• İYİ Kİ DOĞDUN HDP

    Madem ki bu bir doğum günü; madem ki bir kutlama yapıyoruz; ben de kutlamaya Budizm’in kutsal metinlerinden birinin doğum tasviriyle başlayabilirim. “Bodhisatta, ana rahmine düştüğü anda, onbin alemin hepsi birdenbire sarsıldı, titredi ve şiddetle sallandı. Otuziki işaret belirdi: Onbin dünya sonsuz bir ışıkla doldu; sanki bu mutluluğu görmek istermiş gibi, körlerin gözü açıldı, sağırlar duydu, […]

    Read more ...
  • Eğitim: İktidarın Aşil Topuğu

      İktidarların zayıf noktası bir topuktan çok daha fazlasıdır, her zaman. Ama Türk toplumu ile devlet arasındaki ilişkiye baktığımızda, abartısız hangi siyasi görüşten, hangi kimlikten olursa olsun, her hanedeki en yakıcı sorunun “Eğitim” başlığı altında konuştuğumuz süreç ve örgütlenme olduğunu iddia edebiliriz. Bu da “eğitim” sorununu mevcut iktidarın aşil topuğu haline getiriyor. Ne hazindir ki, […]

    Read more ...
  • YENİ SAVAŞ DEVLETİ

    Turgut Özal, başkanlık sistemini doksanlarda tartışmaya başlamıştı. Mevcut parlementer sistem “Türk” burjuvazisi ve egemen ittifakının ihtiyaçlarını artık karşılayamıyordu. En önemlisi, devletin askeriye merkezli kurgusu artık küresel sermayenin ayağına bağ oluyordu. Askeriyenin de çekirdeğini oluşturan Türk Gladyosu yaramaz çocuk oldu hep; Amerika’nın ve NATO’nun sinirlerini oynatabildi. Uzun süredir de kamp değiştirmeyi savunuyor, Rusya federasyonu ile kabul […]

    Read more ...
  • Baskın Oran ve bazı fobiler

    Bunca hengamenin içinde konu bitti de sıra Baskın Oran’a mı geldi; diyen çok olacak, biliyorum. Bu yazı yalnızca kendisini değil; onun şahsında aynı küme içinde gördüğüm bir kesim aydına da hitap ediyor. Ancak söz ettiğim kesimle hasım değil, hısım olduğumuz için tek tek isim anmanın bir anlamı yok. Baskın Oran, bu kesimin şimdi tartışacağım konuda […]

    Read more ...
  • Nuray Mert ve Alaturka Pravda

      Nuray Mert vesilesiyle yaptığımız tartışma “laik mahalle” içi bir tartışma aynı zamanda. Tartışmaya bu niteliğini veren, ilke ve değerler üzerinden gelişiyor olması. Tartışma bir kez daha, “laik mahalle”nin aslında ne kadar farklı değerlere sahip olduğunu gösterdi. Hepimizi kuşatan tarihi kriz aslında bir değerler krizi anlamını da taşımasa, belki bu tür tartışmalar bu kadar önem […]

    Read more ...
  • Nuray Mert Vakası

      Elbette bir vaka-i hayriye değil, ama “sol” cenahta neredeyse o ayarda bir tartışmaya sebeb olacak gibi görünüyor. Bütün kesimlerden tartışmaya katılmayan neredeyse kalmadı. Bari ben de bu toplantının “ konuşmayı düşünmüyordum ama dayanamadım” cısı olayım. Tartışmaya katılan bütün yazarları iki eksende tasnif etmek mümkün. Bir kesim olayı, “fikir ve ifade özgürlüğü” kapsamında ele alırken; […]

    Read more ...
  • Anti Faşizm Ezberi ve Radikal Demokrasi

    Bir ülkenin siyasetini sayısız güç, kendi istediği yöne sürüklemek istese de ülke siyaseti, bu güçlerin bileşkesi yönünde ilerler. Söz konusu güçlerin birer vektör olarak bileşkenin oluşumundaki etkisi, yalnızca nicelikleri ile değil nitelikleri ile de önem kazanır. Bu noktada siyasetin bir kuralı olarak, egemen sınıf cephesindeki farklı çıkar gruplarının hem bürokrasi üzerinde hem de toplum üzerindeki […]

    Read more ...
  • Demokrasiye Barışçı Geçiş Mümkün mü?

