Arap Coğrafyasının Devlet Marşları – Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin

 
Devlet marşları, bir devleti ya da bir bölgeyi daha iyi tanımak için önemli olan göstergelerden biri. Bu yazıda, Arap devletlerinin devlet marşlarını inceliyoruz. Yazının kapsamını Arap Ligi’ne üye ülkelerle sınırlandırıyoruz. Bu ülkeler, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin, Irak, Katar, Komor Adaları, Kuveyt, Libya, Lübnan, Mısır, Moritanya, Somali, Sudan, Suriye, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün ve Yemen.
 
Bahreyn marşı, emiri övüyor ve vahyi anıyor.
 
Birleşik Arap Emirlikleri marşı, ‘dini İslam, rehberi Kuran olan’ bir ulusu anıyor. Marş, kendini feda etme düşüncesiyle son buluyor. 
 
Cezayir’in marşında Allah anılmıyor, kral ya da emir övgüsü yok. Marş, Fransız sömürgecilerine karşı verilen kurtuluş savaşının izlerini taşıyor:
“Ant içeriz yıkıcı yıldırım üstüne,
Cömertçe akan kan üstüne,
Dalgalanan bayraklar üstüne,
Cesurca dalgalanan, yüksek dağlarda,
Başkaldırmaya, ya yaşarız ya ölürüz,
Ve ant içtik ölmeye yaşasın diye Cezayir
Tanık olun! Tanık olun! Siz tanık olun!”
 
Cibuti’nin marşı bayrağa vurgu yapıyor: 
“Değil mi ki yükseltmişiz bayrağımızı,
Bize pahalıya mal olan bayrağımızı
Susuzluk ve acı pahasına.”
 
Fas’ın marşı Allah’ı anıyor, kralı övüyor.
 
Filistin’in marşı, kendini feda duygusunun en baskın olduğu marş. Ülkenin işgal altında olduğu düşünülürse, bu, hiç şaşırtıcı değil. 
 
Irak’ın Amerikan işgalinden sonraki yeni marşı, yurtsever bir içerikte:
“Yorulmayacak, gençler
Bağımsızlığındır amaçları
Ya da ölmek
Ölümü tadacağız
Düşmana köle olmaktansa
İstemiyoruz
Bitimsiz aşağılanmayı
Ne de sefil bir yaşamı
İstemiyoruz
Döneceğiz
Büyük övüncümüz”
 
Irak’ın işgal öncesi marşı, Baas’ı anıyor, Baas ideolojisiyle uyumlu bir biçimde, İslam öncesi uygarlıklara vurgu yapıyor ve Irak’ın tüm Araplar için sığınak olduğunu bildiriyordu: 
“Kanatlarını ufuk üstüne uzatmış anayurt
Ve üstüne uygarlığın şanını giyinmiş
Mukaddes olsun iki ırmak ülkesi,
Şanlı azim ve hoşgörü ülkesi.
(…)
Ey Baas önderliği, sen, aslanların gururu,
Gururun doruğu, miras şerefin,
(…)
Ey Irak, tüm Araplar için sığınak ol sonsuza dek
Ve güneşler gibi ol, geceyi güne kavuşturan!”
 
Katar’ın marşında Allah üstüne yemin ediliyor, Peygamber’in rehberliği anılıyor. 
 
Komor Adaları’nın marşında, tam bağımsızlık ve bayrak anılıyor ve ortak dine, tek dinsel görüşe ve din sevgisine vurgu yapılıyor.
 
Kuveyt’in marşında prens anılıyor; ancak dinsel bir gönderme yok. Marşın içeriğinin çoğu, ülke sevgisine ve gerekirse onun için ölmeye ayrılmış.
 
Libya’nın 2011 öncesindeki marşının adı, ‘Allahuekber’ idi. Oldukça dindar olan bu marş, Kaddafi’nin Müslüman çoğunluklu ülkelerin desteğiyle devrilip linç edildiği düşünüldüğünde daha bir anlamlı oluyor:
“Allah, üstündedir saldırganların hilesinin,
Ve mazlumlar için en iyi yardımcıdır Allah,
Savunacağım kesinlikle ve silah ile
Ülkemi, parlarken elimde, hakikatın ışığı;
Eşlik edin bana, eşlik edin bana:
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber!
Allah, üstündedir saldırganların hilesinin!
 
Ey dünya, bak ve duy:
Göz koymuş, düşman, meskenime,
Ey dünya, bak ve duy:
Göz koymuş, düşman, meskenime,
Silahlarla çarpışacağım, siperlerle
Ve ölürsem, düşmanı da yanımda götüreceğim!
Eşlik edin bana, eşlik edin bana:
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber!
Allah, üstündedir saldırganların hilesinin!”
 
Marş, Kaddafi Libyası’nın simgelerinden biri olarak görüldüğünden olsa gerek, 2011’de Libya yeni bir devlet marşına geçiyor. Bu marş, yukarıdaki marş gibi Libya’yı anmayan bir İslam dayanışması altyapısına sahip değil. Yeni marşta, yine Allah ve düşmanlar var, bir elde Kuran, bir elde silah, dövüşmek ve cihat var; ancak Libya da var. Marşın adı, ‘Libya, Libya, Libya’ ve sözlerde sık sık Libya geçiyor. Dikkat çekici bir nokta da şu: Yeni marşın sözlerinde, 1969’da tedavi için Türkiye’de bulunurken Kaddafi’nin devirdiği Kral İdris (1889-1983) anılıyor. Bu, aslında, Libya’nın 1969 öncesindeki marşı. 
 
