1 Eylül Dünya Barış Günü Nasıl Gerçek Bir Dünya Barış Günü Olur?

 

 

İnsanlığın, bütün İnsanların  özgürce birlikte yaşayabileceği bir dünya özlemiyle karşıladığı 21. Yüzyıl ne yazık ki, tam bir kaos, çatışma ve ağır savaşlarla dolu bir yüzyıl haline dönüşmüş durumda.

Erkek egemenlikçi zihniyetin tahakkümcü, cinsiyetçi uygulamaları yaşamın ve siyasetin tüm alanlarında toplumsallık, özgürlük ve demokrasi karşıtlığı temelinde ağır tahribatlara neden olmaktadır.

Savaştan güç elde etme hırsıyla halklar ve mezhepler arası çatışmalar körüklenmektedir. Kadınlar üzerindeki cinsiyetçi politikalar, sömürü, hak gaspları, şiddet Ortadoğu ve Afrika coğrafyasında her geçen gün çok daha sistematik ve stratejik bir hal almaktadır.

Hali hazırda Dünya bir 3. Dünya Savaşı gerçeğini yaşamakta.  Ortadoğu  merkezli sürmekte olan 3. Dünya savaşı, Asya ve Afrika kıtalarına yayılmış durumda.

IŞİD terörüne karşı dünya güçlerini bir araya getiren değerlerin, bazı koalisyon güçlerinin kendi politik çıkarı ve öncelikleri için kullanması, dünyayı tehtit eden terör eksenli Dünya savaşının önüne geçilebilineceği umudunu zayıflatıyor.

Gecikmeli olarak birliğin içinde yer alan Türk  devleti, bizzat Erdoğan ve AKP hükümeti tarafından beslenen ve yönlendirilen IŞİD belasına karşı savaşmak yerine, IŞİD’e karşı savaşıp onu yenilgiye uğratan güçlere karşı savaşı başlatmakla, bu terör belasının daha uzun bir süre Dünya gündeminde ki yerini koruyacağına işaret.

Erdoğan ve AKP Hükümeti Kürt düşmanı politikalarını Türkiye sınırları dışına taşırarak, Suriye topraklarını işgale yönelmesi  kabul edilemez ve hiç kimseye bir yarar da sağlamaz. Türkiyenin menfaatı Kürdlerle barış ve birlikte yaşamaktan geçer. Diğer bütün politikalar Türkiye’yi felakete götürür. Ortadoğu’yu   Dstabilize eder.

Dünya üzerinde süren savaş durumu, kaitalist sömürü sisteminin adaletsiz planlalarına ek olarak dünyadaki üretim rezervlerinin rasyonel bir sekilde toplumun ihtiyaçlarına göre örgütlenişini de engellemekte. Savaş ihtiyacı malların üretimini öncelikli kılan bu durum, toplumun refahı için üretim yapan sanayi alanını da krize sokmakta.

Savaş  belli bir sanayi(savaş sanayisi) dalını aktifleştirirken, diğer sanayi ünitelerini(toplumun ihtiyaçlarını esas alan sanayi dallarını) işlevsiz hale getiriyor.

Dünyanın 7,5 milyar nüfusunun yüzde sekseninin esas sorunu  beslenme, eğitim, sağlık, temiz su  ve  adil bir yaşam hakkı olduğu halde, nüfusun yüzde yirmisini oluşturan kesimin refahı ve çıkarları için savaşlar çıkarılıyor, toplumsal çatışmaları tetikleyen  kriz (Etnik, İnançsal ve coğrafik) alanları yaratılıyor ve Dünya ceheneme çevriliyor.

 

1-BM Dünya Gıda Programına göre 795 milyon insan açlıkla boğuşuyor,  yeterince yiyecek bulamıyor.

2-7,5 milyar insanın her dokuzdan biri akşam aç yatağa gitmek zorunda.

3-Dünyada senede açlıktan ölenlerin sayısı,  Malarya, AIDS, Tuberkulozden ölen insanların toplam sayısından  fazladır.

4-Dünyada açlık sorunuyla karşı karşıya olan(98 prosent)  insanlar,  ‘gelişmekte olan Ülkeler’ adını taktıkları ülkelerin insanları. Kıtalara göre 511 milyon Asya ve Pasifik bölgesi, 232 milyon Afrika. Afrika yüzde 20 prosentle birinci sırada.

5- Her açlık çeken 3 insandan biri köylü yada tarım alanında çalışan insan. Bunların içinde çoğunluğu kadınlar teşkil ediyor.

6-Dünya’da 160 milyon çocuk yeterince beslenmediği için  beden ve zihin özürlü gelişiyor.

7-Dünya’da yetrsiz beslenme ve açlık sonucu gerçekleşen Çocuk ölümleri  senede 12,7 milyon. (Kaynak:State of Food Insecurity in the World, FAO 2015)

Buna kendi bölgemizdeki katliam, zulüm, baskı ve savaş koşullarını gerçek verileriyle eklediğimizde, özel olarak bölgemiz, genel olarak Dünya insanlığı açısından  korkunç tablonun vehametini görmek mümkündür.

Bütün bu olumsuz tabloya rağmen, 1 Eylül Dünya Barış gününün, Barış ve Adalet için canı pahasına mücadele edenlerin insanlığa bir hediyesi olduğunu da unutmamak gerekir.

Erdoğan, Trump, Putin, Beşar Essad, Suudi Kralı, Katar Kralı, İran mollaları,  Dünya insanlığının Adalet, Barış, Tolerans, saygı ve Barış içinde  birlikte bir arada yaşamasına  karşı olan diktatörler de bu günü kutlayacaklardır.

‘’At iziyle İt izinin karıştığı’’ bir Dünya’da yaşıyoruz. İnsanlığın ortak değerlerinin kirli çıkarların malzemesi olarak kulanılmasına engel olabilmenin yolu, Adalet, Barış, Tolerans ve saygı temelinde insanların birlikte yaşamasından yana olanların 1 Eylül’ü ile, bu değerlerin düşmanı olanların1 Eylül’ünü bir birinden ayrırmak gerekiyor.

Başta Kürdistan, Orta Doğu ve dünyanın başka alanlarında Barış, Adalet ve bütün insanların insanca bir arada yaşama mücadelesi için canı pahasına mücadele verenlerin, bütün Dünya Emekçilerinin ve ezilenlerin  1 Eylül Dünya Barış günü kutlu olsun!

01.09.2017

Related Articles