    Bir önceki yazımı bu yazıda başlığa taşıdığım soruyla bitirmiştim. Bu noktayı biraz daha tartışmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Sonuçta herşeyin gelip dayanacağı nokta, yeni bir “toplumsal sözleşme”nin yazılması. Bugün ülkede kimliklere sıkışmış siyaset alanında toplumun nitelikli çoğunluğunun rızasını alabilecek bir güç yok. Bu güce sahip olabilecek yegane merci egemen sınıfların saray merkezli ittifakı olabilirdi ki, onu […]

    Read more ...
  • CHP’nin Miladı ve Sonrası

      Bu toprakların tanık olduğu büyük yürüyüşlerin üçüncüsü (15-16 Haziran ve Zonguldak Maden yürüyüşleri) yapılmış mitinglerin ise en büyüğü ile karşı karşıyayız. 15 Haziran’da başlayıp, 9 Temmuz Maltepe’de 3 milyon insanın toplanmasıyla biten yürüyüş, Türkiye için bir milat sayılır mı, karar vermek için erken. Ama CHP için bir milat olduğu tartışılmaz. Önceki yazılarımda da sık […]

    Read more ...
  • CHP ve Müesses Nizamda Değişim Rüzgarı

    Türk solu, siyasetsizlik açmazını 50 yıldır yaşıyor. Doktrinerlik hastalığından kurtulamadığımız için de ne teoride ne pratikte gelişiyoruz. Siyaset sloganlarla, teorik mülahazalarla yapılmaz.  Teori, felsefe, pratik sorunların çözümünde yol göstermek için vardır.  Kapitalizmin ötesinde, özgürlükçü, adil bir yaşama bizi yaklaştıracak olan nedir; yanıtını aramak, bulmak ve önermek, gerçekleşmesine ön ayak olmak, siyasettir. Milyonlarca insanın yaşadığı ekonomik […]

    Read more ...
  • Adelet Yürüyüşü; Kollektif Gülmen ve Özakça Cinayeti

    “Adalet Yürüyüşü” başladığı andan itibaren demokrasi güçleri Kılıçdaroğlu ve CHP ile ilgili sayısız eleştiri yaptı. Kimi koşulsuz şartsız, kimi eleştirel desteğini sundu. Yürüyüşün kitlesi, kapsamı, derinliği giderek büyüyor. Bunun yanısıra 100 günü aşkın süredir Gülmen ve Özakça’nın ölüm orucuna dönüşen eylemine desteğimizi de sürdürmeye çabalıyoruz. Yürüyüşün 8. günü itibariyle çok vahim bir paradoksla yüz yüzeyiz: […]

    Read more ...
  • CHP Halının Ucundan Tuttu

    CHP eyleminin ikinci günü. Eleştirel desteğimi sürdürüyorum. Ya da dün sıkça kullandığım ifadeyle bekleyip görelim yerine, destekleyip görelim tavrımı sürdürüyorum. Eylem sol saflarda büyük bir heyecan ve umutla karşılandı. En sık kullanılan da “Faşizme Karşı Birleşik Cephe” ezberi ile tarihe atıf yapan benzetme. Bana göre 1930 ların “Birleşik Cephe” politikasının temsil ettiği bir çok şeyle […]

    Read more ...
  • CHP’nin Uçağını Kim Düşürdü?

    Derin CHP, aslında TSKP’dir.  Yani T.C. nin kurucu unsuru ve omurgası olan askeriyenin siyasi uzantısıdır. Hürriyet Gazetesi de (Elbette Doğan Grubu) asker merkezli müesses nizamın medyadaki amiral gemisi. “Türkiye Türklerindir” ırkçılığının ideolojik silah fabrikası… Bu nedenle kitlesi içindeki demokrat veya liberal kesime rağmen CHP her zaman müesses nizamı temsil etti. Bırakalım T.C. nin 90 yıllık […]

    Read more ...
  • Irak Kürdistan’ında bağımsızlık referandumu

    Irak Kürdistan’ı Bölgesel Yönetimi (IKBY) bir yıldan beri sürekli ertelenen bağımsızlık referandumu için sonunda kesin bir tarih açıkladı. 25 Eylülde yapılacak referandum, şimdiden bölgedeki bütün milliyetçi hassasiyetleri de yerinden oynattı. Bu gelişme Ortadoğu’nun yüz yıl ertelenmiş bir sorunun da kısmi çözümü. Syes – Picot anlaşmasının bittiğinin de en canlı kanıtı. Referandumun yeniden ertelenmeyeceğinin garantisi elbette […]

    Read more ...