Lübnan’ın marşı, dinsel bir gönderme içermiyor; onun yerine coğrafi bütünlüğe vurgu yapıyor ve feda düşüncesini öne çıkarıyor. Marşın nakaratı şöyle: “Herşey vatan için, şan için, bayrak için”.  
 
Mısır’ın marşı, Lübnan’ınki gibi, dinsel gönderme içermiyor. Coğrafi özelliklere ek olarak, tarih vurgulanıyor. Yine Lübnan’ın marşındaki gibi vatan için kendini feda etme düşüncesi var. 
 
Moritanya’nın marşı, en dinsel ve tutucu olanlardan. Ayrıca, geleneksel çalgılarla icra edilmesi, onu diğer Arap marşlarından ayırıyor. Marşın elbette olimpik sürümü de bulunuyor:
“Tanrı’nın yardımcısı ol ve engel ol haram olanlara,
Ve izle Hak’ın senden izlemeni istediği yolu,
İzin verme kimsenin yararlı ya da zararlı olmasına Hak dışında,
Ve yürü seçilmişin yolağında ve öl o yolda!
Birincimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeterlidir.
Ve bırak Tanrı’ya karşı kötü işler yapan insanları.
Kötü gösterdiler onu, şirk koşarak ve her bahaneyi gösterdiler.
Cüretkar iddialarda bulundular ve karaladılar defterleri.
Göçebelerin ve yerleşik insanların acı deneyimler geçirmelerine neden oldular,
Ve öğretiyi değiştirmeye yönelik büyük günahlarından çok azı kaldı geriye.
Ve iddiaları hakkında tartışmak isterlerse,
Tartışmayın o konularda dışarıdan eleştirmekten öte.”
 
Somali’nin marşında ana vurgu, bayrak. 
 
Sudan’ın marşı, Allah’ı anıyor ve kendini vatan için feda etmeyi vurguluyor. 
 
Suriye’nin marşı az ve öz. Bu marşta da dinsel gönderme yok:
“Anayurdun koruyucuları,
Selam olsun size,
Teslim olmayacaklar
Cesur ruhlarımız,
Arapçılık’ın kalesi,
Kutsanmış tapınak,
Yıldızların meskeni,
Ele geçirilemez korunak.”
 
Suudi Arabistan’ın marşı, Allah’ı ve Kral’ı anıyor. 
 
Tunus’un marşı, dinsel gönderme içermiyor. Kendini vatan için feda etmek ve şan-şeref vurgulanıyor; hainlerin ülkede istenmediği belirtiliyor. 
 
Umman’ın marşı, Sultan’ı övüp Allah’ı ve Peygamber’i anıyor. Bu marşta da yurttaşlardan gerekirse kendilerini feda etmeleri isteniyor; ama vatan için değil, Sultan için. 
 
Ürdün’ün marşı 4 satırdan oluşuyor, ‘Çok Yaşa Kral’ adını taşıyor; ilk iki dizesi de ‘çok yaşa kral’. Bu, Umman için de olduğu gibi, devlet marşından çok kraliyet marşı izlenimi veriyor. 
 
Yemen’in marşında ne din ne kral geçiyor, yurtseverlik öne çıkıyor. Şu anki Yemen, Kuzey ve Güney’in birleşmesinden oluştuğundan, marş, ‘Birleşik Cumhuriyet’ adını taşıyor:
“Tekrarla, ey Dünya, şarkımı.
Yankıla bir kez daha, bir kez daha.
Anımsa, keyifle, her bir şehidi.
Sar onu parlayan örtüsüyle
Bayramımızın.
Tekrarla, ey Dünya, şarkımı.
Bir parçasıyım insanlığın, inançta ve sevgide.
Arap’ım tüm yaşamım boyunca.
Yemen ezgileriyle atar kalbim.
Hükmetmeyecek hiçbir yabancı, Yemen’e.”
 
Görüldüğü gibi, Arap coğrafyasındaki birçok marş, dine gönderme yapıyor. Krallık ya da sultanlıkla yönetilenler, kralı/sultanı övüyor. Diğer sık işlenen konular, bayrak ve kendini vatan için feda etme. Bu, Umman gibi kimi örneklerde, vatan yerine Sultan için ölmeye dönüşüyor. Cezayir gibi örneklerde kurtuluş savaşının izlerini görüyoruz. Suriye marşında, Yemen marşında ve Irak’ın eski marşında Araplık’a vurguyu görüyoruz. Mısır’ın marşı ise, Lübnan’la birlikte, coğrafi bütünlüğe vurgu yapması dolayısıyla daha modern bir nitelik taşıyor. Bu bağlamda, Kaddafi’nin devrilmesiyle Libya’da Kaddafi öncesi marşa geri dönülmesini not ediyoruz. 
 
Arap coğrafyası özelinde düşünürsek, marşlar, yönetim biçimlerine ilişkin bir fikir vermiş oluyor.(*)
 
 
 
(*) Bu yazıdaki bütün marşlar şu kaynaktan alınmıştır:
Gezgin, U.B. (2005/2007). Devletler ve Marşları.  
Ulaş Başar Gezgin, ulasbasar@gmail.com

Related Articles