deng24.com

AB neden Trump’ın Rusya yaptırımlarından çekiniyor?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik yaptırımları, Avrupa ülkelerinin enerji bağımsızlığına ciddi darbe vuracak nitelikte.

AB ülkelerinin doğalgaz ihtiyacının üçte birinden fazlasını karşılayan Rusya’ya yönelik bu yaptırımlar, Nord Stream 2 ve TurkStream gibi birçok projeyi etkilemenin yanı sıra Moskova’nın halen ciddi oranda tekel pozisyonunda olduğu Avrupa pazarında daha da zorlanmasını beraberinde getirebilir.

YAPTIRIM YASASI NE DİYOR?

Dün resmen Donald Trump tarafından yayımlandığı duyurulan yaptırımlara ilişkin yasanın en önemli özelliği ise, uygulanan yaptırımları kaldırma konusunda Trump’ın yetkilerini Kongre’nin onayına tabi kılması.

Kongre’nin alt kanadı Temsilciler Meclisinde 3’e karşı 419 oyla kabul edilen ‘Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Düşmanlarıyla Mücadele’ adlı yasa tasarısı Senato’da da 2’ye karşı 97 senatörün oyuyla kabul edilmişti.

Trump’ın da onayladığı ve yaptırımları ancak Kongre’nin izniyle kaldırılmasını öngören tasarının Rusya’nın 2016 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) seçimlerine müdahale ettiği gerekçesine de dayanıyordu.

ABD Başkanı Trump’ın Rusya ile ilişkilerini önemli oranda daraltacak olan yasayla, Rusya’ya yönelik yaptırımları gevşetme veya kaldırmak istemesi halinde yine Kongre’den onay almak zorunda kalacak.

BAŞKANLIK KARARNAMESİNİ ENGELLEME HAKKI

Kabul edilen yasa tasarısının bir diğer maddesi ise, ABD Başkanı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlara ilişkin imzalayacağı kararnameleri engelleme konusunda da yetki veriyor. Kongre’nin bu yetkisini kullanmak için 30 gün süresi bulunuyor.

RUSYA’NIN HANGİ SEKTÖRLERİNİ HEDEFLİYOR?

Yasa Ukrayna’daki gelişmeler nedeniyle uygulanan yaptırımları sıkılaştırırken 2016’daki başkanlık seçimini etkilediği iddiasıyla Rusya’ya yeni yaptırımlar da getiriyor.

Yasa Rusya’nın demiryolu, gemicilik, metal ve madencilik gibi kilit sektörlerini de hedef alan yasanın yürürlüğe girmesi durumunda Rusya’daki petrol şirketleriyle iş yapan Avrupalı şirketlere de kısıtlamalar getirilecek. Zira söz konusu yasa başta enerji altyapı projelerinde olmak üzere doğrudan Rus enerji şirketleriyle iş yapan tüm şirketleri kapsıyor.

YAPTIRIM ADI ALTINDA ‘ENDÜSTRİYEL SAVAŞ’ YÜRÜTÜLÜYOR İDDİASI

ABD’nin getirdiği yeni yaptırım yasasının zaten Rusya’yla pek bir enerji bağı olmayan Amerikan şirketlerinden çok Avrupalı şirketleri hedef aldığı anlaşılırken, AB ve birçok üye ülke tepki göstermişti. AB Komisyonu ve üye ülkeler, kıtanın enerji ihtiyacını önemli oranda karşılayan Rus doğalgazı ve petrolünün hedeflendiğini ileri sürüyorlar.

AB Komisyonu’na dayandırılan haberlerde, ABD’nin yaptırımlar yasasıyla kendi enerji şirketlerini ve dolayısıyla da sanayisini güçlendirmeyi hedeflediği iddiasına yer verilmişti.

Öte yandan yasayla kabul edilen yaptırımları kaldırmak, kararnamelerle alınan diğer yaptırımları kaldırmaktan çok daha zor. Zira yasalara giren yaptırımları kaldırma yetkisi, kararnameyle uygulanan yaptırımların aksine, ABD başkanının elinde değil. Yasayla kabul edilen yaptırımları ancak bu yaptırımları oylayan Kongre’nin kaldırması gerekiyor.

Ayrıca bu yaptırımların Kongre tarafından kaldırılmasını istemesi halinde dahi Donald Trump’ın böylesi bir talebin nedenlerini açıklaması gerekiyor. Bu amaçla Trump’ın yaptırımları kaldırmanın ABD’nin ulusal çıkarlarına olduğunu detaylıca izah eden bir rapor sunması zorunluluğu doğacak.

 

TRUMP’IN PETROL SANAYİSİNE ‘ALTIN ÇAĞINI YAŞAMA’ VAADİNİN GEREĞİ Mİ?

AB ülkelerinin tepkisini çeken yaptırım yasasının ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim vaatleriyle birlikte ele alındığında Avrupa ülkelerinin endişeleri daha net anlaşılıyor.

