATO’nun sinirlerini oynatabildi. Uzun süredir de kamp değiştirmeyi …

Read More »

Nuray Mert ve Alaturka Pravda

  Nuray Mert vesilesiyle yaptığımız tartışma “laik mahalle” içi bir tartışma aynı zamanda. Tartışmaya bu niteliğini veren, ilke ve değerler üzerinden gelişiyor olması. Tartışma bir kez daha, “laik mahalle”nin aslında ne kadar farklı değerlere sahip olduğunu gösterdi. Hepimizi kuşatan tarihi kriz aslında bir değerler krizi anlamını da taşımasa, belki bu …

Read More »

Nuray Mert Vakası

  Elbette bir vaka-i hayriye değil, ama “sol” cenahta neredeyse o ayarda bir tartışmaya sebeb olacak gibi görünüyor. Bütün kesimlerden tartışmaya katılmayan neredeyse kalmadı. Bari ben de bu toplantının “ konuşmayı düşünmüyordum ama dayanamadım” cısı olayım. Tartışmaya katılan bütün yazarları iki eksende tasnif etmek mümkün. Bir kesim olayı, “fikir ve …

Read More »

Anti Faşizm Ezberi ve Radikal Demokrasi

Bir ülkenin siyasetini sayısız güç, kendi istediği yöne sürüklemek istese de ülke siyaseti, bu güçlerin bileşkesi yönünde ilerler. Söz konusu güçlerin birer vektör olarak bileşkenin oluşumundaki etkisi, yalnızca nicelikleri ile değil nitelikleri ile de önem kazanır. Bu noktada siyasetin bir kuralı olarak, egemen sınıf cephesindeki farklı çıkar gruplarının hem bürokrasi …

Read More »

Demokrasiye Barışçı Geçiş Mümkün mü?

Bir önceki yazımı bu yazıda başlığa taşıdığım soruyla bitirmiştim. Bu noktayı biraz daha tartışmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Sonuçta herşeyin gelip dayanacağı nokta, yeni bir “toplumsal sözleşme”nin yazılması. Bugün ülkede kimliklere sıkışmış siyaset alanında toplumun nitelikli çoğunluğunun rızasını alabilecek bir güç yok. Bu güce sahip olabilecek yegane merci egemen sınıfların saray …

Read More »

CHP’nin Miladı ve Sonrası

  Bu toprakların tanık olduğu büyük yürüyüşlerin üçüncüsü (15-16 Haziran ve Zonguldak Maden yürüyüşleri) yapılmış mitinglerin ise en büyüğü ile karşı karşıyayız. 15 Haziran’da başlayıp, 9 Temmuz Maltepe’de 3 milyon insanın toplanmasıyla biten yürüyüş, Türkiye için bir milat sayılır mı, karar vermek için erken. Ama CHP için bir milat olduğu …

Read More »

CHP ve Müesses Nizamda Değişim Rüzgarı

Türk solu, siyasetsizlik açmazını 50 yıldır yaşıyor. Doktrinerlik hastalığından kurtulamadığımız için de ne teoride ne pratikte gelişiyoruz. Siyaset sloganlarla, teorik mülahazalarla yapılmaz.  Teori, felsefe, pratik sorunların çözümünde yol göstermek için vardır.  Kapitalizmin ötesinde, özgürlükçü, adil bir yaşama bizi yaklaştıracak olan nedir; yanıtını aramak, bulmak ve önermek, gerçekleşmesine ön ayak olmak, …

Read More »

Adelet Yürüyüşü; Kollektif Gülmen ve Özakça Cinayeti

“Adalet Yürüyüşü” başladığı andan itibaren demokrasi güçleri Kılıçdaroğlu ve CHP ile ilgili sayısız eleştiri yaptı. Kimi koşulsuz şartsız, kimi eleştirel desteğini sundu. Yürüyüşün kitlesi, kapsamı, derinliği giderek büyüyor. Bunun yanısıra 100 günü aşkın süredir Gülmen ve Özakça’nın ölüm orucuna dönüşen eylemine desteğimizi de sürdürmeye çabalıyoruz. Yürüyüşün 8. günü itibariyle çok …

Read More »

CHP Halının Ucundan Tuttu

CHP eyleminin ikinci günü. Eleştirel desteğimi sürdürüyorum. Ya da dün sıkça kullandığım ifadeyle bekleyip görelim yerine, destekleyip görelim tavrımı sürdürüyorum. Eylem sol saflarda büyük bir heyecan ve umutla karşılandı. En sık kullanılan da “Faşizme Karşı Birleşik Cephe” ezberi ile tarihe atıf yapan benzetme. Bana göre 1930 ların “Birleşik Cephe” politikasının …

Read More »

CHP’nin Uçağını Kim Düşürdü?

Derin CHP, aslında TSKP’dir.  Yani T.C. nin kurucu unsuru ve omurgası olan askeriyenin siyasi uzantısıdır. Hürriyet Gazetesi de (Elbette Doğan Grubu) asker merkezli müesses nizamın medyadaki amiral gemisi. “Türkiye Türklerindir” ırkçılığının ideolojik silah fabrikası… Bu nedenle kitlesi içindeki demokrat veya liberal kesime rağmen CHP her zaman müesses nizamı temsil etti. …

Read More »

Irak Kürdistan’ında bağımsızlık referandumu

Irak Kürdistan’ı Bölgesel Yönetimi (IKBY) bir yıldan beri sürekli ertelenen bağımsızlık referandumu için sonunda kesin bir tarih açıkladı. 25 Eylülde yapılacak referandum, şimdiden bölgedeki bütün milliyetçi hassasiyetleri de yerinden oynattı. Bu gelişme Ortadoğu’nun yüz yıl ertelenmiş bir sorunun da kısmi çözümü. Syes – Picot anlaşmasının bittiğinin de en canlı kanıtı. …

Read More »