Çoklu Evrenlerde Yalnız Mıyız ?

Çoklu Evren Teorisinin gerçek olabileceğine dair kanıtlar bulundu.
Asıl soru ‘’Evrende yalnız mıyız?’’ değil, ‘’Evrenlerde yalnız mıyız?’’ olmalı.

Kozmik dalgalara bakarak arka planda bir komşumuzun olduğunu söylemek mümkün, hem de yanı başımızda. Bu kozmik dalga tabanlarına bakarak dikkat çekici bir şey bulduk.

Galaksi genelinde 273 Kelvin civarında sıcaklık var. Tek bir yer hariç ‘’Soğuk Nokta’’ bazı sebeplerden ötürü orası ortalamadan daha soğuk, peki nedir bu sebepler? Ufak bir nokta için önemli değilmiş gibi gözükse de o noktanın kocaman bir evrene açıldığı düşünüldüğünde gerçekten de durum çok önemli bir hal alıyor. Bu nokta milyonlarca ışık yılı uzağımızda olsa da evrene meydan okuyor ve akılda birçok soru işareti bırakıyor.

Astronotlar, yıllardır soğuk nokta bulmaya çalışıyor ve birden çıkan bu nokta beraberinde birkaç teoriyi de getirdi. Kozmik doku hipotezine göre belirli bir yerden inceleme yapılırsa buradaki evren yapısının, inişli çıkışlı bir tepeye benzediği söyleniyor. Cluster hipotezine göre, gezegen kümeleri diğer gezegen kümelerine etki edebilir. Buda Süpervoid hipotezine, benzerlik gösterir hangi bölgeler bizim bölgelerimizden daha soğuk. Çünkü dünya bir Süpervoid ve galaksinin geri kalanından daha soğuk.

En basit teori ise, Galaksi üzerinde basit bir matematik hesabı hatası yapıldığı doğrultusunda. Ama zevkli olan kısım ise en uçuk teori olan, soğuk noktanın soğuk olma sebebi evrenimizin sınırlarının başka bir evrenin sınırlarına dokunuyor olması. Uçuk teorimiz, Süpervoid teorisinin mayıs 2017’de kabul edilmemesinden dolayı netlik kazanamıyor. Görüldüğü üzere Uzay Araştırmacıları Süpervoidlerin varlığına inanmıyor.

Neyse ki bu teorilerin, hiçbiri %100 doğru değil. Bizde en çılgın olanına, bizim evrenimizin başka bir evrene çarptığına odaklanalım ve bu durum çoklu evren teorisini de doğrular nitelikte. Çoklu evren teorisi 1920 yılında ünlü fizikçi Niels Bohr tarafından ortaya atıldı. Teori, birçok evrenin iç içe geçmiş şekilde aynı yerde, fakat farklı boyutta olmasına dayanıyor. Olmamasını düşünmemizin sebebi ise, biz evreni araştırdığımızda sadece bir tanesini görüyoruz.

Çok soru var, hiç cevap yok. Kimi insanlar olduğunun kanıtlanamayacağını, kimileri ise olmadığının kanıtlanamayacağını soyluyor. Sizce, daha önce görülmemiş doğal olmayan bir olayın olma ihtimali insanı gerçekten heyecanlandırmıyor mu?

Kaynak:http://www.webtekno.com

Related Articles