Ateş Güzeli Ülkem

Eşsiz yürütülen savaşın

Büyük aşk diyarlarındaki arayışcısıyım,

Bundandır sana sevdam.

Sen kutsal savaşçılarça uğruna

ölüme gidilen özgürlük gibi,

kendini karanlıklarda hissetirensin.

İlk olan, ama yitirilen

Kutsal yaşam mabetleri

Senin gizem dolu enginliklerinde saklı.

çocuk saflığındaki ruh bağlılıklarıda.

aranıpta bulunamayan gidilipte ulaşılamıyan

Aden bahçesinde ki ilk aşk mayasıda

İpeksi saçları beyaz tenlerine dökülmüş

tanrıçalar senden geldi sıra, sıra

ak sütleri ile hem yaşatan hem yaşayan.

O yüzdendir ihaneti beyaz köpüklü

deniz tanrılarının.

Karanlıklarıyla,geldiler

Gölgelerinde çalıntı şeylerle döndüler.

Sana uğrar bütün bilginlerin yolu,

Eksik kalmış tarih kilidine ulaşmak için.

Kaç bin tanrı kral eskidi senin bağrında,

Bütün kötülükler dağ rüzgarlarının

hışmına uğramıştır, yıkılmıştır.

Eski çağ savaşcıları gibidir evlatların

onlaradır secden yanlızca, bir diyardan

bir diyara iki dağ ucu birbirine

kavuşur, yol alsınlar diye.

Ey.Ateş güzeli ülkem, Mezopotamyam

erişilmez dağların gibidir

sana hasretimin sıcaklığı,

bundadır tanrılarla savaşım

tutup onları bulutlardan aşağı indirişim.

Ölüm onlardandır denildi,

Yaşam Bahar gülüşlü çocukların

Gözlerinde verildi

Seni sevdiğim gibi sevdim kavganıda

Kavganın ateşinde kavruldum

Irmaklarındı kızlığıma suyu veren

Fırtınaların salladığı kundağında büyüdüm

Tarihden ninnilerdi getirdikleri kulağıma

Büyüdüm, büyüdüm ve sende kaldım.

Düzgün VEROZ

(K….11-08-2001)

Related Articles