Trump’ın ülkedeki petrol sanayisine ‘Altın Çağı’nı yaşatma’ vaadiyle yaptırımlar birleştiğinde Avrupa’daki büyük enerji şirketlerinin kaygıları da artıyor.

Son yıllarda ABD’deki petrol ve gaz üretiminin ülkenin kendi talebinin üzerinde olması sayesinde Amerikan şirketleri Asya ve Avrupa ülkelerine ihraç eder konumdalar. Yaptırımların Rus şirketleriyle ortaklık yapılmasına yönelik yasak da, Avrupalı şirketlerce ‘Rusya yerine ABD’den petrol ve gaz almaya zorlanma’ olarak algılanıyor.

HANGİ ŞİRKETLERİ ETKİLİYOR?

Rusya’daki enerji şirketlerinin ortak projelere imza attığı şirketler arasında Fransa’dan Engie, Britanya’dan BP ve Shell ile İtalya’dan ENI gibi büyük şirketler bulunuyor. Bu ortaklıklar, özellikle Rusya doğalgazının Avrupa’ya taşınmasında önemli bir rol oynuyor.

ABD yaptırımlarının Başkan Donald Trump tarafından da onaylanması halinde örneğin BP’nin Rusya gazını taşıyan boru hatlarının bakımı ve onarımını yapması mümkün olmayacak.

Yasa, Rusya ile enerji ihracatına hizmet edecek altyapı projelerine imza atan şirketlere ceza verilmesini öngörüyor. Örneğin Engie, Wintershall, Uniper, Royal Dutch Shell ve OMV adlı şirketlerin Kuzey Akım 3 (Nord Stream 2) doğalgaz boru hattında ortaklaşa çalışıyorlar. 9,5 milyar euroluk bu projedeki şirketlerin de yaptırım yasası kapsamında ABD tarafından cezalandırılması söz konusu olacak.

RUSYA’DAN AB’YE SATILAN DOĞALGAZ NE KADAR?

Rusya’yla ortak enerji altyapı projelerini doğrudan etkileyecek ABD yaptırım yasasının Avrupa’ya yapılan doğalgaz ihracatını tam olarak nasıl etkileyeceği kestirilemese de, sonucun olumsuz olacağı kesin.

Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’ya bazı ekonomik yaptırımlar uygulayan AB’nin bu ülkeye olan enerji bağımlılığı biliniyor. Rusya’nın elindeki en önemli kozlardan olan bu bağımlılık rakamlarla daha net görülüyor.

Rusya’nın dev enerji şirketi Gazprom’a göre, 2016 yılı içerisinde AB ülkeleriyle Türkiye’ye yaptığı doğalgaz ihracatı 179 milyar metreküp gibi rekor bir düzeye ulaşmıştı. Bu miktar 2015 yılına oranla yüzde 12,5 yani 19,9 milyar metreküp artış göstermişti.

Gazprom’un 2016’daki toplam doğalgaz üretiminin 419 milyar metreküp olduğu düşünüldüğünde, doğalgazın yüzde 40’ı kadarının AB ülkelerine satıldığı anlaşılıyor.

İHRACATI ARTTIRMAYI HEDEFLEYEN RUSYA’YI ETKİLEYECEK

ABD’nin Rusya ve bu ülkedeki şirketlerle işbirliği yapacak diğer şirketleri hedef alan yaptırımları, bu ülkenin Avrupa’ya yönelik yaptığı yatırımları da etkileyebilir.

Önümüzdeki yıllarda bitirilmesi beklenen Nord Stream 2, TurkStream gibi doğalgaz boru hatlarının transfer kapasitesinin on milyarlarca metreküp olacağı duyurulmuştu.

Halen AB ile Türkiye’nin toplamının doğalgaz ihtiyacının üçte birini karşılayan Rusya’nın hedefinde bu miktarı önümüzdeki yıllarda katlamak var. Gazprom Genel Direktörü Aleksey Miller bu yılın başında yaptığı bir açıklamada, 2025’e kadar AB ülkelerinin ithal edeceği doğalgazın yıllık 100 milyar metreküp, 2035’e kadar ise yıllık 150 milyar metreküp artacağını savunmuştu.

Miller iddiasına gerekçe olarak ise, Rusya doğalgazının çok daha ucuz olmasını ve AB’nin enerji ihtiyacının artacak olmasını göstermişti.

Ancak ABD yaptırımlarının Avrupalı şirketlerle olan işbirliklerini etkilemesi halinde enerji açığını kapatmak zorunda olan AB ülkelerinin diğer ihracatçı ülkelere yönelmesi gerekecek. Halen doğalgazın üçte ikisini ithal eden ve bunun da yarısını Rusya’dan alan AB ülkelerinin kendi doğalgaz üretimleri ise zaten her geçen yıl azalıyor.

Bu durumda, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik enerji ihracatını arttırmak bir yana mevcut olanı korumaya çabalaması gerekecek.

Related Articles