Altınörs: Türkiye Amerika’nın sömürgesi

 Şeker pancarında üretilen doğal şeker yerine nişasta bazlı fabrikasyon bazlı şeker yapan Amerikan şeker tekeli olan Cargill firmasına verilen sözler çerçevesinde zaten nişasta bazlı şekerin oranı yükseltilecek ve ABD şirketlerine kar sağlanacak.  İnsanlar zehir gibi bir şeyi yemeye bağlı kalacaklar. Amerikan Cargill firması tarım tekeline hizmet için bunlar yapılıyor.

Eleştirel iktisatçı Alp Altınörs, ithalata bağımlı ekonomide cari açığın giderek arttığına dikkat çekerek, “Ekonomik gidişatın adı krizdir. Yerli ve milli diyenler Türkiye’yi Amerika’nın mali ve ekonomik sömürgesi haline getirdi” dedi.

Türkiye’nin cari işlemler açığı 2018 yılı ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre 4.4 milyar dolar artarak, 7 milyar 96 milyon dolara, yıllık bazda ise 51 milyar 572 milyon dolara yükseldi. Eleştirel iktisatçı Alp Altınörs, “Burada sermaye yatırımların durma noktasına gelmesi, var olan sermayenin kaçması ve üretimin olmaması başat etkenlerdir” dedi. Cari açığın kapanması için ciddi oranda ihracat yapılması gerektiğini kaydeden Altınörs, “Bu da ciddi bir üretim anlamına geliyor. Ama Türkiye’de böyle bir durum söz konusu değil” diye belirtti.
‘EKONOMİ BİR BÜTÜN KÖTÜ DURUMDA’
Altınörs, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu düşürmesinin ekonominin kötü gidişatına ilişkin önemli bir veri olduğunu belirterek, hükümet tarafından yapılan “Bu siyasi bir karardır” söylemlerinin gerçeği saptırmak olarak ifade etti. Altınörs, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Dolaysıyla Türkiye ekonomisi bir bütün olarak çok kötü durumda. İnsanların iş bulmamaktan bunaldığı, işçilerin kendilerini yaktığı, maaş alamadığı için İş-Kur önlerinde soyunma eylemlerinin yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Dolayısı ile iktidar da savaşı gündemine alarak, ekonomideki dalgalanmaların gündeme gelmesinin önüne geçiyor. Sürekli yerli milli söylemleriyle insanların yaşadığı gerçek sorunları perdelemeye çalışıyor.”
‘YERLİ SAÇMALIK’
Türkiye’nin uluslararası derecelendirme kuruluşlarına alternatif olarak “yerli ve milli” derecelendirme kuruluşu kurma fikrini “saçmalık” olarak tanımlayan Altınörs, “Hükümet yeni derecelendirme kuruluşu kurma arayışında. Bu tam anlamı ile bir saçmalıktır” dedi. Altınörs, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Yani uluslararası sermayeye dönük yapılan bir derecelendirmeye karşılık, Türkiye’nin kendi kendisine yapacağı bir değerlendirmeyi kim referans alır. Siz bu değerlendirmeyi yaparsınız sadece kendinize on üzerinde on puan verirsiniz. Ama bunu kim ciddiye alır. Ekonominin durumu giderek kötüye gidiyor ve bunun üstünü örtmek için böylesi bir yola başvurdular. Uluslararası sermayeyi, bu yerli derecelendirme kuruluşları ile çekeceklerini düşünüyorlarsa bu komik olur.”
‘TÜRKİYE ABD’NİN SÖMÜRGESİ HALİNE GELMİŞTİR’
“Yerli ve milli diyen iktidar bir taraftan şeker fabrikalarını satıyor, diğer taraftan milli tarımı çökertiyor” hatırlatması yapan Altınörs, şunları söyledi: “Ey Amerika diyenler, Türkiye’yi Amerika’nın mali ve ekonomik sömürgesi haline getirdiler. Şeker fabrikalarının satışı ABD’li tarım ve şeker tekeli olan Cargill firmasına satılacak. Peki şeker fabrikaları satılınca ne olur? Fabrikalar özelleştirilince üretime devam edilmeyecek. Bunu herkes biliyor. Fabrikaların zarar ettiğini söylüyor da şimdi özel sektör zarar etmek için fabrika alır mı?  Bu fabrikalar özelleştirildikten sonra yıkılıp yerlerine AVM’ler kurulacak. Peki, bu işten kim çıkar sağlayacak. Şeker pancarında üretilen doğal şeker yerine nişasta bazlı fabrikasyon bazlı şeker yapan Amerikan şeker tekeli olan Cargill firmasına verilen sözler çerçevesinde zaten nişasta bazlı şekerin oranı yükseltilecek ve ABD şirketlerine kar sağlanacak.  İnsanlar zehir gibi bir şeyi yemeye bağlı kalacaklar. Amerikan Cargill firması tarım tekeline hizmet için bunlar yapılıyor. İşte cari açığı tartışıyoruz. Niye ithalatımız bu kadar fazla çıkıyor çünkü gıda ithal ediliyor. Eğer gıdayı üretseydi Türkiye, cari açık düşecektir. Ama cari açık sürekli artıyor.”
‘KRİZ BİR TIK ÖTEDE’
Türkiye’nin cari açıktaki gidişatının iktisat literatüründe ki karşılığının kriz olduğuna vurgu yapan Altınörs, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’deki ekonomik gidişatın adı krizdir. İş bulamadığı için meclis önünde bedenini ateşe veren işçinin arkasında ekonomik kriz gerçeği var. Devletin vergiler ile vatandaşın gelirine ciddi anlamda asılmasının arkasında kriz gerçeği var. Türkiye’deki bütçe açığının arkasında ekonomik kriz gerçeği var. Çeklerin ödenememesi, senetlerin iflas etmesi, milletin gidip bankalarda kredi çekmesi. Durum bu aşamaya gelinmiş. Zaten kriz de bu durumun bir tık ötesinde.”
MA / Selman Güzelyüz

Related Articles