Abdullah Öcalan Özgür Kürdistan Barzani Bağımlı Sömürge Kürdistan’dır

Düzgün VEROZ

Bugün Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a düzenlenen uluslararası komplonun yıl dönümü.
18 yıldır İmralı zindanına hapsedilen Kürt Halk önderi Abdullah Öcalan’a karşı yapılan komplonun ayak sesleri aslında 1990’lardan itibaren kendini somut olarak göstermeye başlamıştı.
ABD merkezli Emperyalist güçlerin Orta Doğuya yönelik planlarının pratik olarak hayata geçtiği bu dönemdi.
Fakat Abdullah Öcalan liderliğindeki PKK’nin mücadelesini önündeki engellerden bir olarak görüyordu.

ABD Merkezli bu yaklaşım çok iyi analiz eden, sayın Abdullah Öcalan’da  Kürt sorunun çözümü noktasında pratik adımlarını bu dönemde atılmaya başladı .

Ve 1993 ateşkesi hayata geçirildi,  fakat ABD Türkiyeyi yanına alarak bu sürece savaşla cevap verecekti.
Bilindiği gibi 1996 ve 1998 ateşkesleri bunu takip etti. ve bu ateşkeslerde ABD ve Türkiye deki uzantıları tarafından boşa çıkartıldı.
İdeolojisinden ve bağımsızlıkçı çizgisinden taviz vermeyen Abdullah Öcalan’a ve PKK’ ye karşı ABD merkezli bu güçler daha saldırgan davranırken bu ardada KDP odaklı işbirlikçi Kürtleri de kullanmayı ihmal etmiyordu.
ABD’nin KDP odaklı yaratmaya çalıştığı işbirlikçi Kürt’le ilişkisi salında 1960’ların ortasına kadar dayanıyordu. 1967 tarihinden itibaren resim olarak ilişkilerin İsrail üzerinden başladığını kabul edebiliriz.
Bu tarihten sonra Kürdistan’ın her dört parçasında çıkmış bağımsız bütün Kürt örgütleri ve liderleri bu yüzden ya KDP, yada ABD tarafından çeşitli komplolarla hedef alınmıştır.
PKK’nin kurulmasından bir kaç yıl sonra benzer komplo, 1983 yılında Şam’da “PKK ve PDK-I Dayanışma İlkeleri” ismiyle bir antlaşma imzalayarak, PKK’ye karşıda başlatılmak istenmiştir. Fakat bu o dönem başarıya ulaşmamıştır.
PKK ve lideri Sayın Abdullah Öcalan’ı, yaratıkları bağımlı işbirlikçi Kürdün önünde engel gören ABD, 1990’ların ortasına gelindiğinde  sayın Abdullah Öcalan’a karşı komployu adım adım devreye sokar. karar 1996 yılında Yunanistan’da alınır.
Komplonun hayata geçirilmesi için öncelikle Celal Talabani liderliğindeki YNK ile Mesut Barzani liderliğindeki KDP’nin barıştırılması gerekmektedir. Ve böylede yapılır.

ABD’nin öncülüğünde 17 Eylül 1998’de YNK ve KDP arasında Washington anlaşması yapılır. ve hemen arkasından Sayın Abdullah Öcalan’a karşı komplo pratiğe geçirilir.
Aslında burada hedef alınan ABDULLAH ÖCALAN ve ÖZGÜR KÜRDİSTAN’DIR, YARATILAN İSE MESUT BARZANİ ve BAĞIMLI SÖMÜRGE KÜRDİSTAN’DIR . Komplonun Kürdistan ayağını kısaca böyle formüle edebiliriz.
İşte burada Kürdistan açısından görülmeyen gerçek budur. KDP ve BARZANİ İşbirlikçiliğiyle BAĞIMLI SÖMÜRGE BİR KÜRDİSTAN YARATILIYORDU. Bu yüzden Barzani’nin dilinden düşürmediği Bağımsız Kürdistan söylemi aslında Kürt halkını uyutmak için kullanılyor.
Yapılan bu komployu Sayın Celal Talabani ise hiç görmeyecekti. İktidar olma hırsı gözünü öyle bürümüştü ki komplonun kendisine ve örgütüne karşıda yapıldığını anlamayacaktı.
Ve öylede oldu. önlerinde bir alternatif olarak görülen Sayın Abdullah Öcalan, alınıp Türklere verildiğinde bu komplonun içinde her ikisi de rol aldı.
Körfez Savaşı sonrası Saddam Hüseyin’in devrilmesi ile Bölgesel Kürt yönetimi oluşturuldu önleri acılan C. Talabani ve M. Barzani Irak Yönetim Konseyinde yer aldılar.
İşte bu süreçten sonra Kürdisatan’ın tümü M. Barzani’ye teslim edilmesi planı devreye kondu. ve Celal Talabani Kürdisytan’dan sinsi ve kurnazca uzaklaştırılması gerekiyordu.  Öylede yapıldı. Sayın Celal Talabani Irak Cumhurbaşkanılğına önerildi.
Bir iddiaya göre Sayın Celal Talabani’nin Irak Cumhurbaşkanı olmasını Araplarla yapılan pazarlık görüşmeleri sırasında M. Barzani öneriyor.
Bu iddia ne kadar doğru bilmez ama öyle olmasa bile, bu yapıldı. Ve Sayın Celal Talabani Kürdistan’dan uzaklaştırılarak Bağta’da gönderildi.
Sonrasında ise Güney Kürditan’ın büyük bir kısmına hakim olan Celala Talabani’nin örgütü YNK’nin, bölünerek Küçültülmesi oldu. Ve YNK içinde GORAN Harekatı çıkartıldı.
Bu aslında komplonun Kürdistan ayağının hala devam ettiğini gösteriyordu Parçalanan ve zayıflayan YNK karşısında KDP ve M.Barzani Güney Kürdistan’a daha fazla hakim oldu.
Ne yazık ki Kürditan’ın başına örülen bu komplo bağımsızlık adına hala sürdürülmekte.

Related Articles