Son Haberler
October 21, 2017 - “Kayıp” Maldonado’nun ailesi bulununan cesedin oğullarına ait olduğunu doğruladı
October 21, 2017 - Yeni Zelanda’da iktidar solda
October 21, 2017 - İspanya hükümeti, Katalonya özerk yönetimini fesih sürecini başlatıyor
October 21, 2017 - Zaman bükülseydi eğer-Fadıl Öztürk
October 21, 2017 - Afrika’nın ‘başı dik’ lideri: Thomas Sankara-Kavel Alpaslan
October 20, 2017 - Kalan Bakiye: Utanç – Ömer Çiftçi
October 20, 2017 - Kolombiya’da silah bırakan 6 eski gerilla öldürüldü
October 20, 2017 - Silaha Felsefi Yaklaşım: Kerkük’ün Düşüşü ve Özsavunma – Ferat Amed
October 20, 2017 - Reqa’nın Naim meydanı tekrardan güzelleşti-HİVDA HEBÛN
October 20, 2017 - Özakça’ya tahliye Gülmen’in tutukluluğuna devam
October 20, 2017 - Bir 12 Eylül mutantı: ‘İslamo-Avrasyacı’-Hakkı Özdal
October 20, 2017 - İran ilk raundu aldı ya sonrası?
October 20, 2017 - Necmettin Salaz: Kerkük’ü bırakma kararı Süleymaniye’de alındı
October 19, 2017 - Jeremy Corbyn: Çözüm radikal sol-Armağan Kargılı
October 19, 2017 - Endonezya Devrimi-Selahattin Ş. Işıldak
October 19, 2017 - Robert Fisk: Ortadoğu’da Rusya inşa ediliyor
October 19, 2017 - İki ailenin pay savaşı, utanç ve çöküş-Umur Hozatlı
October 19, 2017 - Tanrı koyduğu yasalara aykırı davranabilir mi?-Abdurrahman Aydın
October 19, 2017 - ‘Almanyalı Osmanlılar’ davasında İlnur Çevik parmağı
October 19, 2017 - Fransa’da iki önemli “soykırım” davası
deng24.com

Almanya’nın iklim hedefleri neden tutturulamıyor?

Almanya’nın iklim hedeflerini tutturmak için uyguladığı politikaların sonuçlarının son yıllarda daha az etkili olduğu yorumu yapılıyor.

Spiegel Online’da Axel Bojanowski imzasıyla yayınlanan haberde, Almanya’nın belirlediği iklim hedeflerinin neden tutturulamaz olduğu iredelendi.

Jeolog olan Bojanowski’nin değerlendirmesine göre, Almanya’nın iklim hedeflerinin tutturulabilmesi için yapılması gereken birçok değişikliğin yetersiz düzeyde kaldığına dikkat çekiliyor.

Alman hükümeti, bundan 10 yıl önce iklim hedeflerini önemli oranda belirlemişti. Bunlar arasında sera etkili gaz salınımlarının 1990’a oranla 2020 yılına kadar yüzde 40, 2030 yılına kadar ise yüzde 55 oranında azaltılması geliyordu.

Bu amaçla yenilenebilir enerjilerden elde edilecek elektriğin oranının arttırılması, kömür santrallerinin azaltılması, taşıtların daha fazla elektrikli motorlularının tercih edilmesi öngörülüyordu. Yine enerji tüketiminin azaltılması için ısınma modellerinin modernleştirilmesi, sanayinin daha fazla temiz enerjilere yönelmesi gibi öncelikler sıralanmıştı.

SERA ETKİLİ GAZLARIN AZALTILMASINDA SON YILLARDA YAVAŞLAMA  VAR

Almanya’nın 2020 yılına kadar sera etkili gazları 1990 yılına oranla yüzde 40 azaltma hedefinin tutturulamadığına vurgu yapıyor Bojanowski. 2007’den şimdiye kadar bu hedef ancak yüzde 28 oranında tutturulabilirken, 2020’ye kadar yüzde 40’a ulaşılabilmesi zor.

Ayrıca bu düşüşte 1990’daki birleşme sonrasında Doğu Almanya’nın sanayisinin büyük oranda durmasının etkisi yadsınmıyor. Yani söz konusu düşüşün önemli bir kısmı son yıllardaki politikalardan bağımsız olarak sağlanmıştı.

1990 yılından bu yana Almanya’da sanayi ve enerji sektörleriyle hanelerden salınan sera etkili gazlarda düşüş sağlansa da, elektrik tüketiminde istendiği gibi bir düşüşün kaydedilmediği anlaşılıyor.

2016’DA GAZ SALINIMI ARTTI

Yine enerji kaynaklarının verimli bir biçimde kullanılmasında yeterli düzeye ulaşılmadığı gibi trafikte de daha fazla kilometre yapan ve daha büyük motorlu araçların varlığı artış gösterdi.

Özellikle karayoluyla nakliyeler ile özel taşıt kullanımının artması nedeniyle 2016 yılında sera etkili gaz salınımının yıllar sonra artış gösterdiği de biliniyor.

HALEN ELEKTRİĞİN YÜZDE 40’I KÖMÜRDEN SAĞLANIYOR

Almanya’da son yıllarda rüzgar ve güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerji türlerinin payının artması ise olumlu olarak görülüyor. Ülkedeki elektriğin üçte birine yakını yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken, yüzde 40’la kömür enerjisi halen ilk sırada geliyor.

Elektriğin geriye kalan dörtte birlik bir kısmı ise doğalgaz ile nükleer santrallerden sağlanıyor. Nükleer enerji santrallerinin 2022’de kapatılacak olmaları nedeniyle elektrik ihtiyacının karşılanması için yenilenebilir kaynaklarına daha fazla ağırlık verilmesi gerekecek.

SANAYİYE UCUZ ELEKTRİĞE SON VERİLMELİ

İklim hedeflerinin büyüklüğüne rağmen partilerin politikalarını bu hedeflere uygun olarak ele almadıkları anlaşılıyor.

İktidardaki Hristiyan birlik partileri (CDU-CSU) yenilenebilir enerji üretimin ağırlık verilmesinin yanı sıra bina ve hanelerin daha tasarruflu olacak şekilde inşa edilmelerini istiyor. İktidar ortağı Sosyal demokratlar da (SPD) benzer taleplerle öne çıkıyor.

Yeşiller ise tüm nükleer santrallerin yanı sıra kömür santrallerinin de kapatılmasından yana.

Sol Parti (Die Linke), yenilenebilir enerjilerin arttırılmasının yanı sıra enerji şirketlerinin devletleştirilmesinden yana. Sol Parti ayrıca sanayi şirketlerine sunulan ucuz elektrik imtiyazına son verilmesini istiyor.

Related